'Moskova'da 2 Avrupa güzeli'

'Moskova'da 2 Avrupa güzeli'

6 Aralık 2020 Pazar  |   MG Özel

"Soğuk Savaş" yıllarının simge başkenti Moskova bir zamanlar yabancıların çoğu için ulaşılması neredeyse olanaksız bir "kapalı kutu"ydu.

Bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de basın Moskova'ya gidebilme şansı bulabilmiş ünlülerle mutlaka röportaj yapar, izlenimlerini sorardı.

Medya Günlüğü'nde de yazıları yayınlanan Okay Deprem'in tesadüfen eline geçen bir dergide de yıllar öncesinden kalma böyle bir söyleşi var.

Ama dergi de, derginin konuştuğu kişiler de ilginç.

Dergi, 1980'li yıllarda Gelişim Yayınları tarafından çıkarılan, bir zamanlar satış rekorları kıran Türkiye'nin ilk erotik dergisi Erkekçe. Moskova izlenimlerini anlatanlar ise ne politikacı ne sinema oyuncusu ne iş adamı ne de sporcu, iki manken.

1980'li yıllarda Avrupa güzeli seçilen Neşe Erberk'le Nazlı Deniz Kuruoğlu 1984 yılında defile için Moskova'ya gitmiş ve dönüşte izlenimlerini Erkekçe ile paylaşmış. Erberk'le Kuruoğlu'nun defilesini izleyenlerin arasında dönemin Sovyet lideri Leonid Brejnev'in eşi Viktoriya Brejneva da yer almış.

Derginin Şubat 1985 tarihli sayısında "Moskova'da iki Avrupa güzeli" başlığıyla yayımlanan söyleşide özellikle gündelik hayata dair ilginç izlenimler yer alıyor.

Olumlu izlenimleri de var, olumsuz da; örneğin ünlü Kızıl Meydan'ı kendilerinde ölümü çağrıştırdığı için "ürpertici" bulmuşlar ama metroları, müzeleri, tiyatroları çok beğenmişler: "Moskova metrosu bir harika, görülmemiş bir şey. Avrupa'da da metrolar gördük, ne var ki Moskova'da metro bir başka.."

Erberk'le Kuruoğlu sokakta gördükleri insanları "bezgin", "umursamaz" ve "donuk" bulmuş ama "Bu insanların kendi evlerindeki tavırlarını, coşkularını bilmiyoruz elbet" diye eklemiş.

 

(Soldan sağa) Neşe Erberk, Nazlı Deniz Kuruoğlu ve bir başka Avrupa güzeli, Filiz Vural...

 

Ünlü Bolşoy'da "La Bohem" ve "Sevil Berberi"ni izleyen iki manken şunları söylemiş:

"Sovyetler Birliği'nde bale denen olgunun temel direkleri beden, teknik ve müzik gerçekten harika. Yalnız, yanlış anlaşılmasın ama olayın ruhsal zenginliği insanı, örneğin bir Londra gösterisinde olduğu gibi doyurmuyor. Halkın sanat olaylarına ilgisi de övgüye değer. Lenin'in mezarı önünde bekleşenlerin yanı sıra tiyatro ve müzelerin önünde de insan kalabalıklarına rastlıyorsunuz. Belki suskun bir ağırbaşlılık ve küçümsenmeyecek bir yorgunlukla ama... içtenlikle, gerçek sevecenlikle..."

Diğer izlenimler arasında, Moskova'daki kuyruklara rağmen temel gıdada sıkıntı yaşanmaması ve konut sorununun hemen hemen hiç bulunmaması geliyor.

Erberk'le Kuruoğlu, Erkekçe'nin "Sovyetler Birliği'nde yaşamak ister miydiniz" sorusunu ise şöyle yanıtlamış:

"Bir bölümünü görerek, büyük bölümünü de duyarak vardığımız kanıya göre, büyük bir sanatçı ya da uluslararası düzeyde bir sporcu olma koşuluyla ülkede yaşanır. Yalnız bu ayrıcalıklara varabilmek korkunç bir maratonu başarıyla sürdürüp bitirmeyi gerektiriyor. Moskova'yı bir kez gördüğümüze memnunuz. Ama orada yaşamak istemeyiz..."

Etiketler:  Rusya