On altı bin doksan iki

On altı bin doksan iki

5 Aralık 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Cenk Başlamış

2-3 Haziran 2018 tarihinde Fenerbahçe Spor Kulübünün (FBSK) seçimli olağan genel kurulu vardı. 

3 Haziran sabahı oy kullanmak için Fenerium tribününden aşağı inerken başkan adayı Ali Koç aniden yanımıza geldi, bizleri selamladı, "Hazır mıyız" diye sordu ve sağ yumruğunu havaya kaldırdı. Cep telefonuyla çektiğim yukarıdaki fotoğrafta sadece kendine güven, gurur ve kararlılık değil, oy vermek için bekleyen genel kurul üyeleriyle görevlilerin ona yönelen hayranlık ve umut dolu bakışlarıyla inanç vardı. 

Seçim sonucu aslında bir gün önce konuşmalar sırasında delegelerin gösterdiği tepkiden belliydi, Koç taraftarları Şükrü Saraçoğlu'nun tribünlerinde çoğunluktaydı. Öyle de oldu ve 3 Haziran'da Koç 16092 oy alarak yeni başkan seçildi, Aziz Yıldırım ise 4644 oy aldı. 

16092 rakamı o günden başlayarak Fenerbahçe tarihine geçti. Önce yeni başkanın seçim zaferini, sonra da başarısızlığını simgelediği için. İşler yolunda gitmeyince ki zaten 2018'den beri hiç yolunda gitmedi, özellikle Yıldırım taraftarları sürekli olarak Koç'a oy veren 16092 kişiyi suçladı. “16092, yaptığınızdan memnun musunuz” son yıllarda sosyal medyada Fenerbahçe taraftarlarının bir bölümünce en çok yapılan paylaşımlardan, daha doğrusu suçlamalardan biri oldu. 

Ben de bu satırları gazeteci olarak değil, 16092 kişiden biri olarak 11018 numaralı üye sıfatıyla yazıyorum. 

Kalan 16091 kişinin adına konuşamam ama kimsenin zorlaması olmadan, kişisel bir beklenti bulunmadan neden Koç'a oy verdiğimi anlatabilirim... 

Fenerbahçe'yi şampiyon yapması için mi? 

Kesinlikle hayır. 

Hemen, “Yalan söylüyorsun” demeyin. 

Elbette her taraftar takımının şampiyon olmasını ister. 

Son yedi yıldır kupalara hasret kalsa da 114 yıllık Fenerbahçe'nin tarihi zaten şampiyonluklarla dolu. 

Koç'a Fenerbahçe'nin çıkarlarına sahip çıkması için oy verdim. 

Beklentim, Türk futbolunu sömüren “sistem”e meydan okuması, kulübün haklarını savunması ve Türkiye'nin belki de en büyük sivil toplum örgütünü yeniden hak ettiği yere taşıması, öncü spor kulübü unvanını yeniden kazandırmasıydı. Böylece başarı zaten kendiliğinden gelecekti. 

Ama ne yazık ki verdiği sözlerin hiçbirini tutamadı, Yıldırım'da neyi eleştirdiyse aynısını kendi yaptı. 

İşin şu teknik adamı getirdi, bunu kovdu, falanca futbolcuyu getirdi ama başarısız oldu kısmında değilim; zaten teknik olarak futboldan anlamam. 

Asıl takıldığım, verdiği sözlerin arkasında durmaması. 

Mesela, "şeffaf yönetim” dedi, FB TV'deki “Camiaya Sesleniş” işler kötü gidince hemen rafa kalktı. 

Kötü sonuçlardan sonra ortadan kayboldu. 

Oysa, onu Fenerbahçe tarihinde belki de görülmedik bir destekle işbaşına getirenler liderlik yapmasını bekliyordu. 

Liderlik... 

Yani kötü günlerde cesaretle ortaya çıkıp, “Merak etmeyin ben buradayım, işleri düzelteceğiz ama siz de bize destek olun” demesini bekliyordu. 

İşinin kolay olmadığını herkes biliyordu ama sonuçta ne Fenerbahçe'nin haklarını savunabildi ne de kendisinden beklenen liderliği gösterebildi. Oysa, tek bir işaretiyle arkasından yürümeye değil, koşmaya hazır milyonlar vardı. 

Malum, işler kötü gidince başkalarını suçlamak ülkemizde moda bir yöneticilik anlayışı. 

Dikkat ediyorum, uzun süredir her konuşmasına kendisine kurulan kumpaslardan yakınarak başlıyor. 

Belki doğru söylüyordur ama enerjisini, dikkatini vermesi gereken yerden uzakta duruyor. Fenerbahçe Başkanı gazetecilerin karşısına çıktığında ilk cümlesi ona karşı çalışan Twitter trolleri mi olmalı? 

Koç'un iyi niyetinden, Fenerbahçe ile yatıp kalktığından hatta belki de başarısızlıklar nedeniyle geceleri kâbuslar gördüğünden herhalde kimsenin, en azından taraftarın çoğunun kuşkusu yok. 

Ama pek çok kişinin söylediği gibi taraftarlıktan başkanlığa bir türlü geçemedi. 

“Başaramadıkları” listesine istediğiniz eklemeleri yapabilirsiniz-çünkü çok var-ama yazıyı uzatmamak için benim açımdan öncelik taşıyanları yazdım. 

2018 yılında yeni bir dönemin başlayacağı umuduyla heyecan içinde oy vermiştim ama saydığım nedenlerle bu yıl yapılan seçimde ikinci dönem için kendisine oy vermedim.

Etiketler:  Futbol