Rusya'nın teknoloji politikaları

Rusya'nın teknoloji politikaları

4 Kasım 2020 Çarşamba  |   Günlük

Furkan Demir (tasam.org)

Sovyetlerin yıkılmaya yakın kapitalist Batı ülkeleri ile birçok alanda mücadele edemeyeceği ortaya çıkmıştı. Ekonomik durum 1990'larda 2. Dünya Savaşı sonrası tüm dünyaya korku salan Stalin dönemindeki sanayi atılımlarının etkilediği gibi veya soğuk savaşın sıcak savaşa dönmeye en çok yaklaşıldığı Kruşçev dönemi silah sanayisinin büyümesinin etkisi gibi etkilerden mahrum bir şekilde Amerika ile olan mücadeleden yorgun düşmüş ve siyasi istikrarsızlıktan olumsuz etkilenmişti. 

Olumsuz etkilenen bir diğer alan ise ülkenin teknolojik gelişmesiydi. Biliyoruz ki Sovyetler Birliği 1960'lar sonrası zirveye çıkan yüksek eğitim programları ile özelde fen bilimleri olmak üzere, biyoloji, fizik, mühendislik, matematik gibi birçok alanda rakibi Amerika seviyelerine gelmiş ve hatta onu geçmiştir. Uzaya gönderilen ilk insan ve ilk uydu; Amerikan kapasitelerine yetişen oranlarda sahip olunan nükleer başlıklı füzeler ve savaş teknolojileri; bunların hepsi Sovyet Birliği'nin başardığı gelişmelerdir ve ona teknolojik ilerleme inancı ve öz güveni vermiştir. Ancak bu gelişmenin ülkenin ekonomik durumu ile paralel olduğu kuşkusuz. Ekonomik yoksunluk yaşanan Gorbaçov döneminin siyasi ve sosyal istikrarsızlığı ve yıkılışa kadar giden süreç, Rus toplumundaki, Rusya'nın bir dünya gücü olduğuna dair inancı yıktığında bundan teknolojik kapasite de nasibini aldı. 

Daha sonra Sovyetler Birliği'nin yıkılışını takip eden dönemde Rusya Federasyonu Sovyetler Birliği'nin içerisinden doğan en büyük devlet olarak doksanlarda ortaya çıktığında bu inançsızlık üzerine kuruldu. Ancak realitede Sovyetler Birliği mirası Lomonosov Devlet Üniversitesi, birçok teknik üniversite ve bilimsel kuruluşlar varlığını devam ettirdi. Rusya'nın taze bir güç olarak kurulduğu ilk dönemlerde içerisinde birçok petrol oligarklarının bulunduğu, iktisadi göstergelerin parlak olmadığı, kendi içerisinde Çeçenistan gibi sorunlu bölgelerin barındırdığı, çevre ülkeler ile veya Batılı devletlerle ilişkilerin belirsizliğini sürdürdüğü düşüldüğünde, o dönemde dünyayı şekillendiren teknolojinin devlet gündemine alınması zordu. 

Bu, ancak 2009'da Dimitriy Medvedev'in "Rusya, İleri (Россия, вперёд!)" makalesinde oluşturulan vizyon ile gerçekleştirildi . Bu vizyon Rusya ekonomisini ve toplumunu modernleştirmeyi, ülkenin petrol ve gaz gelirlerine bağımlılığını azaltmayı ve yüksek teknoloji ve inovasyona dayalı çeşitlendirilmiş bir ekonomi yaratmayı amaçlamaktaydı. Medvedev, ekonomik modernleşme için beş temel alan belirledi:

1- Enerji verimliliği ve yeni yakıtlar.

2- Tıbbi teknolojiler ve ilaç.

3- Nükleer enerji Mühendisliği.

4- Bilişim.

5- Uzay ve telekomünikasyon. 

Bununla birlikte IT inovasyonuna da ağırlık verildi. Bu dönemde e-hükümet, e-bankacılık, e-eğitim gibi çevrimiçi hizmetler geliştirildi. Bu makaleden bir kaç ay sonra Moskova'nın Skolkova bölgesinde teknolojik "ar-ge"nin özel yatırımcılar liderliğinde geliştirilebileceği, Amerikan "Silikon Vadisi" benzeri bir girişim oluşturuldu. Kurulan bir inovasyon merkeziydi ve yatırım dört milyar dolar tutarlarına varıyordu. Medvedev, Skolkova İnovasyon Merkezi'nin kuruluşuyla birlikte hırslı planını açıkladı.

2009 ile 2013 arasında Rusya'nın IT yatırımları iki kat arttı. 2012'de Rus IT şirketleri, yaklaşık 16 ila 20 milyar dolar değerindeki ürün ve hizmetleri ile küresel pazarın yüzde 1'ini kontrol ediyordu. Rusya, 1,5 milyar dolarlık IT hizmeti ihraç ediyor ve ülkenin IT endüstrisinde 300.000'den fazla kişi çalışıyordu. Bu dönemde bir kaç başarısız girişim de oldu. Özellikle Amerika'nın uyguladığı yaptırımlar ile Silikon Vadisi'ndeki Rus şirketlerinin ve Rus yazılımcıların durumları zora girdi. Moskova'da kurulan Skolkova İnovasyon Merkezi'ne çekilmek istenen dış ilgi bu süreçte zarar gördü. 

2014'te Rusya Başbakanı Medvedev tarafından 2014-2020 dönemi için IT stratejik gelişme planı oluşturuldu. Plan, belgelerin dijitalleştirilmesi, ülkedeki İnternet erişiminin genişletilmesi ve Rusya'da üretilen bilişim verilerini depolamak için veri merkezlerinin oluşturulması için öneriler içeriyordu. Günümüze gelene kadarki Rusya'nın teknoloji vizyonu böylece oluşturuldu. Ancak Rusya'nın 2014 yaptırımlarının etkisini geride bırakması ve ekonomisinin enerji ihracı yoluyla iyi sinyaller vermesi ile birlikte 2019 itibarıyla teknoloji alanında daha cesur kararlar alınmaya başlandı. 2019'un ortalarında "bağımsız internet"in gerekliliği konuşulmaya başlandı. Siberbank teknoloji ve inovasyon alanında çok büyük yatırımlara girişti ve böylelikle dünyanın inovasyona en çok yatırım yapan bankası oldu.

Devlet Başkanı Putin, Skolkova İnovasyon Merkezi'ne ek olarak o büyüklükte üç tane daha merkezin kurulması gerekliliğini kabul etti. Silikon Vadisi'nde veya diğer teknoloji vadilerinde çalışan yazılımcıların Rusya'ya dönmesi için özel teşvikler oluşturuldu. Çin ile ilişkilerin önemli bir kısmı teknolojik gelişmeleri ihtiva etmekteydi. Özellikle e-ticaret sitelerinin gelişmesinde ve Huawei liderliğinde oluşturulan 5G internet yatırımları ön plana çıktı.

Yazının tamamını okumak için tıklayın

Etiketler:  Rusya