'Libya'da kısmî çekilme yeterli'

'Libya'da kısmî çekilme yeterli'

27 Mayıs 2021 Perşembe  |   Günlük

Medyascope TV'de Ruşen Çakır'la Işın Eliçin, ABD’nin Libya Büyükelçisi ve aynı zamanda Libya Özel Temsilcisi olan Büyükelçi Richard Norland'la ülkedeki gelişmeleri konuştu:

Libya’daki ateşkes anlaşması uyarınca Mart ayınca göreve başlayan geçici Ulusal Birlik Hükümeti, ülkeyi 24 Aralık’ta yapılması planlanan seçimlerle ilgili hazırlıklarını sürdürüyor. Öncesinde ülkedeki yabancı güçlerin çekilmesi için çağrılar yoğunlaştı. Ankara’ya yaptığı resmi ziyaret sırasında görüşlerine başvurduğumuz, 10 Mayıs’ta Biden yönetimi tarafından Libya Özel Temsilcisi olarak atanan, aynı zamanda iki yıldır ABD’nin Libya Büyükelçisi olarak da görev yapmakta olan Richard Norland ise şu aşamada Türkiye dahil ülkede silahlı güç bulunduran ülkelerin güven artırıcı bir adım olarak kısmî bir çekilme gerçekleştirmelerinin yeterli olduğunu söyledi. 

Işın Eliçin: Libya’da Ekim ayında varılan ateşkes hala yürürlükte ve Aralık ayındaki seçimler için hazırlıklar sürüyor. Fakat sükunetin devamı ve Libya’nın yeniden birlik ve bütünlüğe kavuşabilmesi, iç içe geçmiş bir dizi meselenin çözüme kavuşmasına bağlı. Bugün bu programda, bunlardan bir bölümünü ABD’den üst düzey bir yetkiliyle, Biden yönetiminin Libya Özel Temsilcisi Büyükelçi Richard Norland ile konuşacağız. Sayın Büyükelçi hoş geldiniz. 

Büyükelçi Richard Norland: Beni ağırladığınız için ben teşekkür ederim. 

Ruşen Çakır: Sayın Büyükelçi, ülkemize hoş geldiniz. Size Türkiye-Mısır ilişkilerini sormak istiyorum. Türkiye’den önce Kahire’deydiniz. Herkesin bildiği üzere Türkiye ile Mısır’ın işbirliği, Libya’nın istikrarı için çok önemli. Ama diğer taraftan iki ülke ilişkileri iyi değil. Ben Mısır’daki darbe ertesinde gazeteci olarak 10 gün Kahire’de bulunmuştum. İki ülke ilişkilerinin bozulmasına bizzat tanıklık ettim. Bildiğiniz gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı merhum Muhammed Mursi’yi destekliyordu. Mısır-Türkiye ilişkileri özellikle Libya’da iş birliği yapabilmeleri açısından nasıl düzeltilebilir? ABD’nin Özel Temsilcisi olarak, şahsen değil ama ülkeniz adına, bu yönde nasıl bir katkınız olabilir? Bu gerçekçi bir beklenti midir? Zor mudur? Neler söyleyebilirsiniz? 

Büyükelçi Richard Norland: Teşekkürler. Öncelikle belirtmek isterim ki, bu benim Ankara’ya sanırım beşinci ziyaretim. Daha öncekileri ABD’nin Libya Büyükelçisi olarak yapmıştım. Bu ise Libya Özel Temsilcisi olduktan sonraki ilk ziyaretim. Türkiye’yi bu süreçte şüphesiz çok önemli bir ortak olarak görüyorum. Mısır-Türkiye ilişkilerini sordunuz, bu ilişkiye dair bir tanım yapmak bana düşmez ama size şunu söyleyebilirim ki, ne zaman Türkiye’ye gelsem, Kahire’ye de gittim. Yine buraya gelmeden üç gün önce Kahire’deydim. Kahire’de Türkiye Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal başkanlığındaki heyetin yakın zamanda yapmış olduğu ziyaretten son derece olumlu bahsediliyor. Libya’daki siyasi kazanımların güçlendirilmesi ve siyasi çözüm için mevcut momentumun korunması, ABD ile birlikte, Mısır ve Türkiye’nin ortak çıkarınadır. Buna Aralık ayında seçimlerin yapılabilmesi, Libyalıların kendi birleşik ordularını kurmalarının sağlanması ve yabancı güçlerin ülkeden ayrılması da dahil. Dolayısıyla Türkiye-Mısır dinamiği önemli. Diyaloğun başlamış olması iyi bir işaret. Umarız devam eder ve sonuç alınabilir. 

Işın Eliçin: Sayın Büyükelçi, siz de değindiniz, seçim sürecinin sorunsuz geçmesi için yabancı güçlerin çekilmesi gerektiği dile getiriliyor sürekli. Bu neden önemli ve bu ziyaretinizde Türkiye’nin askeri mevcudiyetini konuşmak, Libya’dan çekilmesini talep etmek üzere mi buradasınız? 

Büyükelçi Richard Norland: Kanımca yabancı güçlerin çekilmesinin seçim yapılması için bir ön şart olduğunu söylemek doğru değil. Bunu seçimlerin yapılmasını geciktirmek için bir bahane olarak kullananlar var. Yine de, yabancı güçler konusunda bir şeyler yapmak için seçimleri beklemek gerekmediğini düşünüyoruz. Bu Amerika’nın kendi yaklaşımı değil. Bu, Libyalıların yaklaşımı. Libyalılar giderek daha yüksek sesle bölgesel güçlerin mücadelesinde rehin alınmışlıktan çıkmak ve ülkelerinin egemenliğine yeniden sahip olmak istediklerini söylüyorlar. Biz, bu güçlerin bir bölümünün, kademe kademe, mütekabiliyet esasıyla ve sahada doğrulanabilir şekilde çekilebileceğini, bu yönde aşamalı olarak ilerleme sağlamanın mümkün olduğunu düşünüyoruz. Hiç kimse, hepsinin bir anda ülkeden gideceğine dair bir yanılsama içinde değil. Ama ülkedeki yabancıların askeri varlığının azaltılması istikrarın korunmasına ve siyasi sürece katkı sağlayacaktır. Ve samimiyetle dile getirmek isterim ki, bu ülkede askeri varlık bulunduran ilgili ülkelerin çıkarlarını normal bir şekilde gözetmelerine de yarayacaktır. Kanımca Libya’da söz konusu ülkeler de giderek daha iyi anlıyorlar ki, aslında çıkarlarının siyasi ve ekonomik ilişkiler üzerinden korunması, askeri yöntemlerden daha etkili. 

Işın Eliçin: Sayın Büyükelçi, yabancı güçler dendiğinde tam olarak kast edileni açıklığa kavuşturabilir misiniz? Çünkü Ankara Libya’daki askeri varlığı ile yabancı paralı askerler arasında ayrım güdülmesi gerektiğini, Türk askerlerinin bir önceki Libya hükümetiyle yapmış olduğu anlaşma çerçevesinde Libya’da bulunduğunu söylüyor. Ve biliyoruz ki, Libya’da Suriyelilerin yanı sıra Rusya’dan, Çad’dan, Sudan’dan gitmiş paralı askerler de var. Dolayısıyla “yabancı güçler” dediğinizde ne kast ediyorsunuz? 

Büyükelçi Richard Norland: Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Wagner şirketine bağlı askerlerin, ülkede özel güvenlik güçleri olarak bulunduğu iddiasının alıcısı yok. Bu güçler Rus hükümetinin bir kolu. Ama altı çizilmesi gereken husus şu: Bu hızla gelişip ilerleyen siyasi bir süreç ve şu anda süreç yabancı askeri varlığın azaltılmasını gerektiriyor. Tekrar belirtmeliyim ki, kimse yabancı güçlerin hepsinin hızla, bir günde ülkeden ayrılmasını beklemiyor. Kademeli olarak, süreç ilerlerken gerektirdiği ölçüde yapılabilir. Bölgede yaptığım istişarelerde şu anda bunun başlaması için bir fırsat penceresi olduğunu gördüm. İnsanlar seçimlerden sonrasını beklemek istemiyor. Yeni güçlerin intikali gibi bir durum ya da birbirlerine karşı konumlanmış mevcut güçler arasında her an bir olay yaşanması ihtimaline karşı, neden güven artırıcı bir önlem olarak bu savaşçılardan bir bölümü ülkeden çıkarılmasın ki? Bence bunu yapmak mümkün. 

Ruşen Çakır: Sayın Büyükelçi, ben de Libya’nın terörle mücadeledeki önemine dair bir soru sormak istiyorum. Özellikle de IŞİD ya da El Kaide terörüyle olanı. ABD olarak geçmişte kötü bir deneyim de yaşadınız. Büyükelçiliğinize saldırı düzenlenmişti. Libya’nın istikrarı küresel terörle mücadele açısından gerçekten önemli. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz? 

Büyükelçi Richard Norland: IŞİD’in bir aşamada Derna’da varlık gösterdiği ve geçmişte aşırılıkçı teröristlerin varlığını bitirmek için ciddi çatışmaların yaşandığı bir gerçek. Libya’da geçen bir kaç yılda terörist grupların zemin bulmasına olanak tanıyan koşulların oluşmuş olması çok üzüntü verici. Ama şimdilik bu tehdidi Libyalı ortaklarımızla işbirliği yaparak bertaraf edebilmiş durumdayız. Terör gruplarının şu anda Libya’da operasyonlarına devam edebilecek durumda görünmüyorlar. Bu tür terör gruplarının yeniden ortaya çıkmaması için ülkenin istikrara kavuşması, egemen oldukları bölgelerin ve sınırlarının kontrolünü sağlayabilecek kendi güvenlik güçleri bulunan güçlü bir hükümetinin olması hepimizin çıkarınadır. Libya’daki boşluktan yararlanarak örgütlenme imkanı bulunan Çadlı savaşçıların, ki bazıları Libya’daki silahlı gruplardan da destek görüyor, Çad’a dönüp hükümet güçlerine saldırması, Çad devlet başkanını öldürmeleri herkesin dikkat kesildiği gelişmeler. Bu tür olaylar, tam da Libyalıların bir daha asla yaşanmamasını istediği gelişmeler. Ve ülkeyi birleştirici, silahlı grupları tek bir komuta altında birleştirme çabalarını hızlandıran bir etkisi oldu. Teknik olarak Libya’da silahlı kuvvetlerin başında Başkanlık Konseyi bulunuyor. Libya’daki mevcut silahlı grupların faaliyetlerini koordine etmek için daha fazla çaba göstermeleri ve nihayetinde ulusal ordunun kurulmasını sağlamaları gerekiyor. Bence bu sayede Libyalılar ülkelerinin bir daha asla terörist gruplar tarafından üs olarak kullanılmamasını sağlayabilirler. 

Işın Eliçin: Sayın Büyükelçi, bir önceki sorumun devam niteliğinde bir şey sormak istiyorum. Sizi doğru mu anladım: Türkiye’nin askeri varlığı açısından şu aşamada bir sorun yok. Seçimlere kadar (Türkiye’ye bağlı) yabancı savaşçılarının aşamalı bir şekilde çekilmeye başlaması yeterli. Ve ayrıca diğer yabancı paralı askerlerin, Rusların, Çadlıların, Sudanlıların çekilme sürecini kim izleyip denetleyecek? Sadece Türkiye çekerse, diğerleri çekilmezse, kim izleyecek bunu? 

Büyükelçi Richard Norland: Öncelikle Libya’daki herhangi bir yabancı gücün çekilmemesinin “sorun olmadığını” söylediğim şeklinde alıntılanmak istemem. Şu anda hedef yabancı güçlerin sayısını azaltmak. Bu yönde ne kadar çok şey yapılırsa, o kadar güven artırıcı olur, istikrara katkısı bulunur. Ama taraflar arasında derin bir güvensizlik olduğunu anlamak zorundayız. Batıdakiler, önce çekilirlerse Doğudakilerin bundan faydalanmak isteyeceğini düşünüyor. Benzer endişelere Doğudakiler de sahip. Ama bu aşamalı çekilme sürecine başlanabileceğini düşünüyoruz. Bunun için seçimler beklenmemeli. Ama bu sürecin Aralık’a kadar tamamlanamayacağını da kabul ediyoruz. 

Ruşen Çakır: Sayın Büyükelçi son sorumuz da Libya’nın geleceği üzerine olabilir belki. Bu önemli ülke için nasıl bir gelecek tahayyül ediyorsunuz. Bizim için realist bir değerlendirme yapabilir misiniz? Örneğin Sudan örneği var: 30 yıldan sonra uluslararası tecrit edilmişliğinden çıkmaya başladı tecritten sonra yeniden uluslararası toplumun parçası olmaya başladı. Mucize gibi. Uluslararası toplumun parçası güçlü bir Libya için benzer bir gelecek ne zaman mümkün? Uzun vakit alır mı? Gerçekçi bir bakışla neler söyleyebilirsiniz. 

Büyükelçi Richard Norland: Bence önemli olan Libyalıların kendileri için çizdikleri gelecek vizyonu. Yabancı  güçlerin çekilmesi konusunda olduğu gibi, gerçekçi olanı Libyalıların ne istediği, uluslararası toplumun bu istekler konusunda onları nasıl desteklediği belirleyecek. Ekonomik açıdan, Libya’nın geleceğini konuşursak, şanslı bir konumdalar. Çünkü Libya’nın kaynakları var. Bankada parası var, siyasi uzlaşmadan sonra kullanıma açılacak dondurulmuş varlıkları var. Sahra altı Afrika’ya erişim açısından çok önemli bir coğrafi konumu var. Kaynakları petrol ve doğalgazla sınırlı da değil. Çölün altında muazzam bir su kaynağı var. Altını var. Güney Akdeniz’de etkin rol oynayabilen bir Libya’dan söz edilmek bence mümkün. Doğusundaki ve batısındaki, kuzeydeki ve güneydeki komşuları arasında bir köprü. Libyalıların kendisi de bölgede yapıcı bir rol oynamak konusunda istekliler. Komşularıyla, Tunus ile Mısır ile, Çad’la Nijer’le iyi ilişkiler kurmak istiyorlar. Savaşın, çatışmaların, 24 saat süren elektrik kesintilerinin sona ermesini, koronavirüs salgınının kontrol altına alınmasını istiyorlar. Bankaların önünde ya da benzin istasyonlarında kuyruklarda beklemekten yoruldular. Onların vizyonu açısından ilk adım, normale dönmek, normal bir hayat sürmeye başlamak. Sonrasında, sahip oldukları kaynaklarla, ülke dışındaki Libyalıları geri dönmeye cesaretlendirecek istikrarla bölgede çok önemli bir rol oynayacaklarından hiç şüphem yok. Onların hedefi bu ve biz de bu vizyonu desteklemek istiyoruz. Tam da bu nedenle diplomasimiz Türkiye’yi, Mısır’ı, herkesi bu vizyonda buluşturmaya çalışıyor. Beni cesaretlendiren de giderek herkesin bu vizyona doğru ilerlemeye başlamış olması. Çünkü herkes tam da sözünü ettiğimiz böylesi bir Libya’nın çıkarları açısından daha iyi olduğunu anlamaya başlamış bulunuyor. 

Işın Eliçin – Ruşen Çakır: Çok teşekkürler bize vakit ayırdığınız için Sayın Büyükelçi.

İngilizce yapılan söyleşiyi izlemek için:

 

Etiketler:  Diplomasi