Sonuç iyi futbol kötü

Sonuç iyi futbol kötü

1 Kasım 2020 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, geçen hafta aldığı BB Erzurumspor maçından sonra bir nebze de olsa rahatlarken takımın galibiyet alışkanlığı kazanması adına bu maçı kayıpsız geçmek çok önemliydi. Takım, istenilen seviye de olmasa da, önemli olan kötü oynarken de kazanabilmek. Sarı-kırmızılılar, bu haftayı kayıpsız kapattı. Bir sporsever olarak böylesine seyir zevki düşük maçlara şahit olmak beni üzüyor. 

Maçın ilk yarısı değerlendirilmesi, analiz edilmesi en zor maçlardan bir tanesi. Galatasaray’ın geçen hafta oynamış olduğu oyun, galibiyete rağmen beni tatmin etmemişti. BB Erzurumspor, ligimizin en kolay gol yiyen takımlarından, zaten bu haftayı da geçen sezon birlikte yükseldiği Fatih Karagümrük karşısında ağır bir yenilgi ile kapattı. Açıkçası, kadroyu gördüğüm zaman sarı- kırmızılıların ikinci bölgede sorun yaşayacağını tahmin etmiştim.

Maça Taylan–Etebo–Ömer orta sahası ile başlayan sarı-kırmızılılar, yarı boyunca topu ayağında tutmakta o kadar zorlandı ki, kayda değer bir pozisyon var mı, inanın hatırlamıyorum. Galatasaray’ı izlerken ilk defa uykum geldi diyebilirim. Sahada kendinden dahi haberi olmayan 11 adam vardı. Terim ve ekibi başta olmak üzere, Galatasaray’ı taraflı tarafsız değerlendiren kim var ise, ortada oynanan bir oyun olmadığının farkında. Yanlış anlaşılmasın, sarı kırmızılılar, hücum edebiliyorken bunu yapmıyor. "Nasıl olsa bir şekilde gol atarız" mantalitesi takıma öylesine yerleşmiş ki, takım organize atak nasıl yapılır sorusuna cevap veremeyecek kadar "kötü" bir futbol sergiledi. Bu durumdan yola çıkarsak, sorunun futbolcu ile alakası  olmadığı çok açık. Fatih Terim’in bir an önce belirli isimlere kesik atması gerekiyor. Skora, oyuna, takıma isyan eden tek adam olan Marcelo Saracchi, daha önceki değerlendirmelerimde de yazdığım gibi, Galatasaray’ın hücum gücünü belirleyen tek isim. Yarı boyunca, kaleye bir kez ‘’organize’’ bir şekilde gelen Cimbom, ilk atağında golü bularak devreyi önde kapattı. Takım, kanat ve bek varyasyonunu harmanlayınca çok rahat pozisyona giriyor. Fatih Terim’in saha dağılımı ve üçüncü bölge taktiği konusunda üzerine gitmesi gereken en önemli konulardan bir tanesi bu.  İlk iki haftaya baktığımızda belirleyici faktör Saracchi–Omar ikilisinin takıma verdiği destek olmuştu. Terim’in prensi olan Ryan Babel ise, attığı gol ile Süper Lig’e  "merhaba dedi.  

İkinci yarı başlangıcında skor avantajını elinde bulunduran Galatasaray için belirleyici birkaç hamle bekledim ama olmadı. Ankaragücü’nün, bu deplasmana bir puan için geldiği çok açık. Takımda son testi pozitif olan 12-13 oyuncu var. Psikolojik olarak maçtan önce çöken bir takımla karşılaşıyorken, neden Babel’i izledik, neden oyuna Feghouli girdi anlamış değilim. Aynı Fatih Terim, Şampiyonlar Ligi müsabakasına çıkarken, Ozan Kabak’ı sahaya sürerek neden  tüm dünyada saygı gören bir teknik adam olduğunu ispatlamıştı. Değişen şey nedir, ben de çok merak ediyorum. Oyuna sonradan dahil olan Sofiane Feghouli’nin kaçırdığı pozisyonu Jesse Sekidika kaçırsa idi, bütün spor programları, yorumcular ‘’genç oyuncu’’ savunması ile karşımıza geçeceklerdi. Soruyorum, neden bu yorumcular Feghouli’nin pozisyonuna sessiz kaldılar. Galatasaray’ın kurtarıcı gerçekten bu isimler mi?.. Eksik olan takıma karşı düşünülmeyen Kerem Aktürkoğlu, Oğulcan Çağlayan gibi isimler neden alındı..? Formsuz olan Diagne yerine Ali Yavuz Kol maç performansı kazansaydı, sarı-kırmızılılar ne kaybedecekti?

Bu ve bunun gibi değerlendirilmesi gereken birden fazla soru ile karşı karşıyayız. Terim bunu hep yapıyor. Her sene transfer döneminde yanlış oyunculara yönelip ocak ayında şapkadan tavşan çıkarmaya çalışıyor. Onun adı Fatih Terim…. Bana soracak olursanız, bu maçta oynanan oyun ile Galatasaray şampiyon falan olamaz. Göz var izan var, kadrodaki isimlerin ciddiyetsizliği ile bu iş yürümez, bir noktada patlak verecektir. Galibiyete rağmen Galatasaray adına üzücü olan durumlardan bir tanesi de, iki as oyuncusunun sakatlanmış olması. Gençlere şans verilmesi için ne bekleniyor, çözemedim.

Marcao ve Saracchi cezalı. Kenarda ben olsam Emin Bayram ve Süleyman Luş gibi isimleri izletirim….  Bu maçta yaşanılan sıkıntılar haftaya Sivas deplasmanında Galatasaray'ı hezimete uğratır. 

Ankaragücü ise maç boyunca Galatasaray’dan gerek diziliş, gerek ise taktiksel anlamda çok öndeydi. Hızlı  kontralar ile ara ara etkili olmaya çalıştı. Sarı-lacivertli ekip, elinden gelen her şeyi yapmış olsa da futbol şansı yanınızda olacak. Korkmadan, oyun disiplininden kopmadan, ne yapılması gerekiyor ise yaptılar. Biraz şanslı olsalardı, Galatasaray'ın sürpriz bir yenilgi ile sahadan boynu bükük ayrılmasına sebep olabilirdi. Başkent ekibi, çok net olarak iki üç tane pozisyonu var. Fuat Çapa ve ekibini tebrik etmek gerek. Eldeki imkanları en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştı. İlerleyen haftalarda, sarı-lacivetliler "gerçek" oyununu sahaya yansıtırsa, çok güzel maçlar izleyeceğiz. Süreç önümüze neler getirecek hep beraber göreceğiz. Sizce, bu iki takımı neler bekliyor?..

Etiketler:  Futbol