Moskova'da Kanal İstanbul yorumları

Moskova'da Kanal İstanbul yorumları

29 Haziran 2021 Salı  |   MG Özel

Fuad Safarov, Moskova

Kanal İstanbul'la ilgili gelişmeleri yakından takip eden ülkelerin başında gelen Rusya'da uzmanlar projeyi Montrö Sözleşmesi'nin geleceği açısından da tartışıyor.

Rusya'nın önde gelen ekonomi uzmanlarından Georgiy Bovt, "Erdoğan'ın iddialı projesi" olarak nitelendirdiği Kanal İstanbul için ”ekonomik açıdan pek makul görünmüyor” yorumunu yaptı. Bovt, bfm.ru'da yer alan yazısında, "Proje için 15 milyar dolar hatta bazı tahminlere göre 25 milyar dolar harcayacak Türkiye, böylece zaten yüklü olan dış borcunu daha da artıracak. Diğer yandan Montrö Sözleşmesi'ne göre Türkiye, yabancı gemileri yeni kanala yönlendirerek İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kullanılmasını yasaklayamaz" dedi. 

Türkiye'nin Boğaz'dan gemi geçişleri için sadece sembolik bir ücret talep etmesine izin verildiğini hatırlatan Rus uzman, "Bu rakam da yaklaşık 4,5 bin dolar. Fakat Türkiye, bu fiyatı bile önemli ölçüde düşürerek gemileri yeni kanalı kullanmasına teşvik edebilir. Ya da Montrö Sözleşmesi'nden çekilmeye ve bir şekilde yeni kanalı kullanmaya ikna etmeye çalışır ama bu da kolay olmaz" diye yazdı. 

Erdoğan'ın bu projeyle ilgili tamamen iç siyasi hedeflerinin bulunduğunu iddia eden Bovt, "Örneğin, inşaatçılar da dahil olmak üzere bu bölgeye yeni sakinlerin akını nedeniyle, kendisine çok sadık olmayan İstanbul'un bu semtlerinin mevcut nüfusunu değiştirmekten çekinmiyor. Bu bölgeye Erdoğan'a sonuna kadar sadık olan Suriyeli mülteciler de çekilebilir. Bu tür büyük ölçekli inşaat projelerinin, büyük şantiyelerde iyi aklanan şüpheli kökenli sermayeyi çektiği iyi biliniyor" dedi. 
 

Georgiy Bovt

 

Konuyu Ankara-Washington ilişkileri açısından da değerlendiren Rus uzman, "Ana husus, Erdoğan'ın bölgedeki jeopolitik oyunda kendi ağırlığını önemli ölçüde artıracak ve diğer güçlü ülkelerle ilgili olarak 'komisyoncu' rolünde bir yer edinecek olması. Örneğin, böylesine büyük ölçekli bir uluslararası proje, ABD yönetiminin Ankara'ya karşı son zamanlarda gündeminde bulunan yaptırımlara engel olabilir. Yeni kanal, petrol de dahil olmak üzere uluslararası taşımacılık pazarında güçlü bir kart olabilir" dedi ve şöyle devam etti:

"Montrö Sözleşmesi'ne uyulması bağlamında Kanal İstanbul'a bir grup Türk amiralin karşı çıkmasına Erdoğan sert bir baskıyla karşılık verdi. Gerçekten de Erdoğan ülkesini bu sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerinden kurtarmayı veya bu sözleşmenin Ankara'nın çıkarları doğrultusunda seçici bir şekilde uygulanması için daha elverişli koşullar yaratmayı amaçlıyor." 

2008 yılındaki Rus-Gürcü savaşı sırasında Erdoğan'ın, büyük tonajlı bir Amerikan savaş gemisinin Karadeniz'e girmesine izin vermediğine dikkat çeken Rus uzman, "Gelecekte ise, tam tersine, NATO savaş gemilerinin Karadeniz'e girmesi ve sayısı konusunda herhangi bir kısıtlama olmaksızın yeni boğazdan geçişe izin verebilir. Bunun yanında da, Akdeniz'e giden Rus savaş gemileri için önceden geçiş bildirimi şartının aynen kalmasını sağlayabilir. Türkiye Montrö Sözleşmesi'nden tamamen çekilirse, yabancı güçler geleneksel deniz hukuku temelinde seyir serbestisini talep etme hakkına sahip olur. Diğer yandan, Montrö Sözleşmesi'nin sonsuza kadar süreceğini beklemek de saflık olur" yorumunda bulundu.

Moskova merkezli Yüksek Ekonomi Okulu öğretim görevlisi ve siyasi bilimci Andrey Çuprıgin ise resmi Ria Novosti Ajansına yaptığı açıklamada, "Türkiye, savaş gemilerinin Karadeniz'e girişini tek başına kontrol edebildiği için, Kanal İstanbul'un inşası bölgede ciddi gerginliğe yol açacaktır. Bu kanalın açılması Karadeniz'de, Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkilerde ciddi gerginliğe yol açar. Bu istikrarsızlaştırıcı bir güvenlik durumu. Fakat, kanalın inşaatını tamamlamak da gerekiyor. Bu da ayrı bir konu" dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, nisan ayı başlarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'la yaptığı telefon görüşmesinde, Karadeniz'e açılan Boğazlardaki mevcut Montrö rejiminin sürmesinin önemli olduğunu söylemişti.

Etiketler:  Rusya