Özgün sesimi sahiplenirim

Özgün sesimi sahiplenirim

25 Temmuz 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Gırtlak bölgesi civarında yer aldığı için "boğaz çakrası" olarak bilinir. Fiziksel ve ruhsal arınma ve dengelenme merkezidir. Arınma ve dengelenme için bu çakradan akan nefes büyük rol oynar. 

Sadece konuşmayı, kendini ifade etmeyi değil iyi dinleyebilmeyi, dürüstlükle ve sadelikle kendi gerçekliğinden, gerektiğinde konuşmayı sağlar. Burada gerçekte kim olduğumuzun bilincine varmaya başlarız. Aydınlanma ve kendini tanıma yolundaki gerçek yolculuk başlar. 

Sanskrit dilinde “Visha” kusmak, zehir ve “Shuddhi” arınma, dönüştürme anlamına gelmektedir. “Vishuddhi Çakra”nın “Bīja Mantra”sı (tohum ses) “HAM”dır (Öyleyim–O Benim).  

Elementi boşluktur (uzay). Boşluk (uzay) genişleme, iletişim, büyüme ve yayılmayı yönetir.  Rengi turkuaz mavidir. Bilgeliğin ve maneviyatın rengidir.  

Hint mitolojisinde, “Vishuddhi Çakra”nın merkezi hayvan sembolü beyaz bir fildir. Beyaz fil şans, zenginlik, güç, bilgelik, saflık ve berraklık için bir sembol olarak kabul edilir.  

“Vishuddhi Çakra”da bilinç düzeyi beşinci seviyeye, astral bilince ulaşır. Enerji sisteminin tamamen içe döndüğü yer burasıdır.  

Boğaz çakrasında artık insan olarak gerçek sesimizi ve niyetlerimizi bulmanın nasıl bir şey olduğunu keşfederek iletişime geçmek istiyoruz. Bu çakra “bedenim beni değil ben bedenimi kontrol edebilirim” der. Tanrısallaştırılmış ve öğretilmiş en büyük değer sistemlerin senin en büyük engelin ötesine geç der. Aydınlığa, uyanışa davet eder. 

İlk üç çakra olan kök, cinsel, karın çakrasında her şeye hükmetmeye çalışan enerji, kalp çakrasına yükselince artık dışa dönük enerji olmaktan feragat edip içe odaklı bir hâl alır. Bu sayede içe dönen bu enerji ile boğaz çakrasında artık kendimize hükmetmeye başlayabiliyoruz. Dikkatin niteliğine hükmedebiliyoruz ve oto pilottan, maymun zihinden çıkıp gerçek doğamızı tanımaya başlıyoruz. 

Boğaz çakrasında tanımlayabileceğimiz özgün sesimizi sahiplenebilmeye, bizi genellikle alt çakralarda yeterince çalışmak hazırlar. Kök ve cinsel çakrada enerjiyi hizalamak korkularımızın üstesinden gelebilmeye yardımcı olur. Karın merkezinin enerjisi dahil edildiğinde kişisel güç, öz güven ortaya çıkar. Enerji kalp merkezine hizalandığı zaman özde ne olup bittiği bilinir. Boğaz merkezinde ise konu ihtiyaçları, düşünceleri sözelleştirmeye geldiğinden, kişi hem başkalarına hem kendine doğruyu nasıl söyleyeceğini bilir.  

Artık bu noktada şu netlik kazanır; sorunlar bilinçaltına geri itilmez çünkü sorunlar gerçek nedeni bulduğunda çözülebilir. Nihai içsel iyileşme için kendimizi sonsuza dek özgür bırakma ve özgün sesimize sahip çıkma seçeneğimize sahip olduğumuzu biliriz.

Ancak önce kendi gerçekliğimizin aynasına bakabilmeye hazır olup olmadığımız konusunda kendimize dürüst davranmalıyız. Çoğu zaman önümüzdeki engel kendi ön yargılarımız veya sabit düşünce kalıplarımız olabilir. Yaşamımızdaki durumumuzu yansıtmak için kendimize, "Neyi gerçekleştirmek istiyorum? Bunu gerçekleştirmek için hangi engellerin aşılması gerekiyor? Karşıma hangi sorunlar çıkıyor ve bunları nasıl çözebilirim?" sorularını korkmadan sorabilmek en içteki arzularımız hakkında netliğe ulaşmamızı sağlayabilir. 

Boğaz çakrası gerçeklerle ilgilidir, gerçek doğan hakkında yalan söyleyemezsin. Yalan tıkanıklık oluşturur. Kırıcı kelimeler, kötü düşünceler ve davranışlar söylediğimizde veya kötü davranışlara, kelimelere maruz kaldığımız zaman tüm bunlar hem bilinçaltımıza hem bilincimize zehirli sarmaşıklar gibi sarılır. Rahatsızlık veren tüm bu durumların sonucu psikolojimize, bedenimize ve tüm yaşam alanlarımıza yayılır.  

İlk biçimlendirici deneyimlerimiz ise anne karnında başlar ve yaşamımız boyunca da sindirmeden önce yutmamız gereken çok şey deneyimleyerek yaşamımıza devam ederiz. 

Geçmişte, özellikle çocuklukta yaşadığımız hayal kırıklıkları ve olumsuz deneyimlerle bugün nasıl başa çıkabiliyoruz?  

Belki kendimize şunları hatırlatmak iyi gelebilir:  

• Hayattaki her deneyimin duygusu ve iyiliği olduğuna güvenin.  

• O günlerdeki durumunuzu hayal edin. Kendini bağımlı hissettin, durumları kontrol edemiyordun ve özgür değildin. Artık yetişkin ve özgür olduğunuzu ve o günlerin durumunun artık geçerli olmadığını fark edin. 

• Bugün yaşanılan olumsuz bir deneyimin geçmiş deneyiminizden ayrı bir durum olduğunu fark edin ve özdeşleştirmeyi seçmeyin.

Bilincin türlü hallerini tanımlayarak bilincin ta kendisini olduğumuzu anlamamız için bu yolculuk. 

Namaste...