'Kafayı takmak' ve taşınmak

'Kafayı takmak' ve taşınmak

5 Haziran 2022 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

20 senedir biriken anılar var taşınmak üzere olduğumuz evimizden.  

Sonra 50 yaşıma 3 kala düşlediğim hayaller var. Ne muazzam, hâlâ hayallerim var.  

Değişime direnen tarafım cesur hayaller kuran tarafıma dokunuyor. Sonra içinden geçtiğim bu anın sorumluluğunu almam gerektiğini hatırlayıp, kendime “şimdi yaptığın şey geleceğe dokunacak” diyorum. 

Kısaca yaşamda hep bir şeylerin içerisinden geçiyoruz. Bazen kolay, bazen zorlayıcı, iyi hissettiren veya kötü… 

Büyürken baş etmeyi öğretmişler ucundan kıyısından ama uyumlanma becerisini öğretmek pek kimsenin aklına da gelmemiş.  

Yaşadığımız her şeyin özümüze hizmet ettiğini anlayarak yaşama uyumlanma halini yakalayabilmek gerekiyor. 

En çok üzerine kafa yorduğumuz, vakit harcadığımız ne ise yaşamımızda en çok yer kaplayan da o oluyor. 

Neye zaman harcıyoruz? Neyi önemsemeyi seçiyoruz? Bakmaya cesaret edemediğimiz nedir? 

Taşınmak, kendime tam olarak bu soruları sorduruyor. 

İncinme ile iyileşme arasında gidip gelen hallerimin içindeyim. 

Enerji, dikkatin gittiği yere doğru akar. “Kafayı takıp” olumsuz duygulara kapıldığımızda oluşan kısır döngü, uzaklaşmak istediğimiz şeyi daha da şiddetlendirebilir.  

“Kafayı takmış” halimden ötürü enerjim dalgalı ve değişken. 

Benim için mekânımı değiştirmek bilinmeyene bir adım ve bu adımı atmış olmak biraz korkutuyor. Başladığım şeyi sürdürebilir miyim?  

Korku ve endişemin yerine merakımı koymaya çalışıyorum. Meraklı olabilmek, olumsuz olana baskın çıkınca yol daha kolay gözüküyor. 

Yoga yapmanın nihai amaçlarından biri zihnin niteliğinde değişimi gerçekleştirebilmektir. Ama bu süreç başladığından bu yana yoga da yapamıyorum. 

Zihnin algısı ne kadar pürüzsüz ve berrak ise varoluşumuzdaki görenin “Purusha” gözlem yapabilme kabiliyeti en yüksek çözünürlükte olacaktır. Çözünürlükte sorun olunca zihin pürüzsüz algısını kaybediyor.  

Ama tüm bu süreç yine de bir şeyin bilincinde kalmamı sağlıyor. Kendime yönelik tutumlarımı gözlemlemeyi ve kendimle içsel olarak kurduğum ilişkimin yönünü anlamamı sağlıyor. Bana uyumlanmayı öğretiyor.  

Kendi bedenimden taşınırken de varoluşumdaki görenin yüksek bir çözünürlükte olabilmesini diliyorum. Zira işimiz daha kolay olabilir diye düşünüyorum. 

Kendimizi itiştirip durmadan, hırpalamadan kendi yolumuzda “öz”e nazikçe eşlik edebilmek ve kendi niteliklerimizin, yeteneklerimizin ve yaşam amacımızın bilgeliğine uyanabilmek niyetiyle… 

Namaste...