Rusya'nın Doğu Akdeniz politikası

Rusya'nın Doğu Akdeniz politikası

29 Nisan 2021 Perşembe  |   Günlük

Doğu Akdeniz, 2010'ların başından bu yana artan hidrokarbon sismik araştırma, keşif ve sondaj faaliyetleri, son dönemde birbiriyle çelişen deniz yetki alanları anlaşmaları ve donanmaların da devreye girmesiyle gerilimli bir bölgeye döndü. 

Rusya da bölge ülkeleriyle yakın enerji ve savunma işbirliklerini de kullanarak bölgedeki varlığını güçlendiriyor. 

Kremlin, Suriye'de Devlet Başkanı Beşar Esad'ı desteklediği iç savaş boyunca Tartus deniz üssünü 500 milyon dolarlık yatırım yaparak büyüttü. Yunanistan'daki-Girit'te kurulmadan bekliyor olsa da-ve Mısır'daki S-300 füze savunma sistemleri ile Türkiye'ye teslim ettiği S-400'lerle, Libya'daki iç savaşa müdahil olarak konuşlandığı havalimanları ve ülkedeki helikopter üsleriyle konumunu güçlendirdi. 

Bölgedeki gerilimlerde, Rumlar, Türkler, Libya'daki taraflar ve Suriye hükümetiyle yakın ilişkilerini kullanarak arabulucu rol üstlenmeyi de önerdi. 

Avrupa'nın doğal gaz ihtiyacının önemli bir kısmını da sağlayan Rusya, Doğu Akdeniz'de son 10 yılda bulunan ve enerji kaynağı çeşitliliğini artıracak olan doğal gaz kaynaklarının, kendi ülkesine olan bağlılığı sonlandırmasından kaygı duyuyor. Bu sebeple son birkaç yılda Mısır, Libya ve Suriye açıklarındaki hidrokarbon yatakları için de anlaşmalar imzalamaya başladı.

Yönetimde ikiye bölünmüş olan Kıbrıs adası çevresinde bulunan hidrokarbon yatakları için Kıbrıs Cumhuriyeti uluslararası bazı enerji firmalarıyla anlaşma imzalamışken Kuzey Kıbrıs'taki Türk yönetimi de, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'na (TPAO) ruhsat verdi. 

Ruhsat verilen parseller, Türkiye ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin deniz yetki alanları tezleriyle çelişiyor. 

İsrail kıta sahanlığındaki doğal gazın Avrupa'ya ulaşması için ise Avrupa Birliği ortaklığında bir doğal gaz boru hattı projesi için mutabakat sağlandı. Türkiye, İsrail gazının kendi toprakları üzerinden halihazırda var olan boru hatlarıyla Avrupa'ya iletilmesinin çok daha uygun maliyetli ve teknik olarak daha kolay olduğunu savunuyor. İsrail ile Türkiye arasındaki normalleşme için de karşılıklı olumlu mesajlar gelmeye başladı. 

Son yıllarda Kıbrıs, Yunanistan, İsrail, İtalya ve Mısır'ın yer aldığı enerji ve savunma işbirliği anlaşmaları imzalanıyor. Bu anlaşmaların yanı sıra, gerilimin arttığı 2020 yazından bu yana zaman zaman Fransa, İtalya, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin de yer aldığı askeri tatbikatlar yapılıyor. 

Türkiye, Kasım 2019'da Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarını resmiyet altına almak için Libya ile anlaşma imzaladı. Bu anlaşmaya itiraz eden ve Türkiye ile Ege Adaları'nda da gerilim yaşayan Yunanistan ve Mısır da Ağustos 2020'de bir anlaşma imzaladı. 

Türkiye, bu anlaşmaya itiraz etmekle birlikte Mısır'ın Türkiye'nin bazı tezlerine hassasiyet gösterdiği gerekçesiyle Kahire yönetimine olumlu mesajlar verdi. Mayıs ayında iki ülke arasında dışişleri bakan yardımcısı düzeyinde doğrudan ziyaret ve görüşmeler başlıyor. 
 


 

Peki bu jeopolitik rekabette, bölgedeki birçok ülkeyle çok yakın ilişkileri olan Rusya'nın rolü ne? 

Rusya'nın Doğu Akdeniz'deki bölge ülkelerinin birçoğuyla yakın işbirliği var. 

Kıbrıs Cumhuriyeti ve Yunanistan ile tarihten gelen ekonomik işbirliği; 2014 sonrası Libya'daki iç savaşta aynı tarafta yer aldığı Mısır'la yakınlaşma; Suriye savaşında ülkede varlığını artıran ve tehdit olarak gördüğü İran destekli gruplara karşı Moskova'dan destek isteyen İsrail'le işbirliği; Libya'da 2014'ten bu yana savaşan ve geçtiğimiz yıl Ekim ayında ateşkes imzalayarak birlik hükümeti kuran taraflarla yakınlık, bunlar arasında öne çıkanlar. 

Türkiye de dahil tüm bu ülkeler Rusya'yı Batı'yla ilişkilerinde Soğuk Savaş döneminden bu yana bir denge unsuru olarak gördü. Washington veya Avrupa ülkelerinin savunma ihtiyaçlarına yetmediğini düşündüğü noktada Moskova'yla savunma anlaşmaları imzaladı. 

Rusya'nın bölgedeki asıl izi ise Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşta koltuğunu korumasına yardımcı olduğu Beşar Esad yönetimi üzerindeki etkisiyle görünür oldu. 

Gerilimin arttığı 2020'den itibaren Doğu Akdeniz'de daha aktif rol oynamayı hedefleyen Rusya, önce arabuluculuk yapabileceğini duyurdu. 

Eylül 2020'de Kıbrıs'a bir ziyarette bulunan ve bölünmüş Lefkoşa şehrinin Rum tarafında Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis ile görüşen Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Türkiye ile ilişkileriniz için, iki tarafın da çıkarına olacak şekilde, adil ve uluslararası hukuk temelinde karar almaya yönelik bir diyalog geliştirmeye katkıda bulunmaya hazırız dedi. 

Ardından Mart 2021'de Suriye hükümeti ile enerji anlaşması imzalayarak Doğu Akdeniz enerji sahasına bir adım daha atmış oldu. 

Suriye'de Esad'a yakın ve devlet destekli yayın kuruluşlarının 16 Mart'ta yayımladıkları haberlere göre iki Rus firması Capital Limited ve East Med Amrit, Suriye'nin Petrol ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı'yla, ülkenin kara sularında sismik araştırma anlaşması imzaladı. 

Bu haberlere göre anlaşma ilk aşamada dört yıl için geçerli ancak uzatılabilir. 

Aslında bu anlaşma, Doğu Akdeniz'de paylaşımın daha başları sayılan 2013'te Rus enerji şirketleriyle imzalanan bir mutabakatın güncellenmesi ve uygulamaya koyulması oldu. 

Rusya'nın bölgede ilk enerji anlaşmasını imzaladığı Suriye, ülkenin Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra eski Sovyet bölgesi olmadığı halde doğrudan asker göndererek savaşa müdahil olduğu ilk ülke olması açısından da önemli. 

Suriye açıklarındaki donanma üssünde bulunan Rus donanması varlığı, ülkedeki iç savaşla birlikte daha da güçlendi. 

Doğalgaz arama anlaşmasıyla aynı sıralarda, Mart ayı sonunda Rusya, burada 10'dan fazla savaş gemisine Baltık Denizi'nden getirdiği yeni savaş gemilerini de ekledi. Bu takviyenin Suriye savaşındaki pozisyonunu güçlendirme amaçlı yapılmış olabileceği de gündeme geldi.

Kıbrıs'la tarihi yakın ilişki devam ediyor

Avrupa Birliği'ne (AB) girdiği 2004 yılına kadar Bağlantısızlar Hareketi'nin üyesi olan Kıbrıs Cumhuriyeti ve Rusya arasında Soğuk Savaş döneminden gelen yakın askeri ve ekonomik ilişkiler var. 

Kıbrıs, Sovyetler döneminde alınan birçok ağır silah ve tankın yanı sıra, 1997 yılında Rusya'dan S-300 hava savunma füzelerini satın almıştı. Türkiye'nin itirazı sonrası bu füzeler Yunanistan'a teslim edilerek Girit adasına konuşlandırılsa da iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiler yıllar içinde daha da gelişti. 

Rusya, Kıbrıs üzerinden bu kez Türkiye ile benzer bir yakınlaşmanın kapılarını 1974'te Türkiye'nin Kıbrıs'a askeri müdahalesi sonrası Batı'nın Türkiye'ye yönelik askeri ambargosu sırasında da açmış; ardından Ada'da çözüm için elinden gelen desteği vereceğini açıklamıştı. 

2000'li yılların başında Güney Kıbrıs'taki yabancı turistlerin dörtte birini Rus turistler oluşturuyor; ülke, Rusların en fazla yatırım yaptığı ülkeler arasında üçüncü sırada yer alıyordu. Bunların sebepleri arasında Rum bankaların yasalar ve mali kurallar sebebiyle Rus sermayesi için son derece özgür bir alan olması da vardı. 

2011'de Yunanistan'ı vuran ekonomik kriz Kıbrıs'ı da sert bir şekilde etkilediğinde Rusya'da Kıbrıs bankalarına giden sıcak para, Ada'daki bankaların sermayesinin yarıya yakınının kaynağının Rus menşeli olmasına yol açtı. Karşılığında da "acil hallerde kullanmak üzere" bazı hava ve deniz üslerinin Rus ordusu tarafından kullanılması iznini aldı. 

Pentagon'un Suriye'de PYD'ye yaptığı yardımlar ve Fethullah Gülen'in iadesi talebine karşılık verilmemiş olması gibi sebeplerle ABD ile gerilim yaşayan Türkiye de 2016 sonrası birçok alanda Rusya'yla işbirliğine gidince; Rusya Kıbrıs'ta Rumlar ve Türkler arasında arabulucu olmayı teklif etti. Bu süreçte iki tarafla da doğrudan gerilimden kaçınarak hidrokarbon faaliyetleri için anlaşma imzalamadı. 

Rusya'dan bu gerilimle ilgili en net ve sert açıklama, Temmuz 2019'da Türkiye Kıbrıs'ın doğusuna Yavuz sondaj gemisini gönderdiğinde geldi: 

"Bölgedeki gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Kıbrıs'ın egemenliğinin ihlâl edilmesinin, Kıbrıs sorununa kalıcı, adil ve uygulanabilir bir çözüm için şartların sağlanmasına yardımcı olmayacağına inanıyoruz. 

"Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılması için, toplumlararası müzakere sürecinin en kısa sürede yeniden başlamasına duyulan ihtiyaç ortadadır. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin daimi üyesi olarak, bu girişimleri desteklemeye hazırız." 

Sadece Türkiye'nin tanıdığı, tek taraflı ilan edilen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ise Rusya da tanımıyor. 

Yunanistan'la Rusya arasında da dönem dönem inişli çıkışlı seyreden ama özellikle ekonomi alanında AB ülkeleri arasında dikkat çeken yakın ilişkiler var. 

2020'de Türkiye ile Yunanistan arasında hem Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon yatakları hem de Ege adaları üzerinden yükselen gerilimde de Rusya, Türkiye ile Yunanistan arasında da arabuluculuk önerisi yapmıştı. 

Aynı dönemde ABD'nin Kıbrıs'a uyguladığı askeri ambargoyu hafifleteceği açıklaması sonrası Rusya, Doğu Akdeniz'deki güçlü donanma varlığını hatırlatacak bir hamle yaptı ve atış eğitimi yapacağını duyurdu. Türkiye'nin sismik araştırma gemilerinin çalıştığı bölgede yapılan eğitimin NAVTEX ilanı da Türkiye'den geldi. 

Rusya ile Türkiye ve Yunanistan'ın doğalgaz alanında da işbirliği var. Rusya'dan çıkan doğalgaz, Karadeniz üzerinden Türk Akımı boru hattıyla doğrudan Türkiye'ye ulaştırılıyor. Bu doğalgazın Yunanistan'a Trakya'dan gaz aktarımına yarayan Trans Adriyatik Boru hattı Projesi'ne (TAP) ile birleşmesi için görüşmeler de yapılmıştı. 

TAP, Azerbaycan'ın Şah Deniz 2 sahasından çıkarılan doğalgazı, Türkiye'den geçen Trans Anadolu Boru hattı Projesi (TANAP) ile doğrudan Yunanistan'a, oradan da Avrupa'ya iletiyor. 

Doğu Akdeniz'de Avrupa için kritik seviyede hidrokarbon zenginliği keşfedilmesi, kendi topraklarından çıkan doğalgaza ihtiyaç duyan Avrupa ülkelerinin yönünü değiştireceği için Rusya için ekonomik bir kaygı da yaratıyor. 

Ege Denizi'ndeki gerilim sürerken bazen Atina, bazen Ankara'dan yana açıklamalar yapan Rusya'nın, iki ülkeyle de ilişkilerini korumak için dengeli bir politika izlediği söylenebilir. 

İsrail-Lübnan anlaşmazlığı 

Rusya'nın Mart ayında Suriye ile doğalgaz arama anlaşması yaptığı alanlar, aslında Suriye ile Lübnan arasındaki ihtilaflı alanları da kapsıyor. Bu sebeple anlaşma Beyrut'ta tepkiyle karşılandı. 

Lübnan'la İsrail arasında da deniz yetki alanları konusunda uzlaşmak üzere geçen yılın sonbahar aylarından bu yana görüşmeler yapılıyor. Lübnan'la Doğu Akdeniz'deki konumunu netleştirme müzakerelerine devam eden İsrail, Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nun da bir parçası. 

Eylül 2020'de Kahire'de imzalanan kuruluş anlaşmasıyla "doğalgaz ihracatını teşvik etmek isteyen" altı ülkenin resmi bir statü kazandırdığı Forum'da İsrail'in yanı sıra Mısır, Yunanistan, Kıbrıs, İtalya ve Ürdün yer alıyor. AB'nin ve ABD'nin açık desteğini alan bu Forum da Rusya için ticari bir risk doğuruyor. 

ABD Jeolojik Araştırma biriminin 2010'da yaptığı bir çalışmaya göre, Suriye, Lübnan ve İsrail'in münhasır ekonomik bölgesinde toplam 1,7 milyar varillik çıkarılabilir petrol ve 112 trilyon kübik feetlik doğalgaz olma ihtimali var. 

Rusya, 2018'de de Lübnan'la kara sularında hidrokarbon arama faaliyetleri için mutabakat imzalamıştı. Ancak Lübnan ve İsrail arasındaki deniz yetki alanları anlaşmazlığı çözülemeyince, mutabakat hiçbir zaman uygulanmadı. 

Mısır'da 2013'te darbeyle yönetime gelen Abdülfettah Sisi'nin Arap ülkeleri dışında ziyaret ettiği ilk yabancı ülke, Şubat 2014'te Rusya oldu. Rus lider Putin de bir yıl sonra, Şubat 2015'te Kahire'ye gitti. Bu ziyaretler, Rusya'dan Mısır'daki yeni yönetime S-300 savunma sistemi, savaş uçakları, helikopterler ve bir savaş gemisi satışının önünü açan yakın bir savunma ve ekonomik işbirliğini getirdi. 

2016'dan başlayarak Sina yarımadasındaki radikal gruplara karşı iki ülke arasında ortak askeri tatbikatlar da başladı. Kahire ve Moskova, Libya'daki Ekim 2020'deki ateşkes anlaşmasına kadar süren iç savaşta da aynı tarafı; Trablus hükümetine karşı savaşan General Halife Hafter'i destekledi. 

Rusya ve Mısır, gelişen savunma işbirliği kapsamında 2019'da tarihlerinin en büyük ortak tatbikatını gerçekleştirdi. Yeni savaş uçaklarının satışı için de anlaşma imzalandı. 

Mısır açıklarında bulunan zengin hidrokarbon yataklarında da Rus şirketlerin payı var. 2017'de Rus devlet enerji şirketi Rosneft, Zohr doğal gaz sahasında yüzde 30'luk bir hisse satın almıştı. 

Rusya'nın Libya'da da faaliyet yürütmek için ruhsat aldığı doğal gaz sahaları var. 

Ortak tatbikatların arttığı, hidrokarbon yataklarının önem kazandığı bu dönemde Rusya'nın hem savunma hem enerji alanında bölgedeki varlığını sağlamlaştırması, bölge ülkeleriyle yakın ilişkiler kuran İtalya ve Fransa başta olmak üzere Avrupalı aktörlerle ilişkilerinde de elini güçlendiriyor.

(BBC Türkçe)

Etiketler:  Enerji