Saygıyla ve sevgiyle...

Saygıyla ve sevgiyle...

1 Şubat 2021 Pazartesi  |   Günlük

Milliyet gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi'yi alçakça bir suikast sonucu kaybetmemizin üzerinden koca bir 42 yıl geçti.

Bu uzun sürede devlet adına, iktidarlar adına ne sözler verildi ama gerçek katiller yani tetiği çekme emrini verenler hep karanlıkta kaldı, tıpkı Türkiye'nin yakın geçmişine damgasını vuran benzeri cinayetlerde olduğu gibi.

İpekçi gazetecilikte bir ekoldü.

Milliyet'i Milliyet yapan, gazetecilikte bir okula dönüşmesini sağlayan isimlerin başında geliyordu.

Elbette, 42 yıl sonra onu saygıyla, sevgiyle ve özlemle anıyoruz.

Ama dürüst olalım!..

Göğsümüz gere gere, "İpekçi gazeteciliğini yaşatabildik, sahip çıkabildik" diyebiliyor muyuz?

Yoksa utanarak başımızı öne mi eğiyoruz?

Kimdir?

1929 yılında İstanbul’da doğdu. 1948 yılında Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. 1943-1948 yılları arasında Kırmızı-Beyaz ve Şut adlı spor dergilerinde yazı ve karikatürleri yayınlandı. Yeni Sabah (1948-1949) ve Yeni İstanbul (1950) gazetelerinde muhabir ve yazı işleri sekreteri olarak çalıştı. 1951’de İstanbul Ekspres Gazetesi’nde yazı işleri müdürlüğü yaptı. 1954’de yeni bir atılımla biçim ve içerik değiştirerek yayın hayatına giren Milliyet gazetesinde genel yayın müdürü oldu. Aynı gazetede 1959’dan itibaren başyazar olarak da görev aldı. 1959’da Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanlığı görevinde bulundu. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin başkanvekilliğini üstlendi. Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) 2. başkanlığına seçildi. “Afrika, İhtilalin İç Yüzü”, "Liderler Diyor ki" ve "Dünyanın Dört Bucağından” kitapları yayımlandı. 1 Şubat 1979 tarihinde İstanbul Maçka’da evinin yakınlarında bir suikast sonucunda yaşamını yitirdi.