Sağlık sorunlarının 'kökü'

Sağlık sorunlarının 'kökü'

27 Şubat 2021 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

Her birey hastalanmadan yaşama potansiyeline sahiptir. Çeşitli iç ve dış etkenlere bağlı bir hastalık baş göstermesi durumunda, her hücrede bulunan kendi kendini iyileştirme yeteneği devreye girer.

Ayurveda bu konuda oldukça ilginç önermeler getiriyor. 

Kadim Hint Veda bilimlerinden günümüze ulaşan Ayurveda, bir alternatif tıp değil, dünyanın en eski sağlıklı yaşam felsefesidir. Kısaca 'hayat bilgisi' demektir. 

Ayurveda, sağlığı bütüncül ve sürdürülebilir bir çerçevede korunmayı amaçlayan bir yaşam, beslenme, düşünme ve davranış biçimidir. Bütüncül sağlık yaklaşımının temellerinden biri, sağlığı etkileyebilecek kararların doğruluğu ya da yanlışlığı konusunda aklın ve kalbin sesini dinlemektir. 

Yoganın kardeş bilimi olan Ayurveda, sağlıklı, mutlu ve uzun bir yaşam sürmek için günlük rutinleri doğanın ritimleriyle uyumlaştırmayı öneren sistematik bir yaklaşıma sahiptir. İnsan önce, kendisini doğum sürecine götüren genetik kökle kendisi olur, sonra aile ve dış çevresiyle etkileşime girerek yetişkin olur. 

Genetik kökle yani doğduğu gibi kendisi olma durumuna Prakriti denir. Prakriti, geniş anlamda doğuştan gelen organizma yapısını ve tüm eğilimlerini ortaya koyan benlik anayasasını tanımlar. Bireyin özgün özelliklerinin bütünü anlamına gelir.  

Prakriti dengesinde beliren sapmaların niteliğine göre hastalıkların oluşumu başlar. Hastalıklar öncelikle kökü dışarıda olanlar ve içeride olanlar diye ikiye ayrılır. Hastalıklar ayrıca soğuk ve sıcak olarak yeniden ikiye ayrılır.  

Ayurveda, antik çağlardan bu yana binlerce halk hekiminin gözlemsel ve deneysel katkıları ile olgunlaşmış rafine bilgilere dayanır. Fiziksel beden, bilinç, akıl, sosyal gönenç ve doğa ile ilişkiler açısından dengeli bir yaşam süren bireyin pratikte hastalanması zordur.  

Ayurveda'da organizmanın hastalıklara tepki vermesini beklemek yerine, proaktif önlemlerle sağlığın korunabileceği vurgulanır. En güçlü proaktif önlem, kendi sağlığımız hakkında bilgilenmek ve sağlıklı kalmak için farkındalık geliştirmektir.  

Farkındalık, mutluluk ve sağlık arasında doğrudan bir zincirleme etkileşim olduğu anlatılır. Mutsuzluk aslında tuzak bir kavramdır. Mutluluk ve onun hamuru olan sevgi, zaten içimizdedir ancak üzeri tutkuların yarattığı maddi yanılgılarla örtülüdür.  

Dünyevi haz ve zevkleri mutlu olmakla karıştırmak, öz farkındalığın önündeki en güçlü ve konsantre engeldir. Dünyevi haz ve zevklerin asla doyuma ulaşmayacağını kavramak, sağlıklı yaşamanın şifrelerinden birini çözmek anlamına geldiği anlatılır. Öz farkındalık geliştirmek her bireyin kendi sorumluluğundadır, başkasından yardım beklemesi gerekmez. 

"Sigorta karşılıyor" diye her küçük sorunda 'emin olmak için' doktora gitmek, aslında uzun vadede tehlikeli sonuçları olabilecek bir tutumdur. Her hekim ziyareti sonunda bir takım yeni ilaçlara başlamak gerekebileceğini, her ilacın bedende az ya da çok iz bırakacağını da akılda tutmakta yarar var. 

Sağlıklı ve mutlu bir yaşam sürmek için güçlü olmaya çalışmaktan ziyade, doğanın günlük ve mevsimsel ritimleriyle kişisel uyum içinde olmaya öncelik verilmesi önerilir. Bununla birlikte, 'modern yaşam' tarzımız, davranış kalıplarımız ve yeme alışkanlıklarımızla, farkında olmadan uyum dengemizi kendimiz bozuyor, özümüzden uzaklaşıyoruz. 

Ayurveda'ya göre şu kişilerin hastalanması beklenen bir durumdur;  

• Doğanın günlük, mevsimlik ve diğer döngüleriyle uyumlu yaşamayanlar 

• Yaşına uygun yaşamayanlar 

• Davranışları ile sonuçları arasında bağ kuramayanlar (karma) 

• Taze, temiz, yerel besinler yerine şiddet içeren, katkılı, bayat (paketli) ve mevsim dışı besinler tüketenler 

• Çok kısa ya da uzun uyuyanlar 

• Çok hareketsiz kalan ya da aşırı hareketli olanlar 

• Hijyeni önemsemeyenler ve abartanlar 

• Tutku ve eşya bağımlısı olanlar 

• Sevgisini paylaşmayı bilmeyen, kıskançlık, nefret ve cimrilik içinde yaşayanlar 

• Sağlığın aşırı şehirci olan yaşam biçimi, meslek ve sosyal ilişki seçimleri nedeniyle bozulabildiğini ayırt edemeyenler 

• Sorunlarla yaşamaya alışanlar 

• Yaşam amacını (dharma) sorgulamayan ve bundan dolayı yanılgıları gerçek sananlar