Kurt puslu havayı sever

Kurt puslu havayı sever

12 Ağustos 2018 Pazar  |   Serbest Kürsü

Çok değil, sadece bir hafta sürdü: Önce İran'a uygulanacağı ilan edilen yaptırımlar yürürlüğe girdi, İran para birimi tümen, bir iki gün içinde bir ABD dolarına karşı 120,000 düzeyine dayandı. Sonra hem ABD Başkanı Donald Trump, hem de yardımcısı Mike Pence Türkiye aleyhtarı salvolarını ardarda ateşleyerek yargılanmakta olan Amerikalı rahip serbest bırakılmazsa Türkiye'nin başına kötü şeyler geleceğini söylediler; TL bir düşüşe geçti, bu yazının yazıldığı sıralarda başaşağı gidişi  ($1=6.2TL) devam ediyordu. 

Ardından taaa geçen Mayıs'ta meydana gelmiş olan ve Rusya'nın sorumlu olduğu iddia edilen eski KGB ajanı Sergey Skripal'a yönelik kimyasal silah saldırısı nedeniyle, ABD Rusya'ya yeni ekonomik yaptırımlar uygulayacağını ilan etti. Bu açıklamanın ardından ruble de hızlı bir değer kaybına uğradı ($1=67.7 R).

Bir hafta içinde ekonomik uçurumun eşiğine gelen bu üç ülkenin ortak özelliği, Suriye'de Beşar Esad yönetiminin yıkılmasına (Tayyip Erdoğan'ın durumunda kerhen) izin vermeyecek şekilde birlikte hareket etmeleri ve en azından şimdilik ABD'nin bölgede bir piyon Kürt siyasi oluşumu yaratmasına izin vermemeleri gibi görünüyor.

Daha geniş bir  açıdan değerlendirildiğinde, bu üç ülkeden ikisinin Büyük Orta Doğu Projesi'ne (BOP), kendi ulusal çıkarları doğrultusunda aşılması zor engeller çıkardıklarını görmek mümkün.

Rusya açısından BOP'un engellenmesinin neden önemli olduğunu anlamak zor değil: SSCB'nin dağılmasından sonra küresel düzlemde rekabet etme gücünü yitirmiş bile olsa, Rusya bölgesel düzeyde hala ABD'nin daha fazla nüfuz kazanma ve askeri güç konuşlandırma gibi amaçlarının farkında ve buna set çekebilecek diplomatik, siyasi ve ekonomik taktikleri uygulama şansına sahip.

İran'ın ABD karşıtlığının nedenlerini ise çok fazla incelemeye bile gerek yok. 1979 devriminden beri "Büyük Şeytan" olarak gördüğü ABD'nin, İsrail'in de Trump yönetimini özellikle kışkırtmasıyla, İran'da bir rejim değişikliği planını uygulamaya soktuğuna inanan Tahran yönetimi, ulusal varlığına doğrudan tehdit olarak algıladığı ABD'nin, Orta Doğu'daki her adımına engel olma çabası içinde.

Üçlünün içinde en ilginç durumda olan ise Türkiye:  Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir zamanlar BOP'un eşbaşkanı olduğunu övünerek ilan ederdi, ancak Fethullah Gülen'le müttefik olmaktan çıkıp hasım olunca, Gülen'in hamisi ABD'yle bozuşmaya başladı. Belki de ABD, husumet başladıktan sonra, sadece  Gülen ve cemaati üzerindeki iktidarın koruyucu şemsiyesini tuttuğu sürece işlevsel gördüğü AKP yönetiminin kaygılarını gözardı etmekte hiçbir sakınca görmemeye başladı. Artık FETO'ya dönüşen Gülen şebekesini hedef alan AKP/Tayyip Erdoğan iktidarının her adımı Washington ile potansiyel bir anlaşmazlık/çatışma riskine dönüşmeye başladı. Öyle ki, AKP iktidarına yakın bir işadamının, Trump'ın ilk ulusal güvenlik danışmanı Michael Flynn'e binlerce dolar ödeyerek Gülen'i Türkiye'ye kaçırmaya çalıştığının ortaya çıkması, Washington'da kaşların kalkmasına neden olmuştu.

Neden şimdi?

Trump yönetiminin geçen hafta aldığı Türkiye, Rusya ve İran'ı hedef alan yaptırım/cezalandırma kararlarının zamanlama açısından sorgulanabilirliği en fazla olanı, Rusya'ya yönelik yeni ekonomik yaptırımlardı, Sergei Skripal ve kızının zehirlenmesinin üzerinden dört ay geçti, yaptırımlar neden şimdi ilan edildi?

Diplomaside ve uluslararası ilişkilerde bu tür gelişmelerin raslantısal olması pek görülmüş şey değildir. Kuş bakışı irdelendiğinde, bu üç ülkenin aynı anda hedef alınmasının Suriye çerçevesi ve genel olarak Orta Doğu'yu yeniden yapılandırma planları yerine doğrudan ABD iç politika hesaplarına uygun düştüğünü söylemek yanlış olmaz.

Şöyle ki, Trump ne pahasına olursa olsun 2020 seçimlerini kazanıp 2024'e kadar Beyaz Saray'ın patronu kalmaya kararlı. Bu yolda önündeki ilk ve en büyük engel hızla yaklaşan Kongre ara seçimleri. Temsilciler Meclisi üyeliklerinin tümünün  ve Senato üyeliklerinin üçte birinin belirleneceği bu seçimlerde, Demokrat Parti'nin, yasama organının iki kanadından birini bile kontrol eder hale gelmesi halinde, Trump'ın bırakın 2020 seçimlerini kazanmayı, o seçimlere kadar koltuğunu koruyabilmesi bile kuşkulu hale gelecek. 2016 seçimlerine Rusya müdahalesini soruşturmakta olan özel savcı Robert Mueller, Trump'ın boğazındaki ilmiği hızla daraltmaya devam ediyor. Ara seçimlerden sonra, Demokratların kontrolündeki bir Kongre rahatlıkla Trump'ı görevden alalbilir. Bu nedenle Trump'ın seçimlerin yapılacağı 6 Kasım tarihine kadar politikalarının sonuç verdiğini dosta düşmana ilan etmek zorunda.

Bu çerçevede, Türkiye'ye baskı yaparak rahibin ABD'ye iadesini sağlamakla, Evangelist oy tabanını memnun etmiş olacak. İran'a uygulanan yaptırımların yürürlüğe girmesiyle ABD'deki Yahudi lobisi ve İsrail'deki Netanyahu hükümeti ellerini oğuşturmaya başladılar. Rusya'ya uygulanacak yaptırımlar da, Helsinki'de geçen ay Rusya devlet başkanı Vladimir Putin'le bir araya geldikten sonra düzenlediği basın toplantısında söyledikleriyle hem kendi Cumhuriyetçi Parti tabanında hem de ABD istihbarat örgütleri arasında büyük tepkilere yol açan Trump'ın bu çevrelere uzattığı bir zeytin dalı olarak görülebilir.

Yaptırımların amacı

Kuşkusuz Trump'ın yaptırım kararlarından uzun vadeli ve stratejik açıdan yalnızca bölgesel değil küresel güç dengelerini de etkileyebilecek en önemli olanı İran'ı hedef alanlar. Her ne kadar ad verilerek ifade edilmese de, bu yaptırımların İran'daki İslam rejimini alaşağı etmeyi hedeflediğini idrak edebilmek için  kahin olmaya gerek yok.

Uluslararası diplomasiyi yakından izleyen uzmanlar, İran'daki İslam rejiminin yıkılması halinde bu ülkede nasıl bir iktidar alternatifi yaratılabileceği konusunda, ABD dahil hiçbir gücün bir  "B" planı olmadığını belirtiyorlar. Ama hazırda bir senaryonun bulunmaması, Washingon, daha doğrusu CIA için önemli bir kaygı kaynağı olmasa gerek. Hele bir rejim karmaşası başlasın, Batılı istihbarat örgütleri yaratılan istikrarsızlıktan yararlanma yolunu bulmakta gecikmeyeceklerdir. Kürt puslu havayı, avlanmasına uygun olduğu için sever.

Cengiz İzmirli (mahlas)