Silah tanıtımı yapan gazeteci!

Silah tanıtımı yapan gazeteci!

18 Ağustos 2021 Çarşamba  |   Günlük

Gazeteci Faruk Bildirici, gazeteci Hakan Çelik'in Posta'da yayınlanan bir "haberini" şirket tanıtımına benzeterek şöyle eleştirdi:

"Posta gazetesinin Ankara Temsilcisi Hakan Çelik, kalkıp Düzce’ye gitmiş, Sarsılmaz silahlarının üretim merkezini gezmiş. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Latif Aral Aliş ile de söyleşi yapmış. 

Bu kadar emek harcandığına göre sıkı bir gazetecilik ürünü arıyor gözler ama 15 Ağustos'ta Posta gazetesinde “Silahta rakibimiz Almanya” başlığıyla yayımlanan söyleşi, bir gazetecilik çalışmasından çok bir şirket tanıtım metnine benziyor. 

Hakan Çelik, soru sormaktan çok “kolaylaştırıcılık” rolü üstleniyor; “Hangi tip silahları üretiyorsunuz?”, Kaç kişi istihdam ediyorsunuz?” ve “ABD çok çetin bir pazar. Bu kadar rekabet arasında ne şekilde öne geçebiliyorsunuz?” gibi sorular soruyor. 

Aliş de “küresel düzeyde Avrupa’nın dev markalarını geride bıraktıklarını, ABD’li ve Alman şirketlerle rekabet ettiklerini”, “80’in üzerinde ülkeye ihracat yaptıklarını”, “bazı ülkelerin artık kendileriyle teknoloji transferi projeleri yapmak istediğini” anlatarak şirketini göklere çıkarıyor. 

Aliş, şirketini bu kadar kusursuz, gelişkin, üstün teknoloji ile donanmış, neredeyse rakipsiz gösterirken Hakan Çelik, bu söylenenleri hiçbir şekilde sorgulamıyor, eksiğine gediğine bile dikkat çekmiyor. Şirketini överken neredeyse ayakları yerden kesilen Aliş’i aşağı çekmiyor, söylediği her şey sonuna kadar doğruymuş gibi dinliyor. 

Oysa Hakan Çelik, yıllardır savunma sanayi ile ilgilenen, bu konuda haber ve yazılar yazan, Savunma Sanayi (STM) Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir ve savunma sanayinden çeşitli isimlerle söyleşiler yapan bir gazeteci. 

Savunma sanayi ve bir silah markası ile ilgili sorunları, eksikleri ve o firmanın düzeyini biliyor olması beklenir. Ama Hakan Çelik’in, Sarsılmaz’ın sahibi Aliş’e sorduğu sorular böyle bir bilgi birikimini yansıtmıyor. 

Sanırım sorun, Hakan Çelik’in savunma sanayi kuruluşlarıyla kurduğu ilişki biçiminden kaynaklanıyor. Hakan Çelik, gazeteciliğin temel kurallarından biri olan “temas-mesafe kuralını” ihlal etmiş, savunma sanayi ve bu alandaki şirketlerle fazlaca iç içe geçmiş görünüyor."

Yazının devamı için tıklayın