Rasyonel kararlar mutluluğa götürür mü?

Rasyonel kararlar mutluluğa götürür mü?

23 Mart 2021 Salı  |   Serbest Kürsü

Olga Ocaklı

Kararlarımızın ve eylemlerimizin derin temelini oluşturan seçimlerimiz, yaşantımızın akışını belirler. Karar verme anı, farklı zihinsel ve psikolojik faktörlerden etkilenen bilişsel bir süreçtir. Düşünerek karar vermek, yalnız düşünce sistematiği içinde gelen ve insana özgü bir yetenektir. Ancak kararlarımızı verirken gerçekte ne kadar kafa yorduğumuz konusu her zaman net değildir. 

Her karar ve eylem, belirli gelişimsel koşullar içinde kendi kaçınılmaz sonucunu yaratır. Dolayısıyla, sonuç ister olumlu olsun ister olumsuz, sorumluluktan kaçabileceğimiz bir alan yoktur. Evrende sonucu olmayan eylem yoktur. Her etki kesinlikle bir tepki yaratır. Doğu felsefesinde buna ‘Karma’ diyorlar. 

Karar-sonuç olgusu bir örnekle açıklanabilir. Ekonomik olarak dezavantajlı bir ailede doğan, ailesinden sevgi ve ilgi görmemiş bir bireyi hayal edelim. Kötü arkadaşlar edinmiş, okulu bırakmış, hırsızlık yapmış, alkol ve uyuşturucu kullanmış ve sonunda hapse girmiş olsun.  

Bu genç adam ailesini, yaşam koşullarını, eğitim sistemini, devleti, kısaca herkesi suçluyor ama kendi içine bakmıyor. Görünüşe göre bu kişi, ne yaşam yolculuğunu sorguladı ne de kararlarında aklın rehberliğine başvurdu. 

Şimdi de hapisteki gencin aynı mahallede kötü arkadaş çevresine girmiş, sigara ve alkole alışmış bir arkadaşı olduğunu varsayalım. Ancak bu şekilde yaşarken sıra uyuşturucu ve hırsızlığa geldiğinde, genç adam gidişatı sorgular ve hayalindeki yaşamla örtüşmediğini fark eder. Mevcut yaşam rotası ile hayalini kurduğu yaşantıyı karşılaştırmak, eylemlerin sonuçlarına ilişkin gerçekçi bir farkındalık geliştirmesine yardımcı olur.  

İkinci genç adam farkındalık sayesinde talihsiz kararlar vermeden önce bu kararların olası sonuçlarını öngörme olanağı bulur. Böylelikle aile kurmak ve aileye güvenli bir gelecek sağlamak için önce kötü ortamdan uzaklaşmanın, okulu bitirip düzgün bir işte çalışmanın gerekliliği kendiliğinden ortaya çıkar. 

Bu örnekten şu çıkarımı yapabiliriz: Kararlarımızı verme süreci önemlidir ancak kararların verilme amacı ve hedeflerin netliği daha önemlidir. Örnekte anılan ikinci genç yaşam amacını zihninde önceden netleştirmiş olduğundan, kötü arkadaş çevresinden ayrılmayı başarabildi. Kendini gerçekleştirme yolculuğunda ulaşmak istediği yerin bilincinde olamayan ilk genç, kötü arkadaş çevresinde kaldı.  

Her birimiz farklı özellikleri, farklı amaçları, farklı başarma yolları ve kendine özgü yaşam öyküleri olan bireyleriz. Yaşam yolculuğunda taşıdığımız ego ve kimlikler gerçekte önemli değildir. Varış noktasının akıl yoluyla seçilmiş olması, yolculuğun nasıl olduğundan daha önemlidir. 

Kuşkusuz kimse bilerek, isteyerek sağlıksız, huzursuz ve mutsuz bir yaşam sürmek istemez. Buna karşın, pek çokları sağlıksız, huzursuz ve mutsuz insanlar olarak yaşamaya devam ederler çünkü yaşam amaçlarını netleştirmek için kendi akıllarına danışmazlar.  

Üzüntü, öfke, kaygı, gerginlik, kıskançlık gibi olumsuz duygular yaşarken alınan kararların ileride kişiyi mutsuz edecek çıktıları olması beklenen bir durumdur. Öte yandan olumlu duygular içindeyken alınan kararların da kişiyi her zaman mutlu edeceği beklenmemeli. Sürdürülebilir iç huzur ve mutluluğu sağlayacak kararlar, kişinin dingin kafayla akıl süzgecinden geçirerek verdiği kararlardır.

Etiketler:  Olga Ocaklı