Meditasyon ve farkındalık

Meditasyon ve farkındalık

21 Şubat 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

"Vipassana" meditasyon uygulaması özel merkezlerde 10 gün süren bir kamp çalışması ile sunuluyor. Bu 10 gün boyunca iletişim, göz teması, çalışma, fazla uyku, fazla yemek, eğlence gibi 6 duyumuzu tetikleyecek her türlü eylemden uzaklaşıyorsunuz. Kişi, sadece her gün 12 saat süren meditasyona oturuyor.  

Çok derin ve detaylı olan bu uygulamalarda, ilk üç gün sadece burun bölgesine ve nefese odaklanarak çalışmalar yapılıyor ve yoğunlaşma ve zihnin keskinliği hedefleniyor. Buna “Shila” deniliyor. Her gün başın tepesinden ayak parmaklarına kadar beden taraması yapılıyor. 

Günümüz koşullarında,eğer böyle bir kampa katılmamışsak ve bu koşullar bize özel sağlanamamışsa uygulanabilmesi elbette çok zordur.  

Bu sebeple, bir sonraki hafta yazımızda, meditasyon çalışmalarına “Vipassana” kamplarına katılarak başlayan ve bunu modern yaşam içerisine uyarlayan Amerikan Tıp Profesörü ve “Stres Azaltma Kliniği’nin yaratıcısı Jon Kabat-Zinn’in “Mindfulness Temelli Meditasyon” uygulamasını içeren anlatımı ile buluşacağız.  

Ondan önce meditasyon kavramının temelidir diyebileceğiniz “Vipassana” meditasyonu ve farkındalık konularına bir göz gezdirmek konuya daha köklenmemize fırsat sunabilir. 

“Vipassana” Pali dilinde bir sözcük olup, bir şeyin iç yüzünü tam anlamıyla ve tüm berraklığıyla kavramak anlamına gelmektedir. Kısacası olanı olduğu gibi görmek anlamına geliyor. Bu meditasyon tekniği 2500 yıllık geçmişiyle, Uzak Doğu’nun en eski meditasyon tekniklerinden biridir.  

Kendimizi gözlemle gelen bir iç görü yoğunlaşması ve kendi içine muhabbeti saflaştırabilmeyi amaçlamaktadır.   

Beden ile zihin arasındaki derin bağlantı üzerine odaklanır. Düzenli meditasyon pratikleri ile kişi zihninin ve onun sürekli olarak ürettiği düşüncelerin esiri değil, ustası olmayı öğrenir. İnsanın yaşam kalitesini belirleyen düşünce ve duygularını üreten yasalar anlaşılır hale gelir.  

Yaşadığımız hayatlarda hepimiz içine doğduğumuz kültürün bir robotu olarak yaşıyoruz.  

Meditasyon pratikleri bize dikkatimizin niteliğini arkadaşça, yargılamadan içimize yönlendirir ve bize doğrudan deneyimle, ilerleyişimizin ya da gerileyişimizin, iniş ve çıkışlarımızın, acıyı nasıl ürettiğimizin ya da nasıl özgürleşebileceğimizin doğasını anlama fırsatı sunar. 

Gördüğümüz bu dünya, verdiğimiz manalar neticesinde içimizde beden duyumları diyebileceğimiz bir hissiyat oluşturur.  

Neden-sonuç dalgasında çözümleyemediğimiz bazı hissiyatların içerisinde yaşıyoruz hatta oradan oraya sürükleniyoruz. 

“Vipassana” meditasyon sadece hislere dönerek, olanı hissedip, cevap vermemeyi öğretiyor. 

Cevap vermemek kavramını şöyle bir örnekle açıklayacak olursak; sigara içen bir kişi aslında sigaraya değil, sigaranın içinde uyandırdığı hissiyata bağımlıdır. Eğer kişi sigaraya uyanan hissiyatına cevap vermemeyi kendisine öğretebilirse bundan özgürleşmiş olacaktır.   

Evrende, doğada, bedenimizde her saniye ve sürekli bir kaos ve değişim mevcuttur. Meditasyon bize bu kaos ve değişimden beslendiğimiz tüm olan-biteni gözlemlemeyi öğretiyor. 

Yogada yapılan tüm hareketler (Asana) ve nefes çalışmaları (Pranayama) meditasyona hizmet eder ve meditasyon, içinde olanı araştırmaya bir araçtır. 

Meditasyon uygulaması olmadan sürdürülen yaşam, ekilip, biçilmeyen verimli bir tarlanın boş durması gibidir. Düzenli uygulandığı zaman kişiyi, aşağıda belirtilen 5 engelleyici koşuldan özgürleştirir ve 5 olumlu özelliğin güçlenmesine olanak sağlar. 

Beş Engelleyici Koşul: Bedensel arzular–Tembellik, uyuşukluk–Kızgınlık, nefret, kin–Endişe, Stres–Kuşkular 

Beş Olumlu Özellik: Kendine güven–Erdem, bilgelik–Enerji, gayret–Derin düşünme, yoğunlaşma-Farkındalık 

Farkındalık ise aşağıda belirtilen 4 adet özelliği denetler ve dengeler. 

Arzular–Kuşkular–Endişe–Tembellik ve Uyuşukluk 

- Kendine güven güçlüyse ama erdem zayıfsa arzular yükselir. Kendine güven zayıf ama erdem güçlü ise kuşkular ortaya çıkar. 

- Enerji ve gayret güçlü ama yoğunlaşma az ise endişe yükselir. Enerji ve gayret zayıf ama yoğunlaşma güçlü ise tembellik ve bezginlik ortaya çıkar. 

Bu yazının görselindeki anlatım gibi eğer dört at kendi başlarına hareket etmeye çalışırsa araba hiçbir yere gidemez hatta yıkılır. Farkındalığın denetiminde ise araba yolunda dengeli bir şekilde hareket eder. 

Hepimiz aynı duruşu sergilesek bile, herkesin deneyimi ve içeride hissettikleri farklıdır. Bu gözlem temelli, kendini keşif yolculuğu, dikkatin niteliğinde becerisi gelişmiş berrak ve dengeli bir zihinle, sevgi ve şefkat dolu bir kalbe doğru devam eder. 

Namaste...