Millenicom ile başım dertte

Millenicom ile başım dertte

9 Ekim 2021 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Metin Gülbay

Türkiye'deki en büyük yabancı yatırım unvanını elinde tuttuğu söylenen Azeri SOCAR şirketinin bir kuruluşu olan Millenicom internet sağlayıcı şirketten hizmet almak için temmuz ayın sonlarında başvuruda bulundum. Bulunmaz olaydım.  

Benden sözleşmeyi imzalayıp kargo yoluyla kendilerine göndermemi istediler. Çünkü ben Kaş'ta yaşıyorum, onların merkezi İstanbul'da. İstediklerini gönderdim. Eski bağlantımı kestiler, kendi bağlantılarını sağlayacaklar sözüm ona. Ama kimse aramıyor, ben aradım zorunlu olarak. Karşıma çıkan görevliye, "İnternetimi kestiniz bağlantıyı sağlayın sari, internetsiz kaldım" dedim. Yarım saate yakın uğraştı, bağlantı sağlayamadı. Onlar bu işleme aktivasyon diyor. "Yarın sizi arayacak teknik ekipten arkadaşlarımız" dediler.  

Ertesi gün bekliyorum arayan soran yok, yine ben aradım, karşıma çıkan görevliyle yeniden uğraştık bir yarım saat kadar daha. Yine aktivasyon sağlayamadılar. Bir sonraki gün aranacağımı söyleyip telefonu kapattılar. Ertesi gün kimse aramadı. Daha ertesi gün de aramadı, sonraki günler de aramadı. Bu arada ben internetsiz kaldım. Beni abonelikten çıkardılar herhalde diye düşündüm çünkü bağlantı sağlayamamışlardı ve onlar da ümidi kesmişlerdi demek ki.  

Ağustos ayı geçti, 9 Eylül günü bir baktım bir fatura, Millenicom'dan, ödememi istiyorlardı. Hemen kendilerini aradım, bana hizmet vermiyorsunuz ki neyin faturası bu dedim. "31 Temmuz'dan 31 Ağustos'a kadarki hizmetin faturası" dediler. "Ama bağlantı sağlayamadınız ki, sizden hizmet alamadım, benim internetim bağlantımı aktive edemediniz" dedim. "Yine de bunu ödemek zorundasınız" dediler.  

Vermedikleri hizmet için fatura kesip bir nevi haraç istiyorlardı. "Sizden bir saniye bile hizmet almış mıyım sistemlerinizi kontrol edin" dedim, yanıt vermediler. Çünkü böyle bir hizmet sistemlerinde de görünmüyordu. "Şikayet dosyası oluşturalım" dedi Mahmut adlı telefona bakan görevli arkadaş. Yarım saat uğraştı ve bir dosya oluşturdu. "Aslında sizin aktivasyonunuz sağlanmış görünüyor" dedi. "Aktivasyon sağlamadığı halde kim sağladım dediyse onun hakkında da şikayette bulunmak istiyorum" dedim, ayrıca onun hakkında da şikayet dosyası oluşturdu. "Sizi 48 saat içinde ararlar" dedi. 

Üzerinden 5-6 gün geçti ne arayan var ne soran. Yine ben aradım, bu kez Şeyma adlı bir görevliyle görüştüm. "Benim şikayetim vardı beni arayacaklarını söylemişlerdi ama kimse aramadı, konu hakkında bilgi alabilir miyim" dedim. Kayıtlara baktı ancak Mahmut beyin oluşturduğu şikayet dosyasını bulamadı. Dosya buharlaşmıştı. "Yeniden şikayet dosyası oluşturalım isterseniz" dedi, yeni dosya oluşturduk. Ama yine ses çıkmadı.  

Bu arada ben Cimer'e de başvurdum. Bir de Şikayetvar sitesine yazdım durumu. Hemen ertesi gün aradı bir görevli. Ancak söylediği şey "Faturayı ödemeniz gerekiyor"dan başka bir şey değildi. Birkaç kez daha görüştük, yine aynı şeyi tekrarlayıp durdular. Aktivasyon sağlayamadıkları birinden zorla para koparmaya çalışıyorlardı yani.  

Bunun üzerine faturaları incelemelerini istemek için başvuruda bulundum usulüne uygun olarak. Aboneliğimin iptali için de dilekçe gönderdim. Yani bunlardan kurtulmak için ne gerekiyorsa yapacağım, belki yüzlerce liraya mal olacak ama yapabileceğim hiçbir şey yok. Çünkü karşımda SOCAR var. Adından belli değil mi zaten? 

Şikayetvar sitesinde Millenicom denilen şirket hakkında tam 26.936 tane şikayet vardı 7 ekim günü sabah saatleri itibarıyla. Yani milletin başına bela olmuş durumdalar. Millenicom SOCAR'ın bir iştiraki, SOCAR da İlham Aliyev'e bağlı. Yani karşınızda kim olduğunu bilmem gerekiyormuş en baştan. 

İlham Aliyevi iyi tanıyoruz 

Bu kişinin hayatını Arzu Geybullayeva 2013 yılındaki bir yazısında şöyle anlatıyordu: 

"İlham Aliyev 1961’de Bakü’de doğdu. 1982’de Moskova Devlet Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nden mezun olan Aliyev, eğitimine aynı üniversitede devam ederek 1990’lara kadar burada öğretim görevlisi olarak çalıştı. Azerbaycan devlet petrol şirketi SOCAR’ın başkan yardımcısı olmadan önce 1991- 1994 arasında Moskova ve İstanbul’da ticari faaliyetlerde bulundu. 1994’te SOCAR’da çalışmaya başlayan Aliyev, 1995 ve 2000’de yapılan parlamento seçimlerinde milletvekili oldu. 

Aliyev’in 2003 yılında başbakan seçilmesi bir tesadüf değildi. Yurt dışında tedavi gören baba Aliyev’in sağlığı aynı yıl kötüleşti. Acilen oğul Aliyev başbakan seçildi ve babası henüz hayattayken cumhurbaşkanlığı seçimlerine iki ay kala onun yerine geçti. Baba Aliyev, oğlunu iktidarın tek adayı olarak belirlemişti. Bu da bir tesadüf değil, 2003’te yapılan seçimlerde oğul Aliyev yüzde 76 oyla ‘hükümdarlık’ koltuğuna oturdu. İlham Aliyev’in yıllık geliri 280 bin dolar olarak görünüyor olmasına rağmen Aliyev’in malikâneleri büyüdükçe büyüyor. Sadece 14 yaşında olan oğlu, Dubai’de 9 lüks malikâneye sahip. Aliyev’in iki kızı Leyla ve Arzu ise 30 milyon dolar değerinde yine Dubai’de villalara sahip. Ayrıca Aliyev bundan birkaç ay önce Bodrum Yalıkavak’ta 13 milyon euro değerinde bir otelin sahibi oldu. Nisan ayında Washington merkezli Araştırmacı Gazeteciler Uluslararası Komisyonu ile The Guardian gazetesi iş birliği sonucu çıkan raporlarda Aliyev’in kızları adına kayıtlı ve İngiliz Virgin Adaları’nda bulunan pek çok mal varlığına sahip oldukları ortaya çıktı. 

Ailenin yurt dışında toplam serveti milyarlar değerinde. Panama ve Çek Cumhuriyetinde olan gizli şirketlerden, Dubai’deki malikânelere kadar uzanan ve daha niceleri bilinemeyen varlıkların sahibi olan bu aile, ortalama maaşın 420 dolar olduğu bir ülkenin sultanları. Aliyev, 2012’de Saraybosna ve Bükreş merkezli ‘Organize Suç ve Yolsuzluk Raporlama Projesi’ adlı bir sivil toplum örgütü tarafından ‘yılın en yolsuz lideri’ ödülünü kazandı. Bazı uluslararası kurumlar Aliyev ve ailesini ünlü Baba filminin Corleone ailesine benzetmekle pek de uzaktan bir atış yapmış sayılmazlar. Uluslararası Şeffaflık Örgütü raporlarına göre Azerbaycan 183 ülke arasında yolsuzluk sıralamasında 143’üncü durumda." 

Tabii kendisiyle ilgili haberler bu kadar değil. Günümüze kadar da Aliyev ailesi boş durmamış. 

Pandora Belgelerinde de var 

"Pandora Belgeleri: Aliyev ailesinin Londra’daki milyonlarca sterlinlik lüks daireleri" başlığıyla Birgün gazetesinde 4 Ekim 2021 günü yayımlanan haberde 2013'teki kişisel servetine geçtiğimiz sürede yeni servetler kattığı ortaya çıktı Aliyev ailesinin. 

"Uluslararası Araştırmacı Gazetecilik Konsorsiyumu’nun ortaya çıkardığı gizli belgelere göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev ve ailesi Londra’da milyonlarca sterlinlik emlak sahibi. Yine Aliyevler ve dostlarının Virgin Adaları’nda 2006’dan bu yana sahip olduğu daha önce bilinmeyen 84 şirket var" spotunun altında haber şöyle verilmiş: 

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Alivey’in iki kızı, oğlu, iki damadı ve aileye yakın iki işadamı Londra’da 429 milyon sterlinlik emlak sahibi. 

Uluslararası Araştırmacı Gazetecilik Konsorsiyumu’nun (ICIJ) ortaya çıkardığı gizli belgelere göre, bu mülkler arasında ünlü tarihsel binalar, lüks daireler ve şirket büroları var. 

Aliev’in çocukları, damatları ve yakınlarının sahip olduğu bu mülkler offshore şirketler üzerinden gizlendi. 

Virgin Adaları'nda 84 şirket 

Bu belgelere göre, Aliyevler ve dostlarının Virgin Adaları’nda 2006’dan bu yana sahip olduğu daha önce bilinmeyen 84 şirket var. 

Aliyev’in oğlu Haydar ilk offshore şirketine daha ilkokulda okurken sahip oldu. Londra’da psikoloji okuyan kızı Arzu ise ilk şirketini aldığında 19 yaşına yeni girmişti. 

Bu şirketlerin ve bu şirketler aracılığıyla Londra’da mülk alımında kullanılan paranın kaynağı hiçbir zaman açıklanmadı. 

Aliyevler sorulara yanıt vermedi 

Aliyev yönetimi ve Cumhurbaşkanı Aliyev'in çocukları bu iddialara yanıt vermeyi reddetti. Aliyev’in oğlu Haydar Londra’nın Maddox caddesindeki şirket binasını 11 yaşında iken satın aldı. 

1994-1997 yıllarında ABD’nin Azerbaycan Büyükelçisi olan Richard Kauzlarich “Haydar Aliyev yolsuzluk üzerinde çok sıkı bir kontrol sahibi idi. O İlham, eşi Mihriban ve çocuklarının bugün yaptığı gibi yolsuzluk hakkında bu kadar arsız değildi” dedi. 

Ama bu durum İlham Aliyev 2003’de babasının ölümünden sonra başa geçince kısa sürede değişti. Birkaç yıl içinde daha 19 yaşında olan kızı Arzu, Londra’nın Knightsbridge semtinde 9,7 milyon dolara 3 daire alan, İsviçre bankasındaki hesabın sahibi olan offshore şirketi Strahan Holding and Finance’ın sahip olmuştu. 

Trident Trust şirketi Aliyev ailesi ve yakınları için onlarca şirketi yönetti. Trident Trust Pandora Belgeleri’ni oluşturan belgeleri sızdıran 14 şirket arasında. 

Daha sonra Arzu’nun ablası Leyla da Londra’nın dünyaca meşhur Regent caddesinde büyük bir ofis binası satın aldı. Küçük kardeşleri Haydar ise sahip olduğu binaları bin Michelin yıldızlı restorana, bin sanat galerisine ve Conde Nast şirketinin merkez bürosuna kiraladı. 

2010’lardan itibaren Aliyevlerin serveti dünyada meşhur olmaya başladı.

Arzu ve Leyla Avrupa başkentlerinde lüks dairelerin yanı sıra üç Telekom şirketi, AtaHolding adlı bir inşaat ve bankacılık holdingine sahip. 

Londra’da psikoloji okuyan, birkaç belgesel çeken ve halen Bakü’de bir medya şirketinin sahibi olan Arzu hakkında çok az şey biliniyor. 

Ablası Leyla ise bir Rus pop şarkıcı ile evli ve birkaç yıl Moskova’da yaşadı, orada bir lüks bir kültür dergisi çıkardı. Leyla’nın bir film yapımcısı olduğu, amatörce sanatla ilgilendiği, dedesi Haydar Aliyev için yazdığı övgü şiirinin Azerbaycan ilkokul ders kitaplarına girdiği belirtiliyor. 

Muhtemelen babasının halefi olacak Haydar, 2018’de babasının amcasının başında olduğu Azerbaycan Diplomatik Akademisi’nden mezun oldu. 

Bu arada hatırlatayım, Google'a "İlham Aliyev ailesinin yolsuzlukları" yazınca 34 bin 100 sonuç çıkıyor.  

Millenicom: Ey Türk halkı, hizmet vermem ama faturayı seve seve ödeyeceksin 

Aliyev anlaşıldığı kadarıyla hesapsızca at koşturabildiği Türkiye'de Millenicom abonesi olan Türk halkını hizmet vermeden kendisine para ödemeye mahkum ediyor. Türkiye Cumhuriyeti yasaları ise bir kenarda duruyor. Bu şirket hakkındaki Şikayetvar sitesine yazılan on binlerce şikayetten bir tanesinin ekran görüntülerini sizlerle paylaşıyorum. Çünkü bunlar kamuya açık olarak sitede paylaşılmış. Durumun ne kadar vahim olduğu, geçmişte yaşadığımız bankerler rezaletinden pek farkı olmadığı görülüyor ama nedense İlham Aliyev'in SOCAR şirketinin iştiraki olan Millenicom hakkında hiçbir devlet yetkilisi sesini çıkar(a)mıyor. Çünkü o GARDAŞ, her mitingde bayrakları taşınan Azeriler iş havadan para kazanmaya gelince gardaşlığı falan unutuyor. 27 bine yakın şikayet yalnızca bir sitede var, düşünün ki gerçek mağdurların sayısı kim bilir kaça ulaşmış durumda...

Not: Yazıyı yazdıktan sonra Millenicom'dan bir görevli arayıp aboneliğimi iptal etti. Bu arada da incelenmesini istediğim faturalarla ilgili hiçbir bilgi vermedi. Ancak 4 günlük ekim ayı faturamın da bana geleceğini müjdeledi. Çok mutlu oldum. Ne de olsa İlham Bey'in geçimine katkıda bulunmak her GARDAŞ'ın görevidir değil mi? Helal olsun!!! 
 

İlgili yazı: https://medyagunlugu.com/haber/bir-gazetecinin-internet-kabusu-1-46606

Etiketler:  Metin Gülbay