Putin'in Asya hamlesi

Putin'in Asya hamlesi

23 Eylül 2022 Cuma  |   Günlük

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, eylül başlarında düzenlenen Doğu Ekonomik Forumu'nda yaptığı konuşmada Rusya'yı, ülke ekonomisine ağır yaptırımlar uygulayan Avrupa ülkelerine bağımlılıktan kurtaracağını söylemiş ve Asya ülkelerine göz kırpmıştı.

Rusya'nın doğusunda, Pasifik kıyısındaki liman kenti Vladivostok'ta düzenlenen forumda Putin, "Asya-Pasifik bölgesindeki ülkelerinin rolü önemli ölçüde arttı. Asya insanlarımız için büyük, yeni fırsatlar sunuyor" ifadeleriyle de mesajını net vermişti. Moskova, Asya ülkeleriyle işbirliğini sadece ticari değil, askeri açıdan da geliştirmeyi hedefliyor. Rusya'nın 31 Ağustos'ta güncellenen deniz doktrini ülkenin Doğu'daki askeri varlığını da güçlendirmeyi öngörüyor.

Avrupa ülkeleri de aslında aynı şekilde, özellikle enerji konusunda, Rusya'ya bağımlılıktan kurtulmaya çalışıyor. Yeni enerji kaynakları arayışında olan  Avrupa ülkeleri de Rusya'ya yerine yönünü Asya ülkelerine daha fazla çevirmiş durumda.

Ukrayna savaşı nedeniyle Batı'nın uyguladığı yaptırımlardan Rus ekonomisi ağır bir şekilde etkilendi.

Avustralya Asya Toplumu adlı düşünce kuruluşunun Direktörü Philipp Ivanov, bu nedenle "Rusya'nın büyüyen Asya ekonomilerinde kendini enerji, mali, savunma donanımı ve bazı durumlarda da nükleer teknoloji kaynağı olarak konumlandırması hem jeopolitik bir gereklilik hem de gerçek bir istek" diyor.

Ancak analistler, Rusya'nın Asya'ya şimdiki dönüşünün 2012 yılındaki "Doğu'ya Dönüş" politikası gibi başarısız olacağını düşünüyor.

Düşünce kuruluşu Güneydoğu Asya Dış İlişkiler Konseyi uzmanlarından Joshua Kurlantzick, "Bunun başka bir başarısızlık örneği olacağını söyleyebilirim. Çünkü Rusya'nın bölgeye stratejik veya ekonomik olarak sunabileceği çok fazla bir şey yok" öngörüsünde bulunuyor.

Hindistan Başbakanı Narenda Modi, Özbekistan'ın Semerkant kentinde geçen hafta düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Moskova'nın barış yoluna gitmesi gerektiğini söylerken Rusya'nın yakın müttefiki Çin Devlet Başkanı Şi Cinping de devam eden savaşa ilişkin kafasında soru işaretleri ve endişeler bulunduğunu dile getirmişti.

Siyasi analistlere göre Pekin'in Moskova'ya koyduğu mesafe, Ukrayna nedeniyle Rusya'yı Çin'in küçük ortağı haline getirdiğine işaret ediyor.

Rusya, 2012 sonrası doğusundaki ülkelerle ilişkilerini geliştirme politikası çerçevesinde birkaç başarıya imza attı. Örneğin Japonya ile ticareti 2013 yılında 33 milyar dolara ulaşarak zirve yaptı. Rusya açısından geniş bir yer tutmasa da Güney Kore ile ticareti de 2021'de 27,3 milyar dolara çıktı. Ancak Batı ülkeleri ile iyi ilişkiler içinde olan Japonya ve Güney Kore, savaşın ardından Moskova'ya yönelik uygulanan yaptırımlara dahil oldu.

Singapur da Ukrayna işgali nedeniyle Rusya'ya tek taraflı yaptırımlar uygulayan tek Güneydoğu Asya ülkesi.

Oysa Singapur'un da kurucusu olduğu Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN), Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesinden dört yıl sonra, 2018'de Rusya ile olan bağını stratejik ortaklığa yükseltmişti. ASEAN ve Rusya arasında 2012'de 18 milyar dolar olan ticareti, böylece 2021'de 20 milyar dolara çıktı.

Ancak bu, ASEAN'ın 2021'de Çin'le 878 milyar dolar ve ABD ile 444 milyar dolar olan ticareti ile kıyaslandığında sönük kalıyor. ASEAN'ın sadece Tayvan ile ticareti Rusya ile ticaret hacminin neredeyse dört katı değerinde.

Güneydoğu Asya ülkelerinin çoğu Ukrayna savaşında tarafsız kalmaya çalışsa da Rusya'nın Asya'daki geleneksel dostları ile de arasına soğukluk girdiği gözleniyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'nün (SIPRI) verilerine göre, Rusya da 1990'dan beri bölgeye askeri teçhizat sağlayan ana ülke konumunda. Ancak Filipinler'in Ağustos ayında Rusya'dan 16 askeri helikopter satışını ABD'nin baskısı sonucu iptal ettiği belirtiliyor.

1995 ve 2021 yılları arasında askeri teçhizatının beşte dördünü Rusya'dan satın alan Vietnam da ABD'nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasası'nın (CAATSA) kendisine zarar verebileceğinden endişe ediyor. Hindistan'ın ise Ukrayna savaşından önce Rusya'dan askeri teçhizat tedarikinde gerileme olmuştu.

Güneydoğu Asya da Rusya ile ilişkiler konusunda istisna olan ülke ise Myanmar. Rusya, Şubat 2021'deki askeri darbenin ardından Myanmar'a ucuz enerji ve silahlanma ile birlikte hatırı sayılır bir destek sağlıyor.

Avustralya Ulusal Üniversitesi'nde araştırmacı ve analist olan Hunter Marston, "Myanmar cuntası, Pekin'e bağımlılıktan kaçınmak için Putin rejimini kucakladı. Ancak bu birliktelik karşılıklı çaresizliğe ve otoriter siyasi sistemlere dayanıyor" diyor.

Marston, cunta lideri Min Aung Hlaing ya da Putin'in iktidardaki güçlerini kaybetmesi durumunda Myanmar-Rusya ilişkilerinde gerileme yaşanacağını, dolayısıyla sürdürülebilir bir ilişki olmadığını ifade ediyor.

Singapur'daki Rajaratnam Uluslararası Araştırmalar Üniversitesi Öğretim Üyesi Frederick Kliem de cunta altındaki Myanmar dışında hiçbir ASEAN ülkesinin Rusya ile ekonomik ilişkilerinde gelecek görmediğini tahmin ediyor.

Enerjide yeni dostlar 

Kliem, Rusya'nın Asya'da enerji alanında bazı yeni dostlar kazanabileceğine de işaret ediyor. Endonezya hükümeti, geçen Temmuz ayında  nükleer bir santral yapmak için Rusya'nın teklifini değerlendirdiğini söylemişti. Rus enerji devi Rosatom'un bir yan kuruluşu olan NovaWind de bir rüzgar çiftliği geliştirmek için Vietnam ile bir anlaşma imzaladı. 

Rusya'nın Asya ülkelerine sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ithalatı da Ukrayna savaşından sonra arttı. Örneğin, Japonya'nın ithalatı Ağustos ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 211 artış kaydetti. Endonezya hükümeti de bu hafta yükselen enerji maliyetlerini dengelemek için Rusya'dan LNG ithalatı yapmayı düşündüklerini açıkladı. 

Ancak analistler, bunun da Rusya için uzun vadeli bir alan olup olmadığından şüpheli, çünkü birçok Asya ülkesi Batı yaptırımları nedeniyle ucuzlayan Rus gazına yöneldi. Uzmanlar fiyatların uzun vadede aynı kalmayabileceğini ifade ediyor.

(DW Türkçe)