Kötü zemin kritik 3 puan

Kötü zemin kritik 3 puan

24 Ocak 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, geçen hafta aldığı Denizlispor galibiyetinden sonra, takımın devamlılığı ve zirve yarışında kalabilmek adına zorlu bir deplasmana çıkarken üç puandan başka bir sonuç hesap etmiyordu. Yeni Malatyaspor benim için ligde kendi klasmanında olan rakipler açısından değerlendirildiğinde en iyi kadrolara sahip takımlardan bir tanesi. Maçın zor geçeceğini, hava koşullarından dolayı tutuk bir karşılaşma olacağını biliyordum. Her iki tarafı da değerlendirdiğimiz, eksileri ve artıları ile daha çok futbol odaklı yapacağımız bir analiz olacak… Yazıma başlamadan önce hem Türkiye Futbol Federasyonuna hem de Yeni Malatyaspor yönetimine bir serzenişim olacak. Maç öncesinde zemin neden kontrol edilmedi anlayamadım. Bu sahada iyi bir oyun beklemek futbola yapılan ihanetten başka bir şey değildir.

Maçın başlama düdüğü ile beraber Yeni Malatyaspor’da olan taktiksel durum dikkatimden kaçmadı. Hamza Hamzaoğlu zaman zaman takımı farklı varyasyonlarda denemeyi seven, maç içinde de sık sık diziliş değiştiren bir teknik adam. Sarı-kırmızılı ekip, lig başladığından beri ilk defa üçlü savunma sistemi ile sahadaydı. Wallace-Semih-Hadebe savunması birlikte oynamaya alışık olsa da, eğer bu formatta oynamak istiyorsanız daha fazla bilgiye sahip olmak zorundasınız. İlk yarıda Galatasaray beklediğim takım ile sahaya çıktı. Yarı için çok fazla bir pozisyon olmaması maçın daha çok ikinci bölge mücadelesi şeklinde geçmesine yol açtı diyebilirim. Bu tip maçlarda kilidi kırmak her zaman zordur. Pozisyon olarak genel anlamda kısır geçen ilk yarıda zaman zaman Marcelo Saracchi’nin kanadından etkili olmak isteyen Terim’in öğrencileri istediği oyunu çok fazla sahaya yansıtamadı. Bunu doğal karşılıyorum çünkü Galatasaray, genel olarak pas oyuna dayalı bir sistemle oynayan bir takım. Zeminin etkisi, oyun hızının düşmesine sebep oldu. Takımda oyunu rahatlatan, herkese nefes aldıran, takımın hemen hemen bütün hücum yükünü üstlenen Sofiane Feghouli’nin sakatlanması, Emre Kılınç ismi ile gelen formasyon değişikliği takımın adaptasyon sorunu çekmesine sebep oldu. Yeni Malatyaspor ilk yarıda düşündüğü her şeyi yaptı diyebilirim. Büyük takımlara karşı oynarken önemli olan tek şey, takımın maça olabildiğince skor anlamında ortak olmaktır. Yeni Malatyaspor, oyunun tek kurucu olan Âdem Büyük’ün olağan performansından uzak olması sonucunda topu ileri taşıyamadı. Daha farklı bir oyun oynayabilirlerdi. Bu noktada tercih olarak Hamza hocanın planının ne olduğunu merak etmiştim. Oyunu yavaşlatmaya yönelik verdiği taktik, son haftalarda hızlı olan Yeni Malatyaspor’un rakibini daha da geride karşılamasına sebep oldu. Devre arasına girildiğinde her iki takımın da değişikliğe gitmesi gerektiğini düşündüm. Futbol izleyebilmek adına, bu yapılması gereken tek hamle idi.

Galatasaray’da oyunun hızlanması adına Sekidika-Kerem değişikliklerini maç başlamadan bekledim. Hamza Hamzaoğlu’nun bu maç için planı çok açık olsa da, kendisi elinde çözülmesi çok zor bir kadro yapısı olmamasına rağmen doğru isimleri bir türlü bulamıyor. Kapanarak, hızlı kontralar ile Galatasaray’ın üstüne gitmek isteyen Yeni Malatyaspor’da devre başında gelen Tetteh hamlesi doğru ama maçı koparmak için yetersiz bir hamleydi. Galatasaray, alışık olduğumuz rakip sahada oyunu oynama mantalitesini ikinci yarıda daha iyi yaptı. Rakibin çok fazla topla oynamasına müsaade etmemiş olması, zaten tutuk olan ve hücumu maç boyunca neredeyse hiç düşünmeyen rakibi karşısında psikolojik üstünlük Galatasaray’a geçti. Doğruyu söylemek gerekirse, Galatasaray için maç Konyaspor maçının kopyası gibi oldu. Maç boyunca kendi kendime ‘’atan kazanır’’ dedim. Kilidin çözülebilmesi için şut gerekiyordu. Yeni Malatyaspor oyuna Tetteh, Lukoki gibi isimler ile başlamış olsa, biraz daha zevkli bir maç olabilirdi. Maçın benim gözümde her iki takım adına da kırılma anı ise Afiriye Acquah’ın oyundan çıkması oldu. Hamza Hamzaoğlu aynı hamleyi Hatay deplasmanında da yaptı ve ikinci bölgedeki sıkıntı Yeni Malatyaspor’a pahalıya patladı. Oyuna Kerem-Sekidika ikilisinin girmesiyle hızlı oyununa dönen Cimbom, üç puanı söktü aldı. Her iki takımda da sonuç odaklı bir oyun oynandığından, eleştiri ve değerlendirmeleri buna göre yapmak daha doğru olur. Galatasaray, her şeye rağmen kazandı. Söylenecek tek şey ve takım için değerli olan şey bu. Gelen ve gelecek olan isimler ile birlikte çok farklı bir takım göreceğimizi düşünüyorum.

Yeni Malatyaspor için, aslında konuşulacak çok fazla şey var. Bu maçın sonucunun böyle olması çok normal. Takım içi dengelerde büyük sorunlar var. Hoca ile yönetim arasında, hoca ile takım arasında büyük kopukluk var. Bununla beraber gelişen maddi sorunlar da cabası…. Oyuncular yeteri kadar destek göremediğini düşündüğünden takım için çok fazla çabalamıyor. Hafta içinde çıkan ‘’oyuncular idmana çıkmadı’’ haberinin maç sonu Hamza Hamzaoğlu’nu dinlediğimde doğruluğunu daha net anladım. Yeni Malatyaspor için, değişmesi gereken şeyler, çözülmesi gereken sorunlar olduğunu düşünüyorum. Hamlelerde olası bir gecikme olursa, Adil Gevrek ve yönetimi kontrolü kaybeder, Yeni Malatyaspor geçen sene ne yaşadıysa, daha kötüsü ile karşı karşıya kalır. Her iki takımın da beklentisi ve hedefi farklı.

Sizce, bu iki takımı gelecekte neler bekliyor?..

Etiketler:  Futbol