Kendi kendime dil öğrenebilir miyim?

Kendi kendime dil öğrenebilir miyim?

1 Aralık 2020 Salı  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

İnsanları iletişim alanında diğer canlılardan ayıran en etkili özellik, çevreden aldığı "anlaşılır girdiler" ile son derece karmaşık bir "konuşma dili" geliştirmiş olmasıdır. Hayvan grupları da kendince iletişim yaratmıştır ancak yalnızca insan geçmiş veya gelecek zamanları geliştirebilmiştir.  

Hayvanlar arası iletişim doğuştan gelir, biyolojiktir. İnsanlar arası iletişimde konuşma aygıtı doğuştan geliyor olsa da, dile ait sözler kültürel olarak öğrenilir. Belirli sayıda sesle, sınırsız sayıda söz üretilebilir.  

Hayvan iletişimi sembolik değildir, bu nedenle geçmişin düşüncelerini koruyamaz. İnsan iletişimi somut ve soyut formatta semboliktir, yaratıcıdır. İnsan dili düşüncelerin öğrenilmiş sembollerle tanımlanmasına, korunmasına ve aktarılmasına izin verir. Bu yolla insanlar hayali olgular üzerinde konuşabilir, mitler yaratıp sonra da bunları gerçekmiş gibi başkalarına aktarabilir.  

Başka bir deyişle, bizler duyu kanallarımız aracılığıyla ulaşan veriler arasında çok boyutlu bağlar kurabiliriz. Buna göre, bir tek insanoğlu "Arda demiş ki" ya da "Arda Elif'e demiş ki", gibi varsayımsal içerik ileten tümceler kurabilir. 

Çevremizde gördüklerimiz ile duyduklarımız bize durmaksızın duyusal girdi sağlar. Bilinç bu girdileri işlemler ve bağlamsal bilgiye dönüştürür. Aklımız bu bilgiler arasında anlam bağı kurduğunda, birbirine bağlanan bilgiler bellekte saklanır. Akıl yürütüp bağ kurma yoluyla edindiğimiz bilgiyi unutmayız ama ezberlenen her bilgiyi bir gün unuturuz. 

Kendi öğrenme deneyimlerime göre, bir dili çocukların öğrendiği yoldan edinebileceğimizi kesin olarak biliyorum. Tıpkı çocukken ana dilimizi edindiğimiz gibi, konuşan kişileri dinleyerek ve söylediklerini taklit ederek yeni diller edinebiliriz. 

Çocukluğumda Almanya'dayken Hollanda TV'sinde de çocuk programları izliyordum. Yıllar sonra Hollandaca anladığımı fark ettim. Bu benim için o kadar doğaldı gerçekleşmiş ki, Hollandacayı anlayabildiğim diller arasında saymam bile. 

Artık yetişkiniz ve elbette aynı kolaylıkla öğrenemeyiz. Dil öğrenmenin gerekliliği konusundaki amacınızı netleştirip, bilinçli ve sistematik bir çalışma planı hazırlayarak öğrenebiliriz. Amaç net olmazsa, kişi gereken çabayı göstermez, yorulur ve yarı yolda bırakır. 

Bir dil tarihçisiyim ve 45 yıldır çeşitli ülkelerde dillerle iç içe bulundum. Açık olarak söylüyorum ki, sadece dil kurslarına giderek dil öğrenilmez. Yalnız İngilizce değil, başka dilleri de kendi kendimize öğrenebiliriz. Ardından o ülkede bir kaç ay kalarak, bilgi ve aksanımızı perçinleyebiliriz. Bunu başarmış onlarca insan tanıyorum ve bunların sayıları her yıl artıyor. 

Bir çok ülkede ama özellikle Türkiye'deki öğretim programı adeta "dil öğretmemek" üzerine kurgulanmış gibi. Neredeyse çocuklarımız dil öğrenmesin, dünyayla bütünleşmesin gibi bir yaklaşım sezinleniyor. Bunda öğretmenlerin zerre suçu bulunduğuna inanmıyorum, müfredat çağ dışı.  

Devlet okullarında dil derslerinin neden hâlâ gramere dayandığını da merak ediyorum. Çocuklar zaten gramersiz öğrenmeye alışık ama hayır olmaz, illa da gramer öğreteceğiz inadı var. Sanki ortaokulda, lisede dil bilimci yetiştirecekler. Eh işte sonuç ortada, çoğu öğrenci dilden soğuyor. Sonra da özel dersler ya da dil kurslarıyla devletin eksik bıraktığı eğitimi tamamlamaya çabalıyor. 

Dil öğretilmez, edinilir. 

İngilizceye yeni başlıyorsanız, gelin siz İngilizce gramer kurallarını ilk başta dikkate almayın. Yok sıfatların kullanımı, edatlar, zarflar, fillerin çekimi, tensler (zamanlar) filan gibi ağır gramer öğrenciyi sıkar. İngiliz çocuklar bu kuralları bilmeden İngilizceyi konuşuyor ya da siz tek bir dil bilgisi kuralı öğrenmeden Türkçeyi ne güzel öğrendiniz, değil mi?

Çocukların sözlü iletişimi pasif veya çaba harcamadan öğrendikleri pek doğru değildir, onlar da bilişsel emek harcar. Çocuklar duyduklarını yineler, sonra neyin doğru neyin yanlış olduğuyla ilgili varsayımlarda bulunur. Sözleri kullanmayı sürdürdükçe, hataları yakınları tarafından düzeltilir. Yetişkinler uygun koşulları yaratarak ve aynı aktif yolu bire bir izleyerek dil ya da diller öğrenebilir.  

Kısa vadede, bir dil öğrenmeyi düşünen herkesin amacı, gramer açısından kurallı konuşmak değil, düşüncelerin karşılıklı olarak doğru anlaşılır biçimde aktarılmasını sağlamak olmalı. Bu bakış açısıyla yaklaşan herkes, ulaştığı sonuca kendisi de şaşırıyor. Dil öğretilmez, edinilir. 

Kendi sisteminizi geliştirmekten ve hata yapmaktan korkmayın, çocukların nasıl dil öğrendiğini gözünüzün önünden ayırmayın.