Sevmek ne kadar güzel şey

Sevmek ne kadar güzel şey

7 Ocak 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Erdal Çolak

İnsan olmanın en büyük şartlarından biri sevmek, sevgi olsa gerek. İnsanoğlu antik dünyada var olan bütün erdemlerin, sevgiyi besleyen temel kaynaklar olduğunu daha binlerce yıl önce ifade etmişti. Ruhsal, bilişsel ve tinsel kurtuluşun insana insanca yönelmenin tek yolu olan karşılıksız sevgi ile mümkün olabileceğini savını savunmuşlardı. 

İnsanın ekonomik, kültürel, psikolojik ve sosyal olarak yaşadığı bütün problemlerin kökeninde sevginin azlığı ya da yetersizliği yatar. Günümüzde insan ruhunu besleyen ana damardır. Bana göre sevgi bir başkasını içine almaktır. İnsanın kendisine mutluluk veren bir kişiye karşı yaşadığı yoğun duygu selidir. Sevgi azalan bir duygu değil bilakis besledikçe, paylaşıldıkça çoğalan bir duygudur. Sevgi çift taraflıdır, sevmek seveni de sevileni de besler. İnsan sevdiği şeye hem ilgi duyar hem de ilgi duyduğu şeyle beraber yüreğinde yaşar. Sevgi, metafizik, ontolojik, psikolojik, ahlâkî ve siyasî boyutları olan bir kavramdır. 

Sevgi duygusu genlerimizde diğer duygular gibi doğuştan bizimle birlikte vardır. Ancak bu duygunun geliştirilmesi sonradan olur. Sevgi henüz daha insan ana rahmindeyken yani dünyaya gelmeden, yaşamla buluştuğumuz an tanıştığımız ilk olumlu duygu olsa gerek. İnsanın varlık nedeni ne ise evren de o yüzden var. Hayat ve evren insanın var olmasıyla aynı sebeplere dayanır. Evren, tamamen sevgi duygusu üzerine bina edilmiştir. Sevgi evrendeki bilinen, hâlâ açıklanamayan, gizemini koruyan en güçlü enerjidir. Her türlü canlının varoluşuna anlam katan en güçlü enerji kaynağıdır. Sevgi böyle bir şeydir, insanın üretmesine yardımcı olan önemli bir unsurdur. Tek tek bedenlerde cisimleşen sevgi hayranlığın, sevginin bu birebir ve tek olan güzelliğin, insanın ruhuna hükmetmesidir. Sevgi duygusu, düşünce ve davranış biçimi açısından varoluşsal olarak benliğimizi bulmamıza ve benliğimizin gelişmesine yardımcı olur. Sevgi insanın yeryüzünde yaşayabileceği en üst ve en etkileyici tecrübedir, insanın yaşamındaki en üst duygudur.

Hayatı, yaşamayı, sevgiyi insanlarla paylaşmayı, onlara değer verin. Onları sevip sayın çünkü çevreye yaydığınız pozitif sevgi enerjisi her zaman mutluluk ve huzur olarak bana fazlası ile dönecektir. 

İnsanlara verdiğiniz sevgi ne kadar çok ve karşılıksız olursa içinizde hissettiğiniz huzur ve mutluluk duygusunun yüceliği de kat kat artarak çoğalıyor ve size pozitif bir şekilde yine sevgi olarak dönüyor. Sevgi kişinin, varlığın, delili, yaratılış gayesi, sevenin sevginin içinde hiçliği, kendini yok etme duygusudur. Sevgi kişiye özel, tarif edilemeyen, sübjektif, bir tecrübe olduğu gibi, objektif de olabilir. Mesela bir nesneye, herkese, her şeye sevgi besleyerek kendinize yaşamın sebebi yapabilirsiniz. İnsan sevgisi ve bir başkasına ihtiyaç duyma, toplumsal olan insanın başkalarına ihtiyaç duymasıdır. Bence mutlu bir yaşam, büyük ölçüde sakin bir yaşam, sevgi ile mümkündür. Çünkü gerçek mutluluk, ancak sakin, sevgi içindeki atmosferde gelişebilir. Ruhun, bedenin neyi istediğini bilmek, sevgiyi büyütmek, insanlara verebilmektir.

İnsanlar, bilinen ilk öykülerinden bu yana sevgiye tutkun ve sevilmeye eğilimli olmuşlardır. Bunun başlıca nedeni, sevgideki etkileme gücü ve insandaki etkilenme eğilimidir. Bence duygu, düşünce ve davranış biçimi açısından varoluşsal düzlemde insanın varlığını delillendirmesine neden olur. Sevgi bilinç sahibi tüm varlıklarda yani hayvanlar ve insanlarda ortak olan doğal bir yakınlık duygusudur. Sevgi hem bedeninizin hem de ruhumuzun yaşam enerjisidir. Eğer bu enerji olmazsa inanın fiziksel, ruhsal pşisik, kişisel, toplumsal ilişkilerinde sorunlar yaşardık. Bugün yaşadığımız bütün problemlerin altında doğayı, insanı, canlıyı ve kendimizi sevemiyor oluşumuz geliyor. Sevgi ruhumuzun, bedenimizin dinamizmidir. Sevgi nefesini almak gibi sevdiğin, değer verdiği insana, canlıya nefes vermektir. Demek istediğim canlıyı, doğayı, herkesi, her şeyi, ruhuyla, yüreğiyle fiziksel, zihinsel ve ruhsal olarak kucaklamaktır. İnsanoğlu olarak doğayla, insanla, canlıyla fiziksel, zihinsel, ruhsal ve akıl yoluyla birkaç şekilde birleşip; sevgimizi gösterebilme imkânına sahibiz. 

Kâinattaki bütünlük ve uyum sevgi enerjisinin yapıştırıcı ve birleştirici gücünü ifade etmektedir. Kesinlikle insanların sevilmelerinde kendi kişilik özellikleri etkilidir. Burada kişinin içtenliği, cana yakınlığı, davranışları, karakteri ve fiziksel çekiciliği etkilidir. Belirli kişisel özellikler, kişinin sevme, sevilme seviyelerini belirler. Kişi, en çok kendisine benzeyeni sever çünkü insanlar genellikle kendileri gibi düşünen kişilerden hoşlanır.