Mucize ve akıl

Mucize ve akıl

6 Kasım 2020 Cuma  |   Köşe Yazıları

Dr. Ülkümen Rodoplu

Bir deprem daha yaşadık. 

Yaşadığımız ve yaşayacağımız onlarca depremden birini daha yaşadık. 

Bu satırları yazdığım saatlerde Bayraklı’da arama kurtarma çalışmaları sonlandırıldı ve yıkılan binaların molozları kaldırıldı. 

Önce Elif, ardından Ayda deprem sonrası akılda kalan mucizenin isimleri oldu. 

30 Ekim 2020 depreminden akılda kalan diğer anlara bakalım: 

Panik. 

Korku. 

Camdan atlayan ve bacağı kırılan yüzlerce insan. 

Kaçarken düşen ve yaralanan yüzlerce insan. 

Trafik. 

Trafik kazaları. 

Şehirden kaçış. 

Gelen yüzlerce telefon. 

Telefonlar servis dışı. 

İnternet servis dışı. 

Yalan yanlış haberler. 

“Binlerce bina yıkıldı, on binlerce can kaybı var” haberleri. 

“Şu bina da yıkılmış; bu bina da yıkılmış” uydurma haberleri. 

Televizyon kanallarında ne dediği anlaşılmayan uzman konuşmaları. 

Yıkılan bina görüntüleri. 

Her yıkılan bina üzerinde onlarca arama kurtarma görevlisi. 

Yüzlerce kurum. 

Yüzlerce farklı kurum. 

Enkazı arkaya alan ve "selfie" çekenler. 

Enkazda Bakan. 

Bakanlar. 

Deprem alanına siyasetçi girerken alkışlayanlar. 

Onlara coşkuyla karşılık veren siyasetçiler. 

Bir de hayat kurtarmak için koşuşturanlar. 

Saatlerce acil serviste, ameliyathanede, yoğun bakımda ayakta nöbet tutanlar. 

Canını yok sayıp enkaz içine girenler. 

Otelini, evini, mahallesini açanlar. 

Aş dağıtan, sıcak çorba yetiştirenler. 

Yoldan geçip çorba alanlar. 

Başka illerden yardıma koşanlar. 

Çay, kahve ve kurabiye dağıtanlar. 

Harikalar yaratanlar. 

SON SÖZ: Akıl, mucizeden daha güçlüdür. 

Not: Önümüzdeki hafta yazımda bir afet tıbbı uzmanı olarak somut önerilerimi paylaşacağım. (bir kere daha)