'Sessiz zirve'de ne oldu?

'Sessiz zirve'de ne oldu?

30 Eylül 2021 Perşembe  |   Günlük

Cenk Başlamış

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı uzun bir aranın ardından buluşturan Soçi zirvesi, örneği sık görülmedik şekilde ortak bir açıklama yapılmadan geride kaldı. 

Diplomaside yapılan ve yapılmayan her şeyin bir anlamı olduğu için iki liderin medya önüne birlikte çıkmamasından zirvenin çok da olumlu geçmediği sonucunu çıkarmak mümkün. Diğer bir olasılık liderlerin gazetecilerin önünde “zor” sorulardan kaçınmak istemesi olabilir ama iki tarafın kendi medyası üzerindeki ”hakimiyeti” düşünüldüğünde bu seçenek çok gerçekçi görünmüyor. 

Aslında Soçi öncesi iki tarafın da zirveyle ilgili büyük beklentisi yoktu, “asıl haber” iki liderin 18 ay sonra ilk kez yüz yüze görüşmesiydi. Putin'le Erdoğan'ın uzun süredir görüşmemesinin nedeni ise büyük ölçüde iki ülke arasında esen “soğuk rüzgarlar”dı.

Görüşmeden sızan son derece sınırlı bilgiler iki liderin Suriye, Ukrayna ve savunma sanayinde iş birliği konularına ağırlık verdiğini gösteriyor. 

Zaten Erdoğan görüşmenin basına açık bölümünde, ”Suriye ile ilişkili birlikte attığımız adımlar büyük önem arz ediyor. Oranın da barışı yine Türkiye ve Rusya ilişkilerine bağlı” dedi. Putin de,” Uluslararası alanda oldukça başarılı bir biçimde iş birliği yapıyoruz. Bunu söylerken hem Suriye’yi kastediyorum hem de Libya konusunda pozisyonlarımızı koordine etmek üzere kurduğumuz temaslardan bahsediyorum” diye konuştu. 

İdlbib meselesi Türk-Rus ilişkilerinde sorun yaratan konuların başında geliyor. Suriye'yönetimi silahlı muhalefetin elindeki son büyük merkez olan İdlib'deki kontrolü biran önce ele almak istiyor. Türkiye ise kendine göre gerekçelerle burada büyük bir askeri operasyon yapılmasını engellemeye çalışıyor. 2017'den beri gündemde bulunan sorunun çözülememesi Rusya'nın sabrını zorluyor ve Ankara üzerindeki baskıyı artırıyor. Çıkmaza girmiş görünen bu konuda taraflar yeni bir anlaşmaya varmış ve “son kez” takvime bağlamış olabilir. 

Zirve öncesi Erdoğan'ın “Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edildiği” yolundaki sözleri Moskova'yı ayağa kaldırmış olsa da bu konunun zirvede ele alınması beklenmiyordu. Çünkü Rus tarafının bunu masaya getirmesi “Kırım'ı tartışma konusu yapmak” anlamına gelecekti. 

Ancak, Türkiye le Ukrayna'nın giderek yakınlaşan ilişkilerinin masaya geldiğini düşünmek için çok neden var. Zaten Putin'in sözcüsü Dmitriy Peskov, katıldığı bir televizyon programında Türkiye-Ukrayna askeri iş birliğinin kendilerini rahatsız ettiğini lafı hiç dolandırmadan söyledi. 

Rusya'dan yeni S-400 füzeleri alımının gündeme geldiğini söylemek de mümkün. Zaten Erdoğan görüşmenin başında S-400'leri kastederek, "Bir diğer konu da özellikle bizim savunma sanayinde beraber attığımız adımlar. Bunu da ayrıca zaten konuşmamızda fayda var. BM Genel Kurulu'nda malum zevat bazı konuları özellikle sordu. Biz de onlara zaten gereken cevabı verdik. Çünkü attığımız adımlardan dönmemiz mümkün değil“ dedi. 

Kommersant gazetesinin Putin'e çok yakın olan muhabiri Andrey Kolesnikov da aldığı bilgiye göre S-400 konusunun Suriye sorunundan bile uzun konuşulduğunu yazdı.
 

Etiketler:  Rusya Diplomasi