Küreselleşmeden dönüş mümkün mü?

Küreselleşmeden dönüş mümkün mü?

25 Ağustos 2022 Perşembe  |   Köşe Yazıları

İnan Özbek

Son birkaç yılda yaşanan küresel salgın sırasında gündeme gelen ülkeler ve kıtalar arası kopukluklar, lojistik sorunlarla ticaret zincirlerinin yer yer kesilmesi ve kısmi içe kapanmalar şeklinde somutlaşan yerelleşme olgusu, küreselleşme süreci akamete mi uğruyor ya da küreselleşme tersine mi dönüyor sorularını önümüze getirdi. 

Son derece iddialı olan bu soruları tartışmadan önce, küreselleşme olgusunu özü itibarıyla ortaya koymakta fayda var. 

Esas olarak; siyasi, kültürel ve ekonomik olmak üzere üç ayak üzerine yükselen küreselleşmenin siyasi boyutunu, ABD’nin dünya jandarmalığı ve Batı’nın çocuğu olan liberal siyasal sistemin dünya ölçeğinde yaygınlaşması oluşturur.  

Kültürel olarak ise; yeme içme alışkanlıklarından giyim kuşam biçimine, müziğinden sinemasına kadar bütün bir Batı kültürünün dünyanın hemen her yerine sirayet ederek, görünür ve yaşanır olması küreselleşmenin kültürel boyutunu ortaya koyar. 

Ekonomik ayağını ise; serbest piyasa anlayışına dayanan liberal ekonomik modelin, başat sistem olarak dünya genelinde yaygınlaşması, en önemlisi de malların ve sermayenin yer kürenin hemen her yerinde serbestçe dolaşması meydana getirir. 

Bilgi teknolojilerindeki akıl almaz gelişmeler ve özellikle internetin etkisiyle vites arttırarak ilerleyen küreselleşme, dünyayı o derece küçülttü ve her tarafı bir birine bağladı ki, yerküre McLuhan’ın deyimiyle ‘küresel köy’ haline geldi adeta. 

"Küreselleşmeden geriye dönülebilir mi" sorusuna gelince; siyasi ayakta günümüzde, ABD başta olmak üzere Batı'nın siyasi gücü git gide azalsa ve bu durum özellikle ABD’nin hegomonik güç olma vasfını aşındırsa ve politik kapasitesini daraltsa da, bu durumu küreselleşmenin kesintiye uğraması değil de, politik güç dengesinin bir miktar değişmesi ve kartların yeniden karılması olarak görmek daha doğru olur. 

Kültürel alanda da, dünyanın bu denli küçülmüş ve toplumların birçok açıdan birbirlerine benzemiş oldukları gerçeği karşısında, kültürel küreselleşmenin kesilmesi ve sürecin tersine dönmesi olası gözükmemekte. 

En belirgin ve en etkili boyut olan ekonomik küreselleşme açısındansa; bugün gelinen aşamadaki iç içe geçmişlik ve karşılıklı bağımlılıklar göz önüne alınırsa, salgın sürecinde yaşanan ticaret daralmaları, kopukluklar ve içe kapanmaların, küreselleşmeyi yolundan döndürmeyen kısa süreli duraklamalar olduğu anlaşılmakta. 

Çünkü; tüm toplumlar ekonomi bağlamında öylesine birbirlerine bağımlı hale gelmiş ve adeta bir zincirin halkaları olmuşlardır ki, mesela Avrupa’da yaşanan olumsuz bir ekonomik sürecin bizi etkilememesini ummak, vejetaryen olduğumuz için boğanın bize saldırmayacağını sanmak kadar anlamsızdır.

Etiketler:  Ekonomi