Sürrealizm gölgesinde haber gündemi

Sürrealizm gölgesinde haber gündemi

28 Nisan 2021 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Emre Dilek

Kısmen iş sebebi ile kısmen de özel turistik seyahatlerle birçok yer görme şansına sahip oldum. "Mutlaka görmeliyim" dediğim bazı özel mekanları da bu arada ziyaret ettim ki bazıları çok etkileyici yapılar...

Öncelikle ülkemizden mesela Ayasofya’ya ilk defa girdiğimde, büyülenmiş gibi dakikalarca hareketsiz kalmıştım. Valencia’daki modern mimarisi ile Bilim ve Teknoloji parkı, Roma’da Vatikan ve Oslo’daki Frogner heykel parkı benim için böyle mekanlar arasında. Bunların yanı sıra küçük bir kasabada yer alan bir müze en az bu büyük şehirlerdeki mekanlar kadar etkileyiciydi. Birkaç kere ziyaret ettim o müzeyi ve her seferinde farklı keyifler aldım. Bahsettiğim kasaba Katalonya’nın kuzeyindeki Figueres kasabası, müze ise tiyatrodan müzeye çevrilen Salvador Dali Müzesi ki aynı zamanda kendisinin doğum yeridir o kasaba. (Manşet fotoğrafı)

Salvador Dali bildiğiniz gibi sürrealist (gerçeküstücülük) anlayışın resim ve heykel alanındaki temsilcilerinin içinde en önemlisi olmasının yanı sıra yaşam tarzı, giyimi, davranışları ile de her zaman dikkat çeken bir isim olmuştur. 

İlk olarak Fransa’da ortaya çıkmış olan sürrealizm, Birinci Dünya Savaşı sırasında ve savaşı izleyen yıllarda, genç kuşağın üzerindeki karamsarlık ve umutsuzluğu sanat ve yaşam pratikleri üzerinden inkâr etme şeklinde ortaya çıkmış olan Dadaizm’den (Dadacılık) etkilenmiş. Sürrealizmin kurucusu kendisi de bir Dadaist olan André Breton’dur. Breton, 1924 yılında sürrealizmin ilkelerini” Sürrealizm Manifesto” adı altında hazırlayarak deklare etmiştir. Sigmund Freud’un fikirlerinden etkilenen André Breton bu fikirleri edebiyata sokarak insanı ve toplumu ele almıştır. 

Sürrealistlere göre bilinçaltı; toplum, ahlak, din ve yasa gibi zorunluluk öğeleri ile oluşur. Bilinçaltını oluşturan etkiler ise çeşitli durumlarda ifşa olur. Rüyalar sürrealistlere göre tamamen bilinçaltından meydana gelmektedir. Breton şöyle tanımlamış sürrealizmi: "Sürrealizm ister söz ister yazı ile ya da başka bir yolla, düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan, içinden geldiği gibi yazma yöntemidir. Bu, aklın denetimi olmaksızın (rüyada olduğu gibi) her türlü estetik ve ahlak kaygısı dışında düşüncenin yazılışıdır." Belki kısaca “bilinç ve bilinçdışını birleştiren bir yol” diyebiliriz. 

Bana her zaman, gerçeküstücülük akımının "Manda yuva yapmış söğüt dalına, yavrusunu sinek kapmış gördün mü" diye sözleri olan halk türküsüne sahip bir toplumdan çıkmamış olması şaşırtıcı gelmiştir. Ülkemizde normal bir günde sıradan bir haber bülteninde ya da sitesinde bu akımın izlerini buluyormuşsunuz gibi gelir. Birazcık mizahi yanından bakarsanız komik absürtlükler göze çarpar hemen. Benim gerçeküstücülük diye adlandırdığım taraf da bu. Fakat bu olaylara daha yakından bakarsanız görürsünüz ki bizim toplumdan çıkabilecek şey gerçeküstücülük gibi felsefi bir altyapı ve derinliğine sahip bir akım değil çıksa çıksa çıkara ve bencilliğe dayalı saçmalıklar olabilir. 

Sadece geçen hafta gündeme düşmüş bazı haberlere bakalım... Bunlar mizahi olarak "toplumsal gerçeküstücülük" diye niteleyip gülebileceğimiz ama altındaki gerçek motivasyonun sahtekarlık, haysiyetsizlik, vurgunculuk ve topyekûn yozlaşma olduğunu tespit ettiğimizde aslında ağlanacak halimize güldüğümüzü gösteren örnekler. 

Şu habere bir bakalım mesela...

Haber başlıkta şöyle aktarılmış: Akhisarspor’un devre arası transfer ettiği Onyebueke’nin futbolcu olmadığı ortaya çıktı. Habere göre Akhisar Futbol Kulübü başkanı ki aynı zamanda menajerlik şirketi de varmış. Yirmi yedi tane futbolcu transfer etmiş Afrika’dan, bunların 20’ye yakını tanesi kayıp, hiç maça çıkmamışlar. Büyük bir kısmının FIFA ve UEFA dahil hiçbir şekilde futbolcu olduğuna dair kayıtları dahi mevcut değilmiş. İşte size sporda gerçeküstücülük. 

Başka bir haber: İstanbul Adalar'da faytonların kaldırılması sonucu boşa çıkan atları talepleri doğrultusunda İstanbul Büyük Şehir Belediyesi Hatay Dörtyol belediyesine göndermiş. Fakat atlar kayıp. Olay gündem olduktan sonra gerçekleşenleri bir cümle ile şöyle ifade edebiliriz. Kayıp atlar konusunun ortaya çıkması üzerine belediye başkanlığından değil ama sadece partisinden istifa eden başkan, "100 tane atı teslim ettiğimiz arkadaş atları elinden kaçırmış’" dedi. Yerel yönetimlerde gerçeküstücülük. 

Son örnekleyeceğim haber en güzeli. Takip etmişsinizdir bazı belediyelerde gri görev pasaportları ile yurt dışına gönderilen vatandaşların çok büyük bir kısmı dönmemiş. Belediyelerin yanı sıra Diyanette de gerçekleşmiş böyle bir olay. Bir cümlede şöyle özetleyebilirim haberi: "Diyanet işlerinin gri pasaport vererek yurtdışına Alevi Dedesi olarak gönderdiği 15 yaşındaki çocuğun babası aslında Hristiyan olduklarını söyledi." Bu da inançta gerçeküstücülük. 

Nazım’ın Abidin Dino’ya seslendiği şiiri anımsayın! 

Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 

işin kolayına kaçmadan ama 

gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil 

ne de ak örtüde elmaların 

ne de akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolanan kırmızı balığınkini 

sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin 

Ben de Dali’ye seslenmek istiyorum; 

Sen sürrealist sahtekârlığın resmini yapabilir misin Salvador 

işin kolayına kaçmadan ama 

Adalardan kurtarılan atların belediye aracılığı ile satıldığını değil 

ne futbolcu olmayıp transfer edilenlerin 

ne de 15 yaşındaki Alevi dedesinin 

sen gerçeküstü ahlaksızlığın resmini yapabilir misin Salvador