Sessiz gecede kazanan Galatasaray

Sessiz gecede kazanan Galatasaray

13 Ocak 2021 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Yeni Malatyaspor, ligde geçirdiği çalkantılı dönemin ardından iyi giden kupa serüvenine yenisini ekleyerek bir nebze de olsa nefes alarak hafta sonunda oynayacağı Çaykur Rizespor maçına daha bir motive çıkmak için elinden geleni yapmak ve turu geçmek istiyordu. Her iki takımı da değerlendireceğimiz, oyun adına fazla şey olmuyor gibi görünse de söyleyecek birçok şeyin yaşandığı bir karşılaşma oldu. Genel değerlendirmede bireysel performanslar ve takım içi dengelere değineceğim bir analiz olacak…

Yeni Malatyaspor, son haftalarda çok iyi bir grafiğe sahip değil. Bir Anadolu takımına göre sağlam bir kadroları var. Geçen senenin kopyasını yaşamak istemiyorlar. Yaşanılan bu durum çok farklı şekillerde analiz edilebilir. Bunu yazarsam biz iki hafta Malatayaspor’un akıbeti ne olacak sorusu üzerine uzun uzadıya konuşmak durumunda kalacağız, dolayısıyla bu maç özelinde kadro ve oyun sistemi üzerine yaptığım analizleri dilim döndüğünce sizlere aktarmaya çalışacağım.

Maçtan önce kadroya baktığımda sarı-kırmızılı ekipte iki önemli eksik gördüm. Acquah ve Benjamin Tetteh… Takımın bütün oyun yükünü bu isim çekiyormuş. Bu maçta bundan fazlaca emin oldum. Her iki takımı da hatırı sayılır derecede yakından takip ediyorum. Kadroyu görünce bir hayli şaşırdım. Hamza Hamzaoğlu, anlaşılması çok güç bir kadroya sahip değil. Mevkii rotasyonu anlamında eli de bol ama ben tercihlerini anlamıyorum. Her şeyden önce bir futbol sever olarak anlamlandıramıyorum. Fernando Zuqui adında bir adam var kadroda… Özünde orta saha oyuncusu. Hamza Hoca’nın tercihi sağ bek oyuncusu Zeki Yavru… Olayları değerlendirirken, tabii ki maç maç bakmak gerekiyor. Kadro beni şaşırtmış olsa da hoca dersine iyi çalışmış. Takım, Antalyaspor nasıl oynadıysa kopyasını oynadı. Galatasaray’ın genel olarak kapanan takımlara karşı bir çözüm üretemediğini biliyoruz. Yeni Malatyaspor, her şeyden önce Galatasaray’ı oyuna ortak etmeyerek, sonuna kadar savaştı. Denediği her atağı Fofana’nın üstünden zorlayan Yeni Malatyaspor, ileride bu ismi yalnız bırakınca sonuca ulaşamadı. İyi savundular ama takım halinde atağa çıkamadılar. İlk yarı neredeyse hiç pozisyon yok. İki takım adına da yok… Futbol adına böyle maçları hiç sevmiyorum. Yazar kimliğimi bir köşeye koyup, gollü maçlar izlemeyi daha çok sevdiğimi belirtmek isterim. 

Terim ve öğrencilerinin aklı derbi maçındaydı. Oyuna adapte olmakta çok zorlanan bir Galatasaray gördük. Genel olarak Galatasaray’ın oynadığı maçlarda pozisyon olmasa da kontrol her zaman Galatasaray’da olur. Bu maçta Cimbom, takım olarak bu görüntüden uzaktı. İkinci bölgede yaşanan sıkıntılardan ötürü, takım topu ileriye taşıyamadı. Feghouli ve Arda Turan’ın yokluğu, maç kondisyonu istenilen seviyede olmayan Ryan Babel’in oyuna giremeyişi maçın tutuk olmasının başlıca etmenlerinden. Hamza hoca ve öğrencileri, pozisyon üretmekte zorlanan Galatasaray’ın üzerine gitmekten korktular desek yanlış olmaz. Bu durumun oluşmasında oyuncu tercihlerinin rolü çok büyük. Kubilay Kanatsızkuş ve Umut Bulut’un üçüncü bölgede hiç görünmemesi, takıma ilk yarıda pahalıya patladı. Galatasaray adına ilk yarının parlayan ismi benim için Linnes’ti. Zaman zaman Karim Hafez’in kanadını zorlasalar da Gençlerbirliği maçında topla buluşunca ne kadar etkili olduğunu gösteren Diagne’ye topu taşıyamadılar.

İkinci yarı her iki takım adına da temel değişiklikler bekledim. Galatasaray bunu yaparak Kerem Aktürkoğlu’nu oyuna aldı ve tempo yaratmak istedi.  Malatyaspor’un kapanmak istediğini gören Terim, bu hamlesi ile defans hattını karıştırarak pozisyona girmek istese de Hamza Hoca, savunma işini bir hayli doğru yaptı. Malatyaspor adına ben Jody Lukoki ismini bekledim. Hızlı kontralar ile fark yaratabilen bir oyuncu. Kilidi açmakta zorlanan Galatasaray’ın üstüne giden Yeni Malatyaspor, Kubilay-Ahmed İldiz değişikliği ile biraz da olsa kıpırdandı. Serbest rolde oynayınca etkili bir isim olan Ahmed İldiz, köprü rolünü iyi yaptı diyebiliriz. İşin ilginç kısmı maç boyunca kaleye adam akıllı şut göremedik. Bu tarz sıkı maçlarda oyunu ancak ve ancak böyle açabilirsiniz. Dikkatimi çeken detaylardan bir tanesi de bu. Öyle ki, Kerem Aktürkoğlu ilk defa bu kadar uzun bir maç oynadı. Performansı genel olarak iyi görünse de ne beklediği desteği alabildi ne de çok ileri gidebildi. Bu duruma Belhanda ve Emre Akbaba’nın maç içinde pek görünmemeleri sebep oldu diye düşünüyorum.

Maçın kazananı Galatasaray olsa da Yeni Malatyaspor’un da bu maçta kazandığı çok şey var. Hem isim hem de genel takım performansı adına geçmiş haftalara göre daha sağlam bir takım gördük. Galatasaray adına, golün son dakikada duran toptan gelmiş olması, düşündürücü. Bir eleştiri de Fatih Öztürk’e yönelteceğim… Galatasaray’a katıldığı günden bu yana, kaç kere aynı golü yedi, ben sayısını unuttum. Bu seviyede kalmak istiyorsa, kendini hazır tutmalı. Aynı eleştiriyi Okan Kocuk için yapmıştım. Kendisinde gözle görülür derecede bir gelişim ve değişim var. Fatih Öztürk de bunun üstüne gitmeli… Performanslar bu şekilde devam ederse, Muslera’dan sonra Galatasaray’ın bu bölgeyi kime emanet edeceği çok açık. Okan böyle olursa uzun yıllar kalede sorun yaşamaz. Öyle ki, takım mevcut oyuncuların eksikliğine bakmadan, hücum varyasyonunu genişletmeli. Uzun süredir, oyunu sıkıştıran takımlar Galatasaray’dan puan alabiliyor. Bununla beraber bu durumun sebeplerinden bir tanesi iyi bir on numaranın olmayışı. Transfer dönemi başladı, çok net bir şekilde ikinci bölgeye isim ya da isimler gerek. Maçın bu denli uzun olması, mutlaka her iki takımın da performansını etkileyecektir. Hem Yeni Malatyaspor hem de Galatasaray bu hafta kendi pozisyonları adına çok önemli maçlara çıkacaklar. Sizce, bu maçlardan ne tür sonuçlar çıkacak?

Etiketler:  Futbol