Kader çabaya âşıktır

Kader çabaya âşıktır

21 Kasım 2021 Pazar  |   Serbest Kürsü

Melek Ay

Aslında çok başka bir yazı ile başlamıştım ancak ani bir kayıp ile çok üzüldüm... 

50 senedir Anadolu medeniyetleri motiflerine can veren, her anını çalışarak, üreterek geçiren takı sanatçısı Nurhan Acun 87 yaşında hayata gözlerini yumdu. İlmek ilmek işlediği takılarını sergilediği ve satışını yaptığı Beyoğlu İstiklal Caddesindeki Eller Sanat Galerisi ve Atölyesi neredeyse 40 yıldır onun varlığı ile onurlandı.  

Bu galeri ve atölyeye girdiğiniz an bu özel ruhun enerjisi mekâna o kadar saf bir sevgi ile işlemiştir ki, orada kendinizi çok farklı bir boyutta hissedip, oradan hiç ayrılmak istemezdiniz.  

Çünkü ruhunda aşk vardı. Çünkü aşk neşe getirir, hüzün değil. Aşk anlayış gösterir, tartışma çıkarmaz. Aşk güvende hissettirir, talepte bulunmaz. Aşk özgürlük verir, kıskançlık bilmez. Aşk adayıştır, arayış değil. 

Kendisine neden iç mimarlık mesleğini bıraktığı ve bu işi bu kadar büyük bir aşk ile yaptığı sorulduğunda şöyle yanıtlamıştı: 

“Kalıcı olmak istediğim için! İç mimarlık mesleğinde yaptığınız iş el değiştirdiğinde yok oluyor. Bir sanat galerisi yaptınız diyelim. Dükkânın kiracısı değiştiğinde, sanat galerisi gidiyor, yerine market geliyor. Emeğiniz de kalıcılık olmuyor. Hâlbuki yaptığınız bir takı sonsuza dek yaşayabiliyor. Belki birkaç asır sonra benim ürettiğim takılar toprak altından çıkacak. Kalıcı bir şeye imza atmak, yaratmak daha anlamlı diye düşündüm. İç mimarlık mesleğimi bu nedenle bıraktım.” 

Nurhan Acun yarattığı sevgi çemberi ile ve öğretileri ile çok özel bir ruh. O kadar çok kişiye zarafeti, sevgisi, sabrı ve nezaketi ile dokunmuş ki…   

Bedeni ile bu zaman ve mekânı terk etmiş olabilir ancak dokunduğu canlara ait son kalp susana kadar yaşayacak ölümsüz bir isim. 

Bana bıraktığı öğretiler yoluma hep ışık olacak. Sonsuz döngüyü, sonsuz sevgiyi, doğru çabayı, aşk ile bakabilmeyi ve kaderin çabaya âşık olduğunu öğretti. 

Nurhan Acun benim için “Çaba ve Aşk” demektir. Sanırım Onun özünü, Richard Feynman’ın şu cümleleri ile tanımlayabilirim: 

“Bir aktiviteye aşık ol ve yap! Kimse hayatın anlamını çözemez ve bu önemli değildir. Dünyayı keşfet. Neredeyse her şey, yeteri kadar detaylarına indiğinizde gerçekten ilginçtir. En çok yapmaktan hoşlandığın şeyler üzerinde istediğin kadar çok çalış. Ne olmak istediğini düşünme, ne yapmak istediğini düşün.” 

Hayatta gerçekten küçük-büyük, maddi-manevi kayıplar yaşamış olsak bile sevginin asla kaybolmayacağını ve yeni bir sevgi biçiminde tekrar doğacağını hatırlamak iyi olabilir. Kuşkusuz kalp merkezi ne kadar çok açılırsa, ruhsal acıyı o kadar güçlü ve derinden hissederiz ancak sonunda sevgi ve bilgelik ışığında çözüleceğinden emin olabiliriz. 

Hepimizin kalbi özde aynıdır. Aşk ile kendi gerçekliğimize uyanabiliriz. Nurhan Amcam, bana bu öğretiyi hep hatırlatacağın için minnettarım.  

Namaste...