Kurumsal 'atalet'

Kurumsal 'atalet'

28 Aralık 2020 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Fenerbahçe kitlesel bir organizasyon ve bu organizasyona katılım isteğe bağlı. Burada "isteğe bağlı" sözcüklerinin altını çiziyorum, insanların katılmayı istemesi gerekiyor. Peki, kitlesel bir organizasyona insanlar nasıl katılım sağlar? Önce liderlik, sonra aksiyon planı ile. 

Beğensek de beğenmesek de, Fenerbahçe'nin resmi lideri yönetim değil başkandır. Yönetim tamamen süsten ibaret, taraftarın gözünün içine baktığı kişi başkandır ama yeniden "isteğe bağlı" kısmına geri dönüyorum: Başkanın taraftar üzerinden hiçbir resmi otoritesi yok, kulüp üyeleri dışında insanları bir sonuca yönlendirmek için liderlik etmesi, onlara ulaşması, onları bir amaca kanalize etmesi gerekiyor. 

Sanırım bunu ilk defa susarak yapmak isteyen bir Fenerbahçe başkanı var. Tamamen isteğe bağlı bir organizasyonda taraftarın başkanı lider olarak gördüğü bir organizasyonda, başkanın susarak taraftarı motive ettiğini düşünmesi büyük hata. Gönül ister ki böyle olmasın, gönül ister ki yönetime katılım olsun ama biz insanların takip etmek için lider aradığı bir toplumda yaşıyoruz. Belki ilerde uygulanmak istenen, başkanın sistemin icracısı değil denetçisi olması olabilir ama bugün değil, böyle kritik bir sezonda değil. 

Ben yönetimin sabırlı ve olaylara anlayışla bakan politikasını beğenen biriyim, geçmişte yapılan hatalar yüzünden sık sık haklı iken haksız duruma düşmüş, nefret odağı haline gelip bir çok açıdan zarar görmüştük ancak bugünkü yönetim de eylemsizlik ile sakin kalmayı birbirine karıştırıyor. 

Kimse çıkın önünüze gelene küfredin, masayı sandalyeyi kırın demiyor ama bir şekilde Fenerbahçe'ye yapılan haksızlıkları da anlatmak lazım.  

"FenerOl", "AdaleteFenerYak" gibi kampanyalar yaptık, kimseye hakaret etmedik, bağırmadık, çağırmadık ama amacımıza ulaştık; hem Fenerbahçe'nin gücünü göstermek adına hem de kendimizi ifade etmek adına başarılı organizasyonlardı. 

Ama futbol takımı peş peşe başarısız sonuçlar alırken, sahada yürek görmemişken, 3-0'dan 4-3 yapacak bir mücadeleden eser yokken bir yöneticinin çıkıp destek istemesi, üstelik bunu hiçbir aksiyon planı ifade etmeden söylemesi çok ciddi bir yetersizliğe işaret ediyor. Yetersizlik o kadar belli ki kulüp televizyonunda yapılan bu açıklamalar camiada zerre kadar ilgi ve coşku yaratmadı. 

Bir kere Başkan konuşmalıydı, konuşmasında Fenerbahçe'ye yapılan haksızlıkları anlatmalı ve bir mücadele planı açıklamalıydı. Yönetimin eylemsizliği camiayı atalete ve uyuşukluğa sürüklüyor, sonuç alamıyoruz. 

Zaten bütün medyada Fenerbahçe'ye küfrediyorlar, bir de bizim kulüp televizyonundan Fenerbahçe eleştirisi yapılıyor, insaf kere insaf. 

Yayıncı kuruluşun Avrupa futbol dünyasındaki sabıkaları, rüşvet iddiaları varken, üstelik Türkiye'de malum kulübün reklam ajansı haline gelmişken FBTV'de yayıncı kuruluştaki uygulamaları eleştirecek bir teknik uzman çıkarıp konuşturmak çok mu zor? Bana göre Pelkas'ın pozisyonu ofsayt değildi, çizgi ne zaman çekildi, ne zaman çekilmeli bunları anlatacak bir teknoloji uzmanı yok mu koca ülkede, dünyada? 

Ya da her hafta hakem hataları konuşuluyor, artık medyanın çeteleştiğini ve Fenerbahçe aleyhine hakem kararlarını manipüle ettiğini biliyoruz. Peki Fenerbahçe için Collina gibi kimsenin hakemliğini sorgulayamayacağı bir hakemi getirip manipülasyona izin vermeden doğruları anlatmasını sağlamak çok mu zor? 

Örnekleri çoğaltabilirim, çoğaltmak zor değil, sadece mücadele için irade lazım. 

Taraftar "Hande..." diyor susuyorsunuz, "hakem" diyor konuşmuyorsunuz ama içeriksiz destek talepleri havada uçuyor. Ben destekten anladığınız şeyin taraftarın susması olduğu anlamını çıkarıyorum ki, o Fenerbahçe'de olmaz, burası malum takım değil. 

Siz başkan olarak liderlik edeceksiniz, futbol takımının başarılı olması şart değil ama sahada mücadelesi ile örnek olacak, ondan sonra taraftardan destek istemenize gerek bile yok, destek zaten gelecektir. 

Görünen o ki, Fenerbahçe Başkanı nezaket ile uyuşukluğu birbirine karıştırmış ya da ticari çıkarları için korkuyor. Aynı TFF Başkanı gibi bir an önce bırakıp gitme peşinde, belki de başarısız olmak istiyor bilmiyorum ama mücadele etmediğini görüyorum.

Harcama limiti meselesinden sonra adeta bilinçli bir suskunluk ve görmezden gelme var. 

Doğma büyüme Fenerbahçeliyim, öğrendiğim bir şey var, kimse Fenerbahçe'den bir şey çalamaz, sadece Fenerbahçe umursamadığında hakkı çalınır. Görünen o ki, bu sene de şampiyonluğumuz çalınacak ama çalanlar kadar çaldıranlar da suçlu olacak.

Etiketler:  Futbol