Taktik savaşını Galatasaray kazandı

Taktik savaşını Galatasaray kazandı

29 Nisan 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray'ın, geçen hafta kazandığı Antalya deplasmanını anlamlandırmak adına, Konyaspor ile oynayacağı maçı kazanmaktan başka hiçbir şansı yoktu. Hem şampiyonluk iddiasının sürmesi hem de takımın kendi evinde yaşadığı şanssızlığı kırması adına önemli bir maçtı. Oyun içi doğrular ve eksikler, her iki takımın da analizi ile beraber yazımızın sonlarında ise Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe arasındaki müthiş yarışı değerlendirdiğimiz bir analiz olacak. Hadi gelin, başlayalım… 

Maç başlangıcında her iki takımın da 11’i değerlendirildiğinde Konyaspor’un her zamanki formatından daha farklı bir oyunla sahada olacağını kestirmek zor değildi, asıl önemli olan Galatasaray’ın nasıl tepki vereceğiydi.  

Bu noktada yapılması gereken ise ikinci bölgede sertleşmeyi sağlamaktı. Kadro, ikinci bölge tandemi olarak aynı olduğu için yine Gedson’un öne çıkıp, bir on numara gibi pozisyon yükünü çekeceğini ve Etebo’nun alan kapatacağını düşünmüştüm fakat Palut’un öğrencileri özellikle ilk yarıda Galatasaray’ın son haftalarda rakiplerine yaptığı "kanatlardan gelme" planını iyi çözmüş.  

Takım sahaya 4-2-3-1 varyasyonu ile yayılmış olsa da, top rakibe geçtiğinde on numarada oynayan Rahmanoviç, orta saha ikilisinin arasına girerek pas bağlantılarını kapatıyor, duran toplarda ileri uçta bulunan Artem Kravets defansa yardıma geliyordu. Hal böyle iken Terim’in öğrencileri kanatları hiçbir şekilde ileriye atamadı. Bu durumun Gedson’un kilitlenmesine sebep oldu, Muhammed’e kimse top ulaştıramadı.  

Tutuk bir yarı oldu diyebilirim. Konyaspor’un ilk etapta bazı şeyleri "daha doğru" yaptığını düşünüyorum. Böylesine bir deplasman oynarken önemli olan ilk etapta maça ortak olabilmektir. Galatasaray için ekstra olarak yapılabilecek şeylerden bir tanesi de Halil–Kerem–Emre üçlüsü ile zaman zaman hem kanatlardan hem de yaydan kaleye daha fazla şut girişiminde bulunmak olabilirdi.

Konyaspor’un bir başka planı ise Sekidika üzerinden uzun toplar ile Galatasaray’ı avlamaktı ama sarı-kırmızılı ekip buna müsaade etmedi. Beklerin önde oluşu haliyle savunma çizgisini de öne çekiyor yani size atılan uzun topları mesafe kısaltarak daha rahat alıyorsunuz.  

Açıkça her iki takım teknik direktörünün birbirine "taktik savaşı" açtığı bir yarı oldu. Öyle ki, kırk beş dakikada kaleye çekilen sadece "bir" şut var. İkinci yarıya geçmeden Konyaspor için çok bir değişim beklemesem de, Galatasaray için zaman daralıyordu. Yapılması gereken değişikliklerin olduğu kanaatindeydim çünkü gelen oyuncularla takımın oyun sistemi değişecekti. Bir bakalım bu kritik maçın ikinci yarısında neler olmuş… 

Devre arasında iken ben de bir teknik adam gibi kafamda bir oyun sistemi oluşturuyor, her iki takım adına da değişiklikler, yeni dizilişler yapıyorum ki, "oyun nasıl gözlemlenir"’ sorusunun cevabını daha net bir şekilde size verebileyim. 

Galatasaray adına kafamda kurduğum her şey oldu diyebilirim. İlk defa devre arasında Galatasaray üç değişiklik yaptı ve bu değişikliklerle beraber gelen ikinci bölge üstünlüğü takımın daha önde oynaması belli başlı bir cesaret verdi. 

Taylan Antalyalı ile beraber daha önde basan, daha ısıran bir takım olan Galatasaray, elinden gelen her şeyi yapsa da üretkenlik konusunda büyük sıkıntı yaşadı. Ben hala Gedson Fernandes'in "serbest 10 numara" olarak oynamasını gerektiğini düşünüyorum. Bu adam pas bağlantılarını iyi bir şekilde yapıyor. Emre Akbaba’nın merkezde, "Yeni Belhanda" olabilme potansiyeli yüksek. Şu noktada takımın yükünü çekebilecek birine ihtiyaç var.  

Topla daha fazla oynayarak Konyaspor’un psikolojik olarak çökmesine ve hücumu hiç düşünmemesine yol açtı. Babel’in almış olduğu sorumluluk, takımın üçüncü bölge dağılımında daha rahat yayılmasına yol açarken her zaman yaptığı işi yaparak yarattığı şut tehlikeleri ile takıma galibiyeti getiren anahtar isimlerden oldu. 

Galatasaray bu maçı kazanarak iddiasını sürdürdü ve "yarışta ben de varım" dedi. Her şeye rağmen oynanan oyunun biraz daha hızlanması gerektiğini düşünüyorum. Lider Beşiktaş, Rize deplasmanından da kayıpsız dönerek farkı korudu.Takipçisi Fenerbahçe ise çok önemli bir virajda. Bu maçta bir beraberliğin çıkabileceğini düşünüyorum. Yarış kıyasıya devam ediyor… Sizce, neler olacak?..

Etiketler:  Futbol