Mülakata neden müracaat edilir?

Mülakata neden müracaat edilir?

30 Aralık 2021 Perşembe  |   Köşe Yazıları

Uğur Türe (ugurture@gmail.com)

Elbette bu ülkede yaşayan herkesin kamuya personel veya yönetici alınırken neden mülakata müracaat edildiğine dair genel bir cevabı vardır. Bir kadro için mülakat olduğu söylenirse ortalama bir Türk vatandaşı “Ha o zaman boşuna girmeyelim abi o işe girecekler bellidir” der ve genelde de yanılmaz.

Zira her Türk vatandaşının kuşaklar boyudur devam eden bir mülakat deneyimi veya en azından duyumu olmuştur. O nedenle bazıları mülakat lafını duyunca doğrudan vazgeçerlerken, bazılarına; “Falanca partinin il başkanı Nazmi dayının adamı, dayına söyleyelim de bir torpil yaptırsın” denir ve sınava umutla girerler. Gerçi bazen ya onlar ya da Nazmi dayı o falanca partinin başkanıyla olan ilişkisini abarttığı için sonuç hüsran olur. Nazmi Dayı; “Gücümüz yetmedi esasında söz verdilerdi, başkan o iş kolay abi deyip adını aldıydı” falan diye izahat yapmak durumunda kalır. Ama Nazmi dayının aile içindeki itibarı ciddi anlamda yara alır. Bazıları zaten birinci çeperde yer alır torpilliler arasında VIP konumundadır o çok rahattır kolayca mülakatı geçer. Bazıları ise mülakatlara piyango muamelesi yapar, “Torpilim yok ama ya çıkarsa?” diye girer nadiren çıkabilir de. Bir de deneyimsiz safdiller vardır. “Çalıştık o kadar yüksek puan aldık bizi de eleyecek halleri yok ya” derler ve nadiren haklı çıkarlar. Elbette mülakata girenlerin çoğu bir adamını bulmak için hummalı bir torpil yarışına girerler, küçücük bir umut olsa dahi her kapı çalınır durum izah edilir, kağıtlara isimler yazılır, telefon görüşmeleri yapılır, sözler ve umutlar verilir. Sonuçlar açıklandıktan sonra pek az evde yüzler güler.  

Sosyal medyada KPSS mülakat sınavlarındaki not verme biçimine yapılan eleştirilere yönelik olarak çoğunluğu ana dili Türkçe ile arası bozuk ve zekâ denen nimetten nasibini almamış bu troller “Mülakata neden müracaat edilir?” sorusuna kendi fıtratlarına ve zamanın ruhuna uygun bir cevap bulmuşlar. Mülakatta düşük puan alanların aslında terörist veya terörle bağlantılı (moda tabiri ile iltisaklı) olduğunu yazıyorlar. 

Öncelikle mülakat sınavı adı üzerinde bir sınavdır. Ancak mülakatlar/sözlü sınavlar genel olarak sübjektif ve ölçülebilir kriterler koymanın zor olduğu sınavlardır. Biz eğitimciler eskiden sözlü sınav ama artık performans notu denilen bu notların öğrencinin yazılı sınav notuyla arasındaki makası çok açmayız, özellikle öğrencinin aleyhine olacak şekilde neredeyse hiç açmayız. Yazılı sınavdan kaynaklı öğrenciler arasında dengeyi bozacak abartılı notlar verememeye gayret ederiz. Zaten bu hem meslek etiğine hem de yönetmeliklere uygun değildir. Eğer ki uygunsa net ve somut bilgi ve belgelerle notu veren tarafından açıklanabilir olması gerekir. Bu tip mülakatların yargı denetimine ve itiraza tabi olabilmesi için sesli ve görüntülü kayıt alınması imkanları artık çağımızda çok kolaydır. Ama en azından soruların ve adayların cevaplarının bir tutanakla kayıt altına alınması hukuki zorunluluktur. 

Öte yandan mülakat sınavları, bilgiden ziyade (zira adaylar bilgiyi çok daha detaylıca ve objektif olarak ölçen bir yazılı sınava girmişlerdir) görgüyü, vizyonu, mesleki temsiliyeti ve sözel becerileri ölçmeyi amaçlar. Yani mülakattan düşük puan alan adaylara "terörist" demek sadece müfterilik değil aynı zamanda saçmadır da. Sınavı yapan resmi makamın bu yönde bir iddiası da yoktur ve zaten sınavın maksadı ve kapsamı gereği olması mümkün de değildir. 

Öte yandan hakkında kesinleşmiş bir hüküm, arama emri veya yasal tahdit bulunmayan insanlara böyle suçlamaları rahatça yapabilmek için gerçekten zır cahil olmak ve elbette vicdansız da olmak gerekir. Bu olayın bir yönü diğer yönü de; kamu görevine girmesinde sakınca bulunan kişilerin tespiti ve elenmesi mülakatta değil DMK'de yapılan bir değişiklikle ve sonradan bazı hükümleri iptal edilen ve yeniden düzenlenen öğretmenliğe ilk defa atanacaklar için öngörülen "arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasıyla" yapılacak bir iştir. 

Ve son olarak:  

Bir gün bu sınavları yapanların siyasal kimlikleri değişirse ben her zaman savunduğum ve ifade ettiğim bu fikirlerimi aynen savunmaya devam edeceğim ahlaki, hukuki ve bilimsel olanın böyle olduğunu düşündüğüm için. Dilerim bugün bu sınavlarda verilen puanları savunanlar da bugün savundukları şeyleri o zaman aynı rahatlıkla savunmaya devam edebilirler. 

Neyse efendim, Allah utandırmasın hiçbirimizi.