İtalyanca neden küresel bir dil olamadı?

İtalyanca neden küresel bir dil olamadı?

20 Şubat 2021 Cumartesi  |   Serbest Kürsü

Halil Ocaklı (halilocakli@yahoo.com)

İtalya 19. yüzyılda birleşene kadar birbirleriyle çekişen bağımsız kent devletlerden oluşuyordu. Öyle ki, İstanbul'da 3-4 farklı İtalyan devletinin büyükelçilikleri vardı. Bölgesel güç olan Venedik bu devletlerin en zenginiydi ancak küresel bir güç olamadı. Tek bir bayrak altında buluşmayla birlikte, Floransa'da konuşulan Toskana lehçesi yaygın lehçe olarak benimsendi.

İtalyan kent devletleri birbiriyle uğraşırken İngilizler, İspanyollar, Fransızlar, Portekizliler Afrika, Güney Asya ve Amerika kıtalarını sömürüyorlardı. İtalya sonunda birleşip toparlandığında, neredeyse sömürülecek yer kalmamıştı. Bu nedenle İtalyanca sömürge sistemi üzerinden farklı coğrafyalara yayılamadı. 

Öte yandan, ekonomik güçlük yaşayan İtalyanlar, kitlesel göçlerle dillerini ABD'ye taşıdılar. 20. yüzyıl Amerika'sında ticaret, yeme-içme, sinema, müzik kültürünün gelişmesinde, İtalyan göçmenlerin derin etkileri oldu. Ancak sonunda ilk göçün üzerinden yüz yıl geçmeden tümü asimile oldu, İtalyanca unutuldu. 

İtalyanca bir zamanlar sanatın ana diliydi. Tüm dünya operalarının çoğunun İtalyanca olduğu bilir. Alman besteciler bile operalarını çoğunlukla Almanca değil, İtalyanca olarak bestelerdi. İtalyan mimarlar başta St. Petersburg ve Moskova olmak üzere, dünyanın pek çok kentine neoklasik yapılar kazandırdı. Kremlin duvarları bile İtalyanlar tarafından inşa edilmiş.  

Osmanlı'nın 1831 Tanzimat fermanıyla duyurulan yenileşme çabaları sırasında, İstanbul'a da İtalyan mimarlar davet edilmişti. Sağ olsunlar, iyi ki gelmişler, iyi ki onlarca şık köşk, yalı ve binayı ve Taksim Cumhuriyet Anıtı’nı İstanbul'a kazandırmışlar. İşte bazıları:

İtalyan Başkonsolosluğu, Mısır Başkonsolosluğu, Nişantaşı Anadolu Lisesi, Maçka Palas, Taksim Alman Hastanesi, Saint Antoine Kilisesi, Marmara Üniversitesi rektörlük binası, Haydarpaşa Lisesi, Atlı Köşk, Dikranyan Yalısı, Huber Köşkü, Eminönü Katırcıoğlu Hanı, Büyük Londra Oteli, Karaköy Palas, İstanbul Erkek Lisesi, İstanbul Arkeoloji Müzesi ve Lütfi Kırdar Kongre Sarayı vb. 

O zamanlar Osmanlı'da mimarlık okumayı düşünen herkes, literatürü takip edebilmek için İtalyanca öğrenmek gerektiğini bilirdi. Öte yandan Türkiye'de bankacılığın kurumsallaştırılması sırasında, bu işi dünyada en bilen Venedikli uzmanlardan destek alınmış. 

Dolayısıyla banka, banko, bankamatik, kambiyo, piyasa, borsa, konkordato, firma, acente, kasa, kasiyer, bono, ciro, numara, bilanço, iskonto, kampanya, poliçe ve sigorta gibi pek çok İtalyanca söz, Türkçedeki bankacılık ve finans sektörü terminolojisine yerleşmiş.  

Ayrıca inşaat, opera-müzik, moda, kahvecilik, yeme-içme ve özellikle gemicilik alanlarında da pek çok söz İtalyancadan Türkçeye ödünçlenmiş. 

Rönesans'ın dünyaya sanat, edebiyat ve bilim alanında kazandırdıklarının etkisi hala sürmekte. İtalyan ozan Dante'nin "İlahi Komedya"sını anımsayalım. Bir zamanlar Avrupa'nın yaygın bilim dili olan Latince şimdi artık konuşulan bir olmasa da, binlerce söz Avrupa dillerinin çoğunun içinde yaşamaktadır. Öyle ki, tıp bilimleri alanında Latince öğretimi günümüzde de sürmektedir. 

İtalyanların günümüzde dünyadaki gelişmelere eskisi gibi önemli katkılar yapamadıkları ortada. San Remo Festivali bile söndü gitti. Her yıl 350 bin yeni Afrikalı göçmen alan ülkenin, şu an başka ciddi sıkıntıları var. Dolayısıyla İtalyanca şimdilerde İngilizce, İspanyolca, Almanca gibi popüler dillerden biri değildir. Portekizce, Japonca bile İtalyancadan daha popüler dillerdir. 

Yabancı dili öğrenmek birçok etkene bağlıdır ve çok özneldir. Yabancı dil öğrenmekte güçlük çektiğini ileri süren çoğu kişinin yeterli motivasyona sahip olmadığını düşünürüm. Her dilde olduğu gibi, İtalyancayı öğrenirken de motivasyonun güçlü olması gerekiyor. Herhangi bir dili öğrenmenin en etkili motivasyon anahtarı, duygusal bağlantı kurmak ve o dille ilgili her şeye âşık olmaktır. 

Kültürel değerlerle dolu asil bir dil olan İtalyanca, görkemli günlerindeki gibi küresel bir konumu bulunmasa da benim için yeryüzündeki en güzel tınılı dildir.