Rus üniversitelerinde durum

Rus üniversitelerinde durum

10 Eylül 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

Planlama, politika, teknoloji, kurumlar ve üniversiteler ülkelerin kalkınmaları açısından önemli başlıklar. Üniversitelerin fonksiyonu da gençleri sadece çeşitli rollere hazırlamak değil elbette. Kültürü geliştirmek, geleceği şekillendirmek, yenilikçiliği teşvik etmek açısından önemli katkıları var. 

Bugün üniversite eğitiminin altyapısı, kalitesi, insan kaynağı, yabancı öğrenci sayısı, eğitim olanakları ve esnekliği gibi konular dikkate alındığında ABD ilk sırada geliyor. Gerçi 1,5 trilyon doları bulan öğrenci borçlarını da bir kenara not etmek gerekiyor. ABD üniversiteleri dünyanın hemen her ülkesinden öğrenci alıyor. Üç yüz binin üzerinde öğrenci ile Çin ilk sırada geliyor. 

Fakat artan maliyetler, rekabet, devletlerin bütçe imkanlarındaki sorunlar, kişisel gelirlerdeki bozulmalar, ekonomilerin farklılaşan ihtiyaçları, gençlerin iş odaklı seçeneklere yönelmesi gibi konular üniversiteler için geleceğin daha zor olacağını gösteriyor. 

Rusya’da da Büyük Petro’dan bu yana eğitim ve üniversiteler her daim önemini korumuş bir konu. Sovyetler döneminde fizik, kimya, matematik gibi alanlarda önemli başarılar elde eden Rus üniversiteleri 90’larda yaşanan bozulmanın etkilerini halen hissediyor kanımca. Bununla birlikte önemli Rus üniversiteleri nükleer, uzay, uçak, enerji ve benzeri endüstrilere önemli bir destek sağlıyor. 

Rusya Federal İstatistik Servisi’nin verilerine göre yüksek öğretim kurumlarının sayısı 1990 yılında 514 iken, 2010 yılında 1115’e yükselmiş. Ancak bu sayı 2018 yılında 766’ya kadar gerilemiş ve azalma sürüyor. Son yıllarda Rusya’da üniversite sayısının azaltılması, bazılarının iyi olanların altında birleştirilmesi ama her halükarda kalitenin artırılmasına dönük bir çalışma yürütülüyor. Tabii en önemli konu kaynak elbette. 

Rusya’da genel olarak bütçeden eğitime ayrılan pay 2000 yılında Gayrisafi Milli Hasılanın yüzde 2,9’u iken 2010 yılında yüzde 4,1’e yükselmiş, 2019 yılında ise yüzde 3,7 olarak gerçekleşmiş. 

Rusya’da üniversitelerin kalitesi artırılmaya çalışılırken kaynak sorunları yanında bazı ilginç gelişmeler de oluyor. Rusya Federal İstatistik Servisi’nin İstatistik Yıllığı’na göre Rusya’da 2010 yılında 7 milyon olan üniversite öğrencisi sayısının 2020 yılında 4 milyona gerilediği görülüyor. Bunda nüfus dinamikleri etkili olduğu gibi, başka faktörler de var. Rusya’da 20-24 yaş arası nüfusun 2011 yılında 12 milyon iken 2020 yılında 7,8 milyona gerilediği görülüyor. Artan yaşam maliyetleri nedeniyle de herkes üniversiteye gidemiyor elbette. Bir de her ülkede olduğu gibi durumu iyi olan ve yurt dışını tercih eden bir kesim var. Ama üniversite çağındaki nüfusun azalıyor olması önemli bir konu. 

Rusya üniversitelerinde 2010 yılında 35.800 olan profesör sayısının 2020 yılında 24 bine, yine 2010 yılında 115.700 olan doçent sayısının da 87.400’e gerilediği görülüyor. 

Diğer taraftan, Rusya üniversitelerindeki yabancı öğrenci sayısının arttığı gözleniyor. 2010 yılında 73.100 olan yabancı öğrenci sayısının 2020 yılında 164.400’e ulaştığı görülüyor. Kazakistan 50.000 öğrenci ile ilk sırada geliyor. Onu Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Ukrayna ve Azerbaycan izliyor. 

Bugün dünyadaki ilk 100 üniversite arasında ABD’nin 56, İngiltere’nin 8 üniversitesi bulunuyor. Türkiye ve Rusya’dan bu grupta üniversite yer almıyor. İlk 200‘de ise ABD’nin 36, İngiltere’nin 11 üniversitesi bulunuyor.  

Bununla birlikte, Times Higher Education adlı kuruluşun en iyi üniversiteler listesine bu sene Rusya'dan çok sayıda üniversitenin girdiği görülüyor. 99 ülkeden 1662 üniversitenin yer aldığı söz konusu listede, Rusya’dan 66 üniversite bulunuyor. 

Rus üniversiteleri içinde ilk sırada Lomonosov Moskova Devlet Üniversitesi (MGU) yer alıyor. Bu üniversite ilk 200’deki tek Rus üniversitesi. 

Moskova Fizik-Teknik Üniversitesi, St. Petersburg Politeknik Üniversitesi, Yüksek Ekonomi Okulu, MİFİ, St. Petersburg Maden Üniversitesi, Rusya Plehanov Ekonomi Üniversitesi ve Don Teknik Devlet Üniversitesi de Rusya’daki önemli üniversitelerden. 

Diğer taraftan, son yıllarda dünya genelinde üniversite eğitiminin geleceği konusunda önemli tartışmalar var. İş hayatının yeni gerekleri, ağırlaşan yaşam koşulları, üniversite maliyetleri gibi hususlar dikkate alındığında dünyada artık üniversitelere olan inancın azalmakta olduğu yönünde istatistikler söz konusu. Turkrus sitesinde yer alan bir habere göre, Rusya’da insan kaynakları portalı SuperJob'un gerçekleştirdiği bir anket liseyi bitirenler arasında yalnızca yüzde 43’lük bir bölümün yüksek eğitim almayı planladığını gösteriyor. Ankete katılanların yüzde 21’i de Rusya’da "kolej" olarak adlandırılan iki yıllık meslek yüksek okullarına gitmek amacında. 

Başka ilginç bir nokta ise Rusya’da yüzde 4-5 seviyelerinde düşük olarak seyreden genel işsizlik oranına rağmen üniversite mezununu işsiz sayısının 8 milyon civarında olması. 

Son dönemde Rusya’nın önemli eğitim kurumu Moskova Devlet Üniversitesi'nde yıllık eğitim ücretinin 241.200 rubleden 404.437 rubleye (5.540 dolar) çıktığı görülüyor. Diğer üniversitelerde de benzer bir durum var. Salgın döneminde önemli sorunlar yaşayan üniversiteler kaynaklarını geliştirmek için önemli fiyat artışları yapmak durumunda kalıyor. Diğer taraftan üniversitelerin burslu kontenjanlarının sayısı ise her geçen gün azalıyor.  

Ortalama profesör maaşlarının OECD ülkelerinin gerisinde olması da ayrı bir husus. Kimi internet sitelerinden görebildiğim kadarıyla örneğin ABD’de ortalama profesör maaşı yaklaşık 8.500 dolar iken Rusya’da 2.000 dolar civarında. 

Bugün dünyadaki iyi üniversitelerin özelliklerine bakıldığında; profesörlerin kalitesi, onlara ödenen iyi ücretler, sınıf mevcutlarının fazla olmaması, düzenli ev ödevleri ve ara sınavların önemi, asistanlar eşliğinde ilave problem çözme saatlerinin bulunması, üniversitelerin araştırma ve materyal alt yapısı, ana dalda uzmanlaşma imkanları yanı sıra öğrencinin ilgi alanına göre ilave ders alabilme imkanları, danışmanlık olanakları, öğrencinin katılımını ve münazara imkanlarını artıran uygulamalar oldukça önem taşıyor. 

Sonuç olarak bütün bu hususlara bakıldığında, Rusya ve Türkiye gibi ülkelerin kalkınmaları açısından büyük önem taşıyan üniversitelerin kalitesi konusunda daha fazla çaba göstermek durumunda olduğu açık. Görebildiğim kadarıyla Rusya’da eğitim, sağlık, büyük Rusya coğrafyasının altyapısı ve bölgelerin tüm talepleri göz önüne alındığında bütçe istenilen imkanları sunamıyor. Bu durum üniversiteler konusuna ya stratejik bir öncelik verilmesini gerektiriyor ya da farklı model ve alternatifleri gündeme getiriyor.

Yazının orijinali için tıklayın

Etiketler:  Rusya