Rusya, devlet ve rüşvet

Rusya, devlet ve rüşvet

28 Ocak 2021 Perşembe  |   MG Özel

Hazal Yalın

Bu yazı, henüz yayınlanmamış bir Rusya kitabından; bu nedenle en son istatistikler, en son veriler yok. Ne var ki, 23 Ocak protestolarının arkasından yaygın bir şekilde dile getirilen “Rusya’da yolsuzluk karşıtı hareket” iddiaları üzerine, yayınlanmasında fayda olduğunu düşünüyorum. Zira, geçen gün de yazdığım gibi, bu protestoların tetikleyicisi, hiç de yolsuzluklar değil. Bu yazıda, Rusya’da yolsuzlukların genel durumu ve son beş yıldır aralıksız sürdürülen yolsuzluk operasyonlarının siyasi nedenleri ve sonuçları üzerinde durmaya çalışıyorum.

***

Rusya’nın Sovyetler Birliği sonrası polis teşkilatıyla ilgili başta gelen gözlemlerden biri, rüşvetin yaygınlığıdır. Volkan Özdemir, epeyce geç bir dönemde, 2000’lerin ortasında Moskova’da polislerle tanışmasını anlatır. Özdemir ve arkadaşının yabancı olduğunu fark eden polis önce belgelerini inceler, sonra bir bahaneyle eksik bulur (istenince her tür eksik bulmak mümkündür tabii) ve rüşvet ister. 

“500’e in” deyince cevabı ders niteliğindeydi: “Bak, burası dev bir ülke Rusya, burası onun büyük başkenti Moskova ve burası da şehrin en popüler yerlerinden Arbat. Ben burada bu kadar ucuza çalışmam!”  

Özdemir ve arkadaşı, polisle 1.500 rubleye anlaşırlar ve ödemeyi yaparlar. Ancak ya başka polis de durduracak olursa? 

Bunun üzerine polis şöyle dedi: “Bakın benim adım Sergey. Bu alan benden sorulur, burada böyle bir olay tekrarlanmaz. Kazara durdurulursanız benim adımı verin, söz veriyorum güven altındasınız.” 

Cevaba güler misin ağlar mısın derken Sergey devam etti: “Yalnız akşam dönerken tren istasyonunda dikkatli olun, orası başkasının mıntıkası. Dikkat çekmemek için yan yana yürümeyin, aranızda yüksek sesle Türkçe konuşmayın ve tedirgin görünmeyin.” 
… 
Söz konusu olaydan üç-dört saat sonra istasyona doğru gitmek için Arbat sokağından çıkarken arkadaşı bir başka polis durdurdu. Bunun üzerine öğlen yaşadıklarımızı anlatıp Sergey’in adını verdik. Polis, Sergey’le irtibata geçip, “Yanımda iki Türk var” diyerek bizi tarif etti. Bunun üzerine Sergey, “Onlar benim konuklarım” deyince polis bizi serbest bıraktı. Sergey sözünde durmuştu!  

Bu, o yıllarda Rusya’nın her yerinde karşılaşabileceğiniz bir sahnedir; ancak ben, devlet otoritesinin zayıf olduğu bir ortamda bile güvenlik aygıtının hızla örgütlenmesine dikkat çekmek istiyorum. Bir başka deyişle, burada sadece bir rüşvet ağı yok, aynı zamanda bir tür devlet örgütleme girişimi var, bir “devletlilik” var. Bu devletlilik gayrimeşru bir ağ içinde kuruluyor ama meşrusunun olmadığı yerde gayet işlevsel, zira devletin işlevlerini de yerine getirmeye devam ediyor. Benzeri başka yerlerde zorlukla görülebilecek önemli bir farklılıktır bu; başka yerlerde rüşvet ve yolsuzluk, devlet otoritesi zayıfladıkça kalan otoritenin de daha çok parçalanmasına hizmet ederken, Rusya’da rüşvet, belli bir ölçüde, otoritenin devamlılığının sağlanması için gelir kaynağıydı. Bu, 17. yüzyıl sonrasında Osmanlı kalem sınıfının iratlarının büyük bölümünü rüşvet yoluyla sağlamasına benzetilebilir.  

Rüşvet ve yolsuzluk devlet açısından olduğu gibi geniş kitleler açısından da Rusya’nın temel problemlerinden biri olarak görülüyor. Bununla birlikte, Transparency International’ın bir araştırmasına göre Rusya halkının yüzde 56’sı, yurttaşların yolsuzlukla mücadeleye kişisel katkı sunamayacaklarını düşünüyor. Bir başka deyişle, yolsuzlukla mücadele, olması gerektiği gibi, devletin görevi sayılıyor. Aynı örgütün 2013 tarihli “Global Corruption Barometer” derlemesine göre Rusya halkı, şu devlet organları mensupları arasında yolsuzluğun kesinlikle mevcut olduğunu düşünüyor: 

Devlet memurları-yüzde 92; polis-89; adliye-84; yasama organı-83; siyasi partiler-77; sağlık-75; eğitim-72; ordu-70; medya-59; iş-57; STÖ-45; dini kurumlar-40. (Yerel araştırmaların toplamına göre ise 2016’da Rusya vatandaşlarının yüzde 34’ünün şu veya bu şekilde rüşvet vermek zorunda kaldıkları ortaya çıkıyor.)  

Demek ki, rüşvet soruşturmaları ve ceza davaları, “devletliliği” tahkim etmenin ikinci en temel yolu. Bu yol, aynı zamanda siyasi iktidar odağını da tahkim ediyor ve siyasi tasfiyeleri meşrulaştırıyor.  

Diğer bir yolu, ceza davaları açılması. 2012’den itibaren yolsuzluğa karşı açılan ceza davalarının sayısı, somut bir fikir verebilir. (Yabloko partisine göre, 2016 itibarıyla yolsuzluk soruşturmalarının sadece yüzde 10 kadarı dava konusu olmuştu.) Mahkemeye yansıyan yolsuzluk davaları, 2012’de 9.811 taneydi. Daha sonraki yıllarda bu davaların sayısı sırasıyla şu seyri gösterir:

2013-12.165; 2014-13.037; 2015-13.996; 2016-13.774. 2013’deki yüzde 25’i bulan artış dikkat çekici. Ayrı aralıkta bu davalardan sırasıyla şu kadar insan ceza aldı: 2012- 6.014; 2013-8.607; 2014-10.784; 2015-11.499. 2018, öyle sanıyorum ki, yolsuzluk davalarının rekor yılı oldu: o yıl 15 binin üzerinde devlet görevlisi ceza aldı. Yıllık 13-14 bin davayı kapsayan bu trend aşağı yukarı aynı tempoda devam ediyor. (Örneğin, 2019’un ilk 9 ayı itibarıyla ceza davasına konu olan yolsuzluk olaylarının sayısı 11.600 civarıydı.)  

Öyle görülüyor ki başta güvenlik teşkilatı (polis ve ordu; kurumsal olarak içişleri ve savunma bakanlıkları) olmak üzere devlet organlarının alt ve orta düzey mensupları arasında rüşvet ağı, son yıllarda gerçekten daralıyor. Ne var ki ağ sadece oralarda örgütlü değil. Daha tehlikeli olanı, yukarılarda kurulan rüşvet ağları. Bunların kapsamını ve bunlarla mücadelenin ciddiyetini kesin olarak bilmek mümkün değil. Ancak gene de kimi sayılar ve örnek olaylar, önemli tasfiyeler yaşandığını gösteriyor. Ceza davalarına konu olan iddianamelere bakılırsa, 2012-2016 arasında yolsuzlukların kamuya maliyeti şöyleydi (milyar ruble): 2012 -21,8 (yaklaşık 700 milyon dolar); 2013-32,8 (yaklaşık 1 milyar dolar); 2014-29,6; (yaklaşık 250 milyon dolar) 2015-38,3 (yaklaşık 520 milyon dolar); 2016-111,3 (yaklaşık 1 milyar 800 milyon dolar). Dava sayısı aşağı yukarı aynı kalmakla birlikte açığa çıkan kamu zararı oranının neredeyse üç katına (dolar kuruyla 2,6 katına) tırmanmış olması, rüşvet olaylarının o yıl arttığını değil, sadece o yıl daha büyük rüşvetçilere (yüksek bürokrasinin en azından bir kesimine) savaş açıldığını gösteriyor. Nitekim, 2016 itibarıyla 1 milyon rublenin üzerinde rüşvetin söz konusu olduğu davaların oranı yüzde 1,3’dü. Bununla ilgili bir başka gösterge de, ortalama rüşvet miktarına dair Rusya İçişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan verilerdir: buna göre 2010’da 61 bin ruble (yaklaşık 2.000 dolar) olan bu miktar, 2016’da 328 bin rubleye (yaklaşık 5.500 dolar) çıktı.  

Rusya’da adeta geleneksel olarak, yüksek bürokratlar ancak emekliliklerinden sonra yolsuzluk davalarına konu olurlardı; ancak bu tablo da 2012’den itibaren değişti. Novaya Gazeta’nın 2008-2016 yıllarındaki ilk 20’sini şu isimler ve tutarlar oluşturuyor (soruşturmaların başlangıç tarihleriyle, dolar sıralamasına göre):  

Aleksey Kuznetsov (2012), Moskova oblasti Maliye Bakanı; 11 milyar ruble (330 milyon dolar). 

Dmitriy Zaharçenko (2016), İçişleri Bakanlığı Ekonomik Güvenlik ve Yolsuzlukla Mücadele dairelerinden birinin başı; 8,5 milyar ruble (130 milyon dolar). 

Yevgeniy Adamov (2008), Rusya eski Atom Enerjisi Bakanı; 3 milyar 200 milyon ruble (100 milyon dolar). 

Yevgenya Vasilyevna (2012), Savunma Bakanlığında daire başkanı; 1—3 milyar ruble (30 — 90 milyon dolar). 

Aleksey Bojanov (2013), Rusya eski Ziraat Bakanı; 1,1 milyar ruble (35 milyon dolar). 

Oleg Donskiy (2011), Ziraat Bakanlığında daire başkanı; 800 milyon ruble (30 milyon dolar). 

Vyaçeslav Gayzer (2015), Komi Cumhuriyeti Başkanı; 1 milyar ruble (20 milyon dolar). 

Gennadiy Lopıryov (2016), Kuzey Kafkasya Bölgesi Savunma Hizmetleri Komutanı; 1 milyar ruble (15 milyon dolar). 

Aleksandr Horoşavin (2015), Sahalin oblasti Valisi; 522 milyon ruble (10 milyon dolar). 

Denis Sugrobov (2015), İçişleri Bakanlığı Ekonomik Güvenlik ve Yolsuzlukla Mücadele Başkanı; 218 milyon ruble (4 milyon dolar). 

Vyaçeslav Trofimov (2010), Moskova oblast Savcı Yardımcısı; 110 milyon ruble (3.7 milyon dolar). 

İgor Puşkaryov (2016), Vladivostok Valisi; 160 milyon ruble (2,5 milyon dolar). 

Aleksey Ulyukayev (2016), Rusya Ekonomik Gelişme Bakanı; 130 milyon ruble (2 milyon dolar). 

Anatoliy Serdyukov (2013), Rusya Savunma Bakanı; 56 milyon ruble (1,8 milyon dolar). (Serdyukov’un ceza davası düşürüldü.)  

Vyaçeslav Dudka (2011), Tula Valisi; 40 milyon ruble (1,4 milyon dolar). 

Andrey Şişkin (2013), Rusya Devlet İnşaat İşleri Başkan Yardımcısı; 30 milyon ruble (1 milyon dolar). 

Grigoriy Pirumov (2016), Rusya Kültür Bakanı Yardımcısı; 50 milyon ruble (750 bin dolar). 

Nikita Belıh (2016), Kirov oblasti Valisi; 24 milyon ruble (350 bin dolar). 

Yevgeniy Urlaşov (2016), Yaroslavl Belediye Başkanı; 14 milyon ruble (200 bin dolar). 

Aleksandr Sorokin (2016), Rusya Soruşturma Komitesi yetkilisi; 3,3 milyon ruble (50 bin dolar). 

Bu davalar 2018 ve 2019’da da hız kesmeden devam etti. 2018’de 11 belediye başkanı, oblast ve cumhuriyetlerde 11 yüksek bürokrat ile federal hükümete bağlı 13 yüksek bürokrat ile milletvekili tutuklandı. Bu, son 30 yılın en yüksek sayısı. Keza, toplam 65 milyar ruble (1 milyar doların üzerinde) kamu zararı tespit edildi.  
 

Yolsuzluğa karşıyız...

 

2019’a biraz daha yakından bakalım:  

Ocak ayında Federasyon Sovyeti (Senato) üyesi senatör Rauf Araşukov, senato binasında tutuklandı. Araşukov hakkında üç başlıkta suçlamalardan başka (cinayet, şahitlere baskı, suç örgütü üyeliği) doğal gaz hırsızlığından 30 milyar rubleyi (yaklaşık 500 milyon dolar) aşkın yolsuzluk da var.  

Mart ayında “Açık Hükümet Faaliyetleri Koordinasyon Bakanı” (Rusya federal hükümetinin en genç bakanlarından biriydi) Mihail Abızov tutuklandı. Abızov’un 2011-2014 arasında 4 milyar rubleyi (yaklaşık 70 milyon dolar) aşkın yolsuzluğa karıştığı iddia ediliyor.  

Gene aynı ay, Uzakdoğu Gelişme Bakanı Viktor İşayev tutuklandı. İlkin İşayev’in 2014-2017 arasında 1 milyar ruble (16 milyon dolar) yolsuzluğa karıştığı iddia edildi, daha sonra bu miktar 5 milyon rubleye (80 bin dolar) düşürüldü.  

Nisan ayında, FSB’nin ekonomik güvenlik masası bankacılık şubesinin başındaki Kiril Çerkalin tutuklandı. Çerkalin’in çok sayıda gayrimenkulden başka 100 milyon dolara yakın da nakdi bulunuyordu. Ancak tutuklanmasına neden olan, 850 bin dolarlık bir rüşvet olayı.  

Gene aynı ay, Moskova barosundan Sergey Yuryev, Federal Havacılık Ajansı’nı 1 milyar rublenin (15 milyon dolar) üzerinde soymakla suçlanarak tutuklandı. Yuryev’in davası daha ziyade evrakta sahtecilikle ilişkili.  

Haziran ayında Yakutya Başkan Yardımcısı Vasiliy Gogolyov tutuklandı. Gogolyov, değeri 114 milyon ruble (2 milyon dolara yakın) olan gayrimenkulü mülkiyetine geçirmekle suçlanıyor.  

Eylül ayında, İçişleri Bakanlığı Kamu Düzeni Dairesi Başkanı Aleksandr Melnikov tutuklandı. Melnikov, 100 milyon ruble (1,5 milyon dolar) rüşvet almakla suçlanıyor.  

Aynı ay, kültür bakanlığında önemli bir dairenin başındaki Pavel Molosov, 20 milyon ruble (300 bin dolar) rüşvet alma suçlamasıyla tutuklandı.  

Kasım ayında “Kosmodrom davası” tekrar açıldı. Rusya’nın en önemli uzay üslerinden “Vostok”daki yolsuzluklarla ilgili bu davadaki dolandırıcılık 260 milyon rubleyi (4,5 milyon dolar) buluyor.  

Aynı ay, Arhangelsk oblasti maliyesinin başındaki Sergey Rodionov tutuklandı. Konu, 8 milyon ruble (125 bin dolar) rüşvet.  

Aynı ay, bu defa (hemen bütün yolsuzluk soruşturmalarını yürüten) Rusya Soruşturma Komitesi’nin Sverdlov oblasti şube başkan yardımcısı Mihail Busılko tutuklandı. Suçlama konusu, 18 milyon ruble (300 bin dolar) rüşvet. Olay, bir avukatın şikâyetiyle ortaya çıktı: Busılko, mahkemeye gönderilmiş bir ceza davasını kapatmak için avukattan rüşvet istemişti.  

Demek ki, 2008-2019 yılları arasında sayısı 50’yi aşmayan büyük yolsuzluk davasında tespit edilmiş olan kamu zararı, 2,5 milyar dolara yakın.  

Yüksek bürokraside yolsuzluk soruşturmalarıyla yaşanan tasfiyeler sadece rüşvetten kaynaklanmıyor; siyasi ve iktisadi bir altyapısı da var. Yüksek bürokratların ve siyasetçilerin orta ve büyük şirketleri söğüşleyerek zenginleşmeleri, onları aynı zamanda siyasi güç odakları haline getiriyor. Dolayısıyla bunların tasfiyesi sadece yolsuzluğa bulaşmış yüksek bürokrasinin temizlenmesinden öte bir anlam taşır. Ancak tekrar etmekte yarar var: bunun tam kapsamını bilmek mümkün değil; zira yüksek bürokrasideki temizlik iktidar mücadelesinin parçası olarak sadece kimi bürokratların temizlenmesinden ibaret de olabilir. Veya, rüşvetin esas mağduru olan orta burjuvazinin bu mağduriyetinin giderilmesi amaçlanıyor da olabilir. Veya, kapitalizmin ideal kapitalist devlet kurallarına uygun işlemesinin (bürokrasi, kapitalizmin sorunsuz işleyişini temin etmekle görevli paralı memurlardır) yolunun düzlenmesi hedefleniyor da olabilir.  

İlk ihtimali genellikle liberal burjuvazi ve mevcut iktidarın çoğunlukla Rusya dışı sol muhalifleri ileri sürüyorlar. Buna göre soruşturmalar ve tutuklamalar, iktidar içinde bir it dalaşından ve pastayı bölüşme kavgasından başka bir şey değil.  

İkinci ihtimal bana pek olası görünmüyor, zira yukarıda da belirttiğim gibi, Rusya’da devlet kapitalizmi, mevcut tekelleri siyasi iktidarın programına uygun hareket etmeye zorlarken, orta burjuvazinin de yükselişini engelliyor. Liberal muhalefetin liderliğini değilse de kitle zeminini ve daha önemlisi siyasi desteğini meydana getiren de çoğu zaman bu orta burjuvazi. Orta burjuvazinin yolsuzluktan mağduriyeti azalıyorsa (istatistiklere bakılırsa öyle de oluyor) bu, sürecin ancak bir yan ürünü sayılabilir.  

Bununla birlikte senatörlere ve bakanlara kadar uzanan soruşturmaların ciddiyeti ve hız kesmediği ve daha önemlisi hedef alınan isimlerin yolsuzluğa batmak dışında ortak bir nitelikleri olmadığı dikkate alınırsa üçüncü ihtimal çok daha akla yatkın görünüyor. Ancak bunun, kapitalizmi “idealleştirmek” dışında bir anlamı daha var. Bu, bana kalırsa, daha ziyade, hükümet tarafından temsil edilen yürütmenin aslında gerçekte memurlar topluluğundan ibaret ve gerçek iktidar odağının başka bir yerde olduğunun altını çizme girişimi. Siyasi iktidar ancak dar bir kadro tarafından üstleniliyor ve geri kalan (görünürdeki) iktidar odakları, bu dar kadronun hışmını her an çekebilecek memurlar topluluğundan ibaret. Doğal ki bu, devlet kapitalizmini siyasi seviyede tahkim ettiği gibi, en tepedeki elitin ortak akılla işleyen kadro hareketine dayanan devlet iktidarını da pekiştiriyor.

Hazal Yalın: Çoğunluğu klasik Rus edebiyatından kırktan fazla çevirisi var. Aralarında Tolstoy, Dostoyevski, Saltıkov-Şçedrin, Gogol, Turgenyev, Puşkin, Zamyatin, Kuprin, Gonçarov, Leskov, Grin, Zoşçenko, Strugatski Kardeşler gibi yazarların bulunduğu çevirileri, İthaki, Kırmızı Kedi, Kitap, Helikopter, Remzi gibi yayınevlerinde çıkıyor. Güncel makaleleri genellikle Yakın Doğu Haber’de Medya Günlüğü’nde yayınlanıyor. @Hazal_Yalin

Etiketler:  Hazal Yalın Rusya