Medyadaki Türkçe yanlışları

Medyadaki Türkçe yanlışları

26 Kasım 2021 Cuma  |   MG Özel

Ne kadar farkında oldukları tartışılır ama toplumun büyük bölümü tarafından takip edilen yazılı, görsel ve elektronik basının Türkçeyi doğru kullanma misyonu var. 

Dile yeni giren kelimeler, ifadeler medya aracılığıyla topluma yayılıyor ve doğru ya da yanlış olduğu sorgulanmadan yayılıyor. Toplumda yerleşen bir yanlışı düzeltmek ise neredeyse olanaksız hâle geliyor. Bu konuda verilebilecek en çarpıcı örneklerden biri tek kanallı televizyon döneminde çok yaygınlaşan “ağır çekim” ifadesi. İngilizceki “slow motion”ın karşılığı olarak spor spikerleri tarafından kullanılmaya başlanan ifadenin yanlışlığı, doğrusunun “yavaşlatılmış çekim” olması gerektiği sonradan ortaya çıktı ama yanlış kullanımın kökleşmesi nedeniyle değiştirmek mümkün olmadı. 

Medyada ve genel olarak toplumda çok yaygın yapılan yanlışların başında “itibarıyla” kelimesi geliyor. Bu kelime çok büyük bir çoğunlukla “itibariyle” olarak kullanılıyor. 

Bir hizmet veya kuruluşun görevlilerine, bir iş yerinde çalışanların tümüne personel deniliyor. Yani ifade aslında çokluk içeriyor ama yanlış şekilde “personeller” yaygın olarak kullanılıyor. 

Benzer bir durum Arapça kökenli “esnaf” kelimesi için de geçerli. “Sınıflar” anlamına gelen kelime zaten çokluk içermesine rağmen yanlış şekilde “esnaflar” olarak kullanılıyor. Yine son zamanda yaygın kullanılan “güvenlikler”in doğrusu “güvenlik”, “iş birlikleri”nin doğrusu “ iş birliği” olmalı. 

“Kazada 3 mürettebat yaralandı” benzeri ifadeleri de medyada sıkça görüyoruz. Çokluk içeren mürettebat kelimesinin doğru kullanımı “mürettebattan 3 kişi yaralandı” olmalı. 

Sıkça kullanılan “ilgi ve alaka” ifadesi de yanlış çünkü ikisi de aynı anlama geliyor. 

Aynı durum “onur ve şeref” için de geçerli. 

Özellikle toplumda çok sık karşılaşılan bir diğer yanlış "tabii"nin "tabi" olarak yazılması. Oysa "tabi" sözü "tabi olmak" örneğinde görüldüğü gibi bağımlı anlamında, "tabii" ise "elbette" demek.

Kurum adlarının kesme işaretiyle yazılması herhalde en yaygın yanlış. TDK bu konudaki kuralı şöyle örneklendiriyor: 

“Kurum, kuruluş, kurul, birleşim, oturum ve iş yeri adlarına gelen ekler kesme işareti ile ayrılmaz: Türkiye Büyük Millet Meclisine, Türk Dil Kurumundan, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığının; Bakanlar Kurulunun, Danışma Kurulundan, Yürütme Kuruluna; Türkiye Büyük Millet Meclisinin 112’nci Birleşiminin 2’nci Oturumunda vb.” 

Türkçede son yıllarda çok yaygınlaşan bir yanlış da gerçekleşmek kelimesinin yerli yersiz kullanımı. Toplumda “aydın” kabul edilenler tarafından da sıkça “oldu”, “yapıldı”, “meydana geldi” , "düzenlendi" denilmesi gereken yerlerde “gerçekleşti” deniliyor

Örnek mi? 

“Basın toplantısı gerçekleştirildi.” Hayır basın toplantısı gerçekleştirilmez yapılır ya da düzenlenir. Aynı şekilde konser gerçekleştirilmez yapılır ya da düzenlenir. Kaza gerçekleşmez, olur ya da meydana gelir. Elbette bunlara "açılış gerçekleştirildi" ve "görüşme gerçekleştirildi" ifadelerinin de yanlış olduğunu eklemek gerekiyor.

Sıkça rastladığımız “toplu katliam” da yanlış bir ifade çünkü katliam zaten cinayet anlamında çokluk içerir. Dolayısıyla doğrusu kırım ya da toplu öldürme olmalı. 

Eski sıfatını yanlış kullanımı da çok yaygın. "Yargıtay eski Başkanı" denilmez, doğrusu “eski Yargıtay Başkanı” olmalı. Çünkü kurala göre belirtisiz isim tamlamasında, tamlayanla tamlananın arasına hiçbir sözcük giremez. Örneğin "çalışma masası" belirtisiz isim tamlamasıdır. Nasıl "çalışma eski masası" diyemiyorsak, "Yargıtay eski Başkanı" da diyemeyiz.

Konuyla ilgili daha kapsamlı bir yazı: https://medyagunlugu.com/haber/medyada-sik-yapilan-hatalar-42931

Etiketler:  Türkçe