Sana dün bir tepeden baktım aziz Şemdinli!

Sana dün bir tepeden baktım aziz Şemdinli!

7 Ağustos 2014 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Dün, yani Pazar günü Hürriyet'in manşet üstü haberinde ilk anda ne olduğunu anlayamadığı için insanı şaşırtan bir fotoğraf vardı.

Gazete sayfalarında pek görmeye alışık olmadığımız türden fotoğrafta gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, bir tepeye kurulmuş beyaz örtülü küçük kare masanın önündeki açılır kapanır sandalyenin üstünde kaykılmış, gayet rahat bir pozda oturuyor. Kucağında bir fotoğraf makinası duruyor. Masanın üzerinde ise, bilgisayar, çicekler ve kahve fincanı var. Fotoğraftan çıkan bir okla, masanın kurulduğu tepenin baktığı yerin Şemdinli olduğu gösteriliyor. Gerçi, gözleri açık mı kapalı mı olduğu fotoğraftan pek anlaşılamayan Berberoğlu nedense Şemdinli yönüne değil de uzaklara bakıyor

"Dağda kahve molası" başlığının yanındaki spotta, "Eğer sizler de bu yazıyı kahve ve çayınızla birlikte okuyorsanız... Anlatılanların hepsini unutun dilerseniz. Yazı zaten uçar gider. Aklınızda kalan sadece bu manzara olsun. Eğer Hürriyet Gazetesi'nin genel yayın müdürü bir sabah Şemdinli manzarasına karşı rahat rahat kahve içebiliyorsa... Bakmayın siz elalemin feryatlarına... Bu iş daha bitmedi demektir!"yazısı var.

Bu yazıdan anlıyoruz ki, her zaman Türk basınının amiral gemisi kabul edilen Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Berberoğlu son haftalarda PKK ile güvenlik kuvvetleri arasında sık sık şiddetli çatışmalara sahne olan Şemdinli'ye hakim bir tepeye masasını kurup kahvesini yudumlayarak bölgede durumun sanıldığı kadar kötü olmadığını göstermeye çalışıyor.

 Hürriyet'in internet sitesine daha öğlen olmadan, yani sadece bir kaç saat sonra bu kez gazetenin eski Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'in bir yazısı eklendi. "Enis o dağda ne işin var" başlıklı yazısında Özkök fotoğraf nedeniyle Berberoğlu'nu övdü ve özetle şunları yazdı:

 "Sizi bilmem ama bakın ben neler gördüm o fotoğrafta: İlçeye hakim bir tepe. Aşağıda Şemdinli görünüyor. Orası neresi? Gün geçtikçe kafayı yiyen örgütün, bir gece yarısı gelip konuşlandığı yer.

Fotoğraf ne diyor? "Hadi diyelim ki; gece sinsice, kalleşçe burada varsın. Gündüz mertçe neredesin ey arkadaş? Buyur gazeteci olarak ben de buradayım; Sen gece kurşun sıkıyorsan; Ben de gündüz kalem sıkıyorum."

"BDP'ye cevap: Ne demiştin kardeşim sen? Payandası olduğun terör teşkilatı bu ülkenin 700 kilometresini kontrolünde tutuyor palavrasını atmıştın değil mi?

Nah tutuyor...İşte ülkenin en büyük gazetesinin genel yayın yönetmeni, masayı o dağa kurmuş, kahvesini içiyor."

Masadaki o çiçek var ya; işte o çiçek diyor ki; biz savaşı sevmiyoruz. Barıştan yanayız.Bu dağlarda çiçekler açsın diyor."

 

Özkök yazısında özetle fotoğrafı ve verdiğini düşündüğü mesajları övüyor.

Amaç çok konuşulmaksa evet Hürriyet'in dünkü bu fotoğrafı çok konuşuldu, büyük olasılıkla daha da konuşulacak ama  yapılan gazetecilik mi?

Görüşlerine değer verdiğim deneyimli bir meslektaşıma Hürriyet'teki fotoğrafla ilgili ne düşündüğünü sordum.

Spekülasyona yol açmamak için adını yazmayacağım meslektaşım kısaca, "Tipik bir Hürriyet muzipliği. Çok başarılı bir reklam fotoğrafı! Doğrusu ben ortada herhangi bir mesaj falan göremedim"dedi. Ona göre, dünün en çok konuşulan görüntüsü olması dışında fotoğraf bir haber yönü taşımıyor.

Şu anda Türkiye'nin en hayati sorunu olan bu kadar önemli bir meseleye Şemdinli'ye nazır bir tepedeki mizansen masadan-hem de kaykılarak- bakmak durumun vahametini anlamamaktır, gerçekle alay etmektir ve kusura bakmayın ama gazetecilik değildir

 

Cenk Başlamış

 

3.09.2012

 

Not: Bu yazı ilk olarak Gazeport'ta yayınlanmıştır.

Etiketler:  Eleştiri Medya