Ramazan geldi hoş geldi…

Ramazan geldi hoş geldi…

14 Nisan 2021 Çarşamba  |   Serbest Kürsü

Adnan Genç, serbest gazeteci 

Değerli araştırmacı ve zamanında epeyce kitabını yaptığımız sevgili Gökhan Akçura'nın peşine takılıp bir Ramazan öyküsü de ben yazayım.  

Her Ramazan geldiğinde eski Eminönü Belediye başkanı olan Nevzat Er’in ortalığı ve özellikle Sultanahmet civarını Pakistan pazarlarına çevirmesi yüzünden, "Hep ne yapalım" derdik. Öyle ki çare bulunamayınca, Fatih'e bağlandı koca semt.  

Hatta Vali Yardımcısı dostumuz, şimdi Turizm Bakan Yardımcısı olan gene çalışkanlığıyla pek sevdiğim bir kadın arkadaşımıza ve bana, "Hazırlanın, birinizden biriniz buraya başkan olacaksınız" demişti. Kadın arkadaşımız, "Ben kariyer yapacağım, daha vaktim var" demişti. Ben de, "Bağımsız olursam, olurum" falan demiştim. Biz çadırlara, patırtılı ve iyice görgüsüzlük nişanesi olan 'eğlencelere' itiraz edince, aynı Vali Yardımcısı, "O zaman Taksim meydanı sende, koordine et bakalım" dedi. "Yardımcı olarak da rahmetli Şakir Bey'e (Eczacıbaşı’na) danışırsınız", dedi. Üçüncü kişi de rahmetli Kemancı Zeki oldu.  

O dünyayla hiç ilgisi olmayan üç kişi iki yıl üst üste, Taksim Meydanı’nda hemen merdivenlerden Gezi Parkı’na giden düzlüğe stantlar kurdurduk, El işi göz nuru ürünler yapan emekçilere özel bölmeler açtık. Tabii uygulamayı Beyoğlu Belediyesi yaptı. Geleneksel hiçbir şeyi de kapıdan sokmadan bayağı güzel müzikler, eğlencelikler, skeçler falan sunduk, güzel ve bedavacı halkımıza…  

Ben de iki yıl boyunca 24 sayfalık, tabloid boy iki gazete yaptım: Ramazanİstanbul. Ne dolu herifmişim ki, Beyoğlu Belediye Başkanı'nın yerine bile olan yazıyı da yazdım! Bir araştırma yazısı istedim Feza Kürkçüoğlu’ndan; "Hazır Beyoğlu’ndayken gidip bir röportaj yap bakalım Hacı Salih’le" dedim. Bir çeviri yaptırıp birkaç da güncel fotoğraf çektirip; logo dahil hepsini baştan planlayarak mizanpajını yaptığımız dergiye, 11’de başlayıp, çıkan işi aynı gün 19’da matbaaya yolladık.  

Bir de oruç tutsaydık o iki yıl, cennet garantiydi ama inançlı olduğum günlerde rahmetli hacı dedemle, sabah namazını evimizin yakınındaki Fatih Camii’nde, sonraki 4 vakit namazı da onlarca değişik camide kılıp cennetlik olmuştum zaten…  

Aman sağlığınıza çok dikkat edin…