Psikolojik üstünlük Galatasaray'da

Psikolojik üstünlük Galatasaray'da

12 Mayıs 2021 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Süper Lig’de son haftalara girilirken her üç takımın da şampiyonluk şansı devam ederken bambaşka şeyler olacağı çok net belliydi. Dürüst olmak gerekirse bu kadarını beklemiyordum. Bütün ibreler Galatasaray ve Fenerbahçe’yi öne atıyordu.  

Önceki analizlerimde takımların son haftaya kadar iddiasını süreceğini belirtsem de Lig tarihinde, üç takımın da bu kadar kafa kafaya finale girdiği başka bir sezon hatırlamıyorum. Galatasaray -Denizlispor maçının bilinmeyenleri ile beraber üç takımın da şansını değerlendirdiğimiz keyifli bir analiz olacak… 

Lig'in en kırılgan, üretkenlik anlamında en büyük sıkıntısını yaşayan takımı Denizli. Sezon başından itibaren yanlış hamleler, (hoca-oyuncu) takımı bu noktaya sürükledi. Her bölgesindeki oyuncu tercihinin birbirinden farklı tipte oyuncular olması, fazlaca hoca değiştirilmesine rağmen takımın birden taktik deneyip başarısız olmasına sebep oldu diye düşünüyorum. 

Oyuncunuz var ise bunların en azından ilk 11 olarak 6-7 tanesi aynı kalitede olmak zorunda ki, puan skalasında bir yer bulabilin. En zorlu döneminde Varela, Aissati, Ben Youssef ile yollarının ayrılması kemik kadronun bozulmasına sebep oldu. Kısaca, Denizlispor yönetimsel sıkıntılarının cezasını küme düşerek ödedi.  

Galatasaray, maça başlarken kafasındaki tek hesap fazla fazla gol atmaktı. Oyun, taktik, teknik başka yerlere atılacak, Galatasaray önce kendi işini halledip beklemeye geçecekti. Net bir şekilde söyleyeyim, bence ne teknik heyet ne de futbolcular rakiplerinin mağlup olmasını bekliyordu.  

Gol averajı konusunda kendini garantiye almak isteyen sarı-kırmızılılar, yüklendikçe yüklendi. İlk yarıda oyunun kontrolü tamamen Galatasaray’ın elindeydi.  

Önde basan, ısıran, isteyen takım olan Terim’in öğrencileri, oyunu zaman zaman yüksek, zaman zaman da tempo düşüren bir takımla karşılaştık.  

Detaylı bir şekilde oyuncu ve maç analizine bu maç özelinde girmeyeceğim. Atlanmaması gereken detaylardan bir tanesi, Denizlispor’un kaçırdığı çok fazla gol fırsatı olması.  

Genel hatları ile değerlendirdiğimde ilk yarının kırılma anının Emre Akbaba’nın kaçırmış olduğu pozisyon olduğunu düşünüyorum. Penaltı gol ile sonuçlansa skor olarak farklı şeyler görebilirdik. 

Dürüst olmak gerekirse takımın daha önde daha fazla şut çeken ve daha dominant bir oyun oynayacağını bekliyordum. Takımın üstündeki gol stresi, özellikle ikinci yarıda bazı anlarda konsantrasyon eksikliğine sebep oldu diye düşünüyorum.  

İkinci bölgede yaşanan pas kayıplarından ötürü önde basarak oynayamadığı için ilk on beş dakikada oyunu oturtamadığı için oyun eksik göründü. Oyuncu değişiklikleri yarı başında gelmiş olsa başka şeyler yazabilirdik. Emre Akbaba yerine Emre Kılınç girmiş olsa dikine oyun oynayan bir takım izleyebilirdik.   

Ara paslar ile arkaya atılan toplarda çok pozisyonu ezen Galatasaray son topa kadar golü denedi. Attı vazgeçmedi, tekrar denedi. Birkaç kırılma anı daha net değerlendirilse farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. Genel manada oyunu tek başına oynayan Galatasaray, sonuna kadar hak ettiği bir galibiyet aldı. Son hafta deyim yerindeyse muhteşem olacak. Fenerbahçe bu hafta öyle bir fırsat tepti ki, daha neyi kazanacak merak ediyorum.  

Sivas maçından alınamayan üç puan pahalıya patlayacak. Son haftaya gelmeden bana soracak olursanız takım sayısı üç değil, iki…. Peki ya avantaj kimde? 

Dürüst olmak gerekirse Beşiktaş’ın şampiyonluğu Hatayspor’a yedi gol atarak kaybetti. Bu galibiyet takıma çok gereksiz bir öz güven getirirken, her şey net olmadan kulüpteki en yetkili ismin yüksekten konuşmuş olması takımını sahaya çıkmadan "maçı aldık" havasına sokarken, bu cümlenin bir meydan okuma olduğu unutuldu. 

Fatih Terim, sayın Çebi’ye "yenebiliyorsan yen" dedi, sonuç ortada. Sonuçtan ziyade, oynayamayan bir Beşiktaş gördük. Son haftalarda işi götürebilmek için tecrübe lazım. Beşiktaş’ta eksiklerin yanına bir de tecrübesizlik eklenince, Karagümrük mağlubiyeti kaçınılmaz oldu.  

Psikolojik olarak önde olan taraf Galatasaray…. Yeni Malatyaspor son hafta öncesinde ligde kalmayı garantiledi. Beşiktaş ise eksik oyuncuların yanı sıra hem üzgün hem tedirgin hem de bir noktada inançsız. Fenerbahçe’nin ise bence şansı yok. Peki ya sizce, kim şampiyon olacak?

Etiketler:  Futbol