'Kırım Tatarlarını unutmayın'

'Kırım Tatarlarını unutmayın'

27 Ekim 2022 Perşembe  |   Günlük

Dünya Kırım Tatarları Kongresi Koordinasyon Konseyi üyesi ve Varşova Üniversitesi Doğu Çalışmaları Bölümü öğretim üyesi Nedim Hüseyinov'un Moscow Times gazetesinde çıkan yazısının özeti:

Birçok gözlemci Ukrayna'da devam eden savaşı küresel ideolojik çekişme kapsamında yorumlasa da Kırım Tatarlarının geleceği gibi tali görünen konuları da unutmamak önemli.

Kırım Yarımadası'nı yüzyıllarca vatanı olarak gören Türk-Müslüman Tatarlar Büyük Katerina'nın Rusya'sı tarafından yutulmadan önce, 15-18. yüzyıllar arasında hanlığa sahipti.

20. yüzyılın başlarında yeniden bağımsızlıklarını kazanma girişimleri sonuçsuz kaldı ve 2. Dünya Savaşı'nda Nazilerle iş birliği yaptıkları yönündeki haksız suçlamayla Stalin tarafından Orta Asya'ya sürüldüler. Çoğu, Sovyetler Birliği'nin yıkıldığı 1991 yılından sonra memleketlerine dönebildi.

Ana vatanlarının son sekiz yıldır Rusya tarafından işgal edilmesi bu düşü askıya alsa da Kırım Tatarları bugün hâlâ demokratik bir Ukrayna'da özerk yaşamak istiyor. Ukrayna'nın son karşı saldırıları Tatarların kendi geleceklerini belirleme konusundaki temkinli iyimserliği yeniden canlandırdı.

Kremlin Rusça konuşanların çoğunlukta olduğu Kırım'ı 2014 yılında ele geçirdiğinde Tatarlar protestolar düzenlemek için sokağa döküldü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin protestoları görmezden geldi ve bölgedeki yetkililer Tatarları hedef almaya, bağımsız medya kuruluşlarını kapatmaya, STK'lerini yok etmeye ve üyeleri hakkında adli takibe başladı.

Bugün anlaşılıyor ki Kırım Ukrayna'ya yönelik bir saldırının hazırlıklarını yapmak, uzun menzilli füzelerin yer aldığı dev bir üs kurmak ve binlerce asker yerleştirmek amacıyla ilhak edilmiş.

İlhaktan bu yana Kırım medyası Tatarları “İslamcı” olarak nitelemeye başladı ve onlarcası tuhaf bir şekilde terörizm suçlamasıyla yargılandı. Özgür olanlar baskı uygulanarak susturuldu ve on binlercesi Ukrayna'ya göç etti.

Günümüzde en az 100 Kırımlı siyasi tutuklu demir parmaklıkların arkasında bulunuyor. Bu kişilerin arasında, “sabotaj” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Kırım Tatarlarının gayriresmî parlamentosu olan Meclis'in başkan yardımcısı da var.

Kremlin şubat ayında Ukrayna'yı işgal etmeye başladığında çok sayıda Tatar ülkelerini korumak için gönüllü olarak Ukrayna ordusuna katıldı. Ama Putin'in kısmi seferberlik ilanından sonra vatandaşlarına karşı savaşmak istemeyen 10 binden fazla Tatar aile Kazakistan, Özbekistan ve Avrupa ülkelerine göç etti.

Hazırlıksız kalkışılan göç Kırım Tatarları için pek çok sorun yarattı.

Diğerleri paraları ya da belgeleri olmadığı için Kırım'dan ayrılamadı. Putin'in seferberlik kararıyla kaç Kırım Tatarının askere alındığı bilinmiyor ama bazıları çoktan cepheye gönderildi.

Ukrayna ordusu tarafından yakalanan bazıları henüz Ukrayna kimliği alamamış olan Kırım Tatarlarının durumu çok karmaşık bir sorun. Kiev'in onları Rusya mı yoksa Ukrayna vatandaşı kabul ettiği belli değil.

Rus ordusuna alınan Kırım Tatarlarının çoğu Ukrayna birliklerine teslim olmanın yollarını arıyor ama savaş koşullarında bu çok mümkün görünmüyor.

Tıpkı 1918 yılında Bolşeviklerin Kırım Halk Cumhuriyeti'ni lağvettiği zaman olduğu gibi, onlarcası, belki yüzlercesi Kremlin'in kararı sonucu ölecek. Ya da 1938 yılında Stalin'in emriyle gizli servis tarafında öldürüldükleri ya da 1944 yılındaki sürgün sırasında açlıktan, hastalıktan ve bitkin düşerek öldükleri gibi.

Rusya yabancı insan hakları örgütlerinin Kırım'a girmesine 2014 yılından beri izin vermiyor. Rus insan hakları örgütü Memorial geçmişte Kırım Tatarlarına yönelik baskılarla ilgili raporlar yayınlamış, cezaevindeki aktivistleri düşünce suçlusu ilan etmişti ama Rusya'nın totaliterliğe kayma sürecinde örgüt yasaklandı.

Sovyet dönemi muhalifi, Kırım Tatarlarının ruhani lideri Mustafa Cemiloğlu konuşmalarında sık sık Rusya'yı Sovyetler Birliği'ne benzetiyor, bazen daha da kötü davranmakla suçluyor.

Demokrasi savunucuları 1970'lerde ve 1980'lerde de hapse atılıyordu ama Meclis üyesi Ervin İbrahimov'un başına geldiği gibi kaçırılmıyor ya da ortadan kaybolmuyordu. Elbette Sovyet döneminde baskı aydınlara da yönelmişti ama Andrey Saharov gibi dokunulmazlar da vardı. Bugün Rusya'da dokunulmaz olan tek kişi var: Putin.

Etiketler:  Rusya