Lig artık daha kirli

Lig artık daha kirli

6 Mart 2021 Cumartesi  |   Mentor

Mentor

Futbol o kadar kirlenmiş ki her şey normal sayılıyor; bir önceki yazımda Ümit Öztürk'ün fanatik bir Galatasaraylı olduğunu, daha önce Galatasaray lehine, Fenerbahçe aleyhine ciddi hatalar yaptığını söylemiştim ama sanki her şey normalmiş gibi bir Fenerbahçe maçına verildi. Üstelik geçen yılki Alanya maçı Fenerbahçe infazı ve önceki yıllarda Fenerbahçe'nin Galatasaray'a şampiyonluğu kaybetmesine neden olan Alanya-Galatasaray maçına rağmen...  

Önceki gün beklenen oldu, Ümit Öztürk Fenerbahçe'yi çarmıha gerip mızrağı kaburgalarının arasına sokup çevirdi.  

Öztürk'ün asıl art niyetli olduğu pozisyon penaltı pozisyonu değildi. Fenerbahçe aleyhine 3 tane maçın sonucuna etki eden hata yaptı hatta 4, sosyal medyadaki rakip taraftarlara göre de Fenerbahçe aleyhine 2 penaltıyı vermedi. 

Bunları yazacağım, yalnız önce bir konuyu açıklığa kavuşturmak istiyorum. Ümit Öztürk Fenerbahçe maçına atandıktan hemen sonra rakip taraftarlar, "taraftarlar" diyorum ama bu lafın gelişi. Çok çabuk organize olan ve boş hesaplar gibi teknoloji ürünü paralı manipülasyon yöntemlerine aşina olduğunu düşündüğüm bir grup Öztürk'ün herkesçe bilinen Fenerbahçe tetikçiliğine rağmen Fenerbahçe lehine maç yönetecekmiş gibi "tag"lar açtı. Aynı adamlar maç biter bitmez Fenerbahçe aleyhine iki pozisyonu istismar edip yeni bir algı dalgası başlattı. Sonra da doğruysa sosyal medyaya Ümit Öztürk'e gözlemcinin neler yazması gerektiğini söyleyen bir ses kaydı düştü. Ve hemen arkasından medyada Fenerbahçe maçta korunmuşçasına müthiş bir algı başlatıldı. Yani olanlar basit hata, algı falan değil, bildiğin organize, birbiri ile bağlantılı, açıkça futbolu saha dışından yönetmeye çalışan bir organizasyon olduğunu düşündürüyor.

Şimdi at izi it izine karıştırılsın diye Fenerbahçe aleyhine istismar edilen iki pozisyon var; birincisi Altay'ın rakibini çekmesi ki rakip Altay'ın hareketine engel oluyordu ama çekti maç içinde bunlardan onlarca oluyor ve faul bile çalınmıyor. Peki penaltı diyelim. Eğer o penaltıysa Alanyalı oyuncunun topla oynama niyeti yokken kontrolsüz bir şekilde Tisserand'a önce tekmeyi yapıştırıp sonra da üstüne yığılması kırmızı kart. 

Bir de Novak'ın pozisyonu var ki tam algı çalışması. Novak topla oynama niyetindeyken rakip arkadan gelip topla Novak'ın arasına ayağını koydu, Fenerbahçe lehine bariz fauldü, elbette vermedi. 

Bu pozisyonlar organize çetenin seçip algı yaratmak için kullandığı pozisyonlar. Çok sistemli işler. 

İkinci yarının başı Fenerbahçe Osayi ile kontra bulur, rakip saha bomboş. Osayi topu geçirir ancak rakibini geçerken rakip kasıtlı veya kasıtsız Osayi'nin ayağına çarpar. Osayi düşer, geçse net gol pozisyonudur. Faulü yapan Naldo sarı kartlıydı ve Antalya 10 kişi kalmalıydı. Öztürk faul bile vermedi çünkü Naldo'yu atması gerekeceğini biliyordu, taç verdi. 

Sonrası Mesut pozisyonu arkadan tendona kontrolsüz hareket net sarı, sakatlayıcı, yaralayıcı hareket faulü yapan oyuncunun sarı kartı var. Antalya 9 kişi kalacaktı. Ümit Öztürk yine Fenerbahçe'nin rakibi eksilmesin diye görmezden geldi. 

Sonra penaltı, bana göre penaltıyı verip sonradan iptal etmek önceden belirlenmiş bir parodi idi çünkü sosyal medyaya sızan ses bandı ve Ümit Öztürk gidip hemen geri gelmesi inceleme yapma niyetinde falan olmadığını gösteriyor. 9 saniyede dönmesi zaten penaltıyı iptal etmek için gittiğini gösteriyor, yoksa o pozisyonu 5-6 defa seyretmeden karar vermek imkansız. Ben defalarca seyrettim, ele temas da ayağa basma da rakibin faulünden sonra yani Ümit Öztürk net penaltıyı iptal etti. 

Bence haftaya Fenerbahçe veya Galatasaray maçına verirler çünkü artık masum hatalar olduğunu düşünmüyorum. 

Olay sadece futbol da değil insanların gözü önünde ahlaksızlığın sistemli olarak kurumsallaştırılıp medya manipülasyonu ile gerçeklerin çarpıtılması. Ülkede adalete güveni yıpratıyor ve insanlar kendi kanunlarını uygulama hevesine kapılıyor. 

Neresinde baksan devletin ihmali var çünkü eğer böyle bir organizasyon ve suç yoksa böyle olduğunu söyleyen her yönetici 6222'ye göre hatta ceza kanununa göre suç işliyor, halkı birbirine düşürüyor ama adaletimiz suskun. 

Benim kişisel fikrim Bip'ler, bir kamu iştiraki olan Turkcell'e sızmalar, PKK'lı teröristlerin kaçırılması iddiası, medyada ve sosyal medyada organize eş zamanlı tavırlar tek elden yönetilen bir organizasyonu gösteriyor. 

Bildiğiniz gibi Barcelonalı yöneticiler polis tarafından gözaltına alındı, gerekçe ise sosyal medyada organize olup bazı futbolcuları yıpratmaya çalışmaları idi ama ülkemizde hiçbir şey olmuyor. Üstelik sosyal medyadaki bu hesapların çoğunun yasa dışı bahis şirketleri ile de ilgileri var, belki de maç sonuçlarını etkileyip bundan fayda sağlayan bir çete bile olabilir. 

Ama bildiğim futbol sahada oynanmıyor. Türk futbolu bitmiş, 3 Temmuz 2011 öncesi UEFA sıralamasında 11. sırada olan ülkemiz 22. sıraya gerilemiş, San Marino olma yolundayız. Sadece bu bile futbolda ne oluyor diye bakmayı gerektirir ama kimse bakmıyor. 

Düşünün ülkede en güçlü kişi Sayın Cumhurbaşkanımız, Rıdvan Dilmen'i de çok seviyor ama bu örgüt kimse onu bile tasfiye etti, Cumhurbaşkanı'ndan bile korkmuyorlar. 

Futbol bu ülkeyi felakete sürüklüyor, belki de daha önce denendiği gibi futbol üzerinden darbeye gidiyor. 

Tek bildiğim, Fenerbahçe 7 yıldır şampiyon olmadığı için mutluyum çünkü bunların dışında olduğunun net delilidir bu durum.

Etiketler:  Futbol