Mesut Özil'e sorulmayan sorular

Mesut Özil'e sorulmayan sorular

28 Ocak 2021 Perşembe  |   Mentor

Mesut Özil için düzenlenen basın toplantısının tek ve en önemli sonucu bu ülke medyasının kalitesiz ve yetersiz olduğudur. 

Ne soru sormayı biliyorlar ne de nasıl sorulacağı konusunda fikirleri var. Mesut Özil hakkından basit sıradan bir araştırma bile yapmadan basın toplantısına katılmışlar. 

Bu ülke, özellikle spor medyası "mafyalaştığı", "çeteleştiği", "kontrollü, itaatkâr ve satın alınabilir" olduğu için iş başa düşüyor. 

Peki, ben olsam ne sorardım? 

İlk soru sanırım "Neden Alman Milli takımını tercih ettin" olurdu. Çünkü bu ülkede Mesut ismi açıklandığında en büyük manipülasyon milli takım seçimi üzerinden yapıldı. Ancak Yılmaz Vural ve bir çok insan Mesut Özil'in Türk Milli takımını seçmek istediğini ama o dönemdeki milli takım teknik yönetiminin onu yetersiz bulup istemediğini anlattı. Spor medyasının mafyatik ve uzaktan kumandalı yapısını düşününce bu sorunun sorulmamış olmasını çok anlamlı buluyorum. 

Soracağım bir başka soru, "Almanya'da doğmuş bir Türk olarak seni başarıya ulaştıran neydi? Neden Türkiye doğumlu futbolcularımız arasından bir Mesut Özil çıkaramıyoruz" olurdu. Sorulmadı çünkü sorulmaması gerekiyordu çünkü bu Türk futbolunun son 30 yılını sorgulamayı gerektirir ki spor medyasında böyle bir gazeteci ülkemizde maalesef yok. 

Örneğin, "Alman pasaportlu bir Türk olarak neler yaşadın" diye sorardım. Bu soru sorulmalıydı çünkü 3 milyonu Almanya'da olmak üzere yurt dışında toplam 5 milyon Türk yaşıyor ve büyük olasılık Mesut Özil onlar için çok büyük bir kahraman ve onun nasıl "öteki" olmaya direndiğini bilmek isterlerdi. 

Mutlaka, "Kariyerini bitirme pahasına neden Uygur Türklerine destek oldun" diye sorardım çünkü Premier Lig'in en büyük alıcısı Çin ve Uygur konusunu kamuoyuna taşıdığı anda Mesut'un bir daha İngiltere'de yeşil çime dönemeyeceğini bilmek için Mesut kadar zeki olmaya bile gerek yok. 

Bu sorunun akabinde, "Kendini Müslüman bir Türk olarak mı yoksa Alman olarak mı hissediyorsun" diye sorardım çünkü ülkemizde Mesut'u yıpratmak için aşağılık bir şekilde milli takım seçimi sorgulanıyor. Oysa Uygur Türkleri konusundan, inançlı bir Müslüman olmasından ve bir çok Almanya doğumlu Türk'ün aksine akıcı Türkçe konuşabilmesi ülkesine ve geleneklerine bağlı olduğunu gösteriyor. Oysa milli takımda Türkçe konuşamayan oyuncularımız oldu hâlâ da var sanırım.  

Son olarak da, "Hayırseverlik faaliyetlerine Türkiye'de devam edecek misin" diye sorardım çünkü Mesut Özil'i tanımlayan ilk şey "müthiş bir 10 numara" olması ise, ikincisi hayırseverliği. Kızılay'a, Zonguldak'a, Suriye'ye, Somali'ye, yoksul çocukların tedavisine bu ülkedeki medya mensuplarının tüm yaşamları boyunca kazandığı paradan daha fazlası ile destek olmuş. 

Ben Fenerbahçeliyim, Fenerbahçe'nin ayrık otu olduğunu, sevilmediğini çünkü herkesin Fenerbahçe kaynaklı bir çok kuyruk acısı olduğunu biliyorum ve spor medyasının Fenerbahçe nefretini anlayışla karşılıyorum. Ama bari kendinizi bu kadar küçültmeyin, yaptığınız işe saygınız olsun. Kendinize saygınız yoksa Çetin Emeçlere, Uğur Mumculara, Abdi İpekçilere saygınız olsun.

Etiketler:  Futbol Medya