İnsan ve erdem

İnsan ve erdem

17 Aralık 2020 Perşembe  |   Serbest Kürsü

İrfan Muhtar

Erdem sözünün sözlük anlamı kısaca, "yüksek ahlaki standartların gerektirdiği yetkinlikler ile insanın etik olarak iyiye yönelmesini sağlayan nitelikler" olarak verilmekte.  

Ayrıca, ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçak gönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak adıdır denebilir. 

Erdemi bilgi olarak tanımlayan Platon, "Bilgi sahibi olan erdem sahibi olur" diyerek erdemleri toplumsal sınıflara göre ayırır. Ona göre: Cesaret, asker sınıfına özgü, bilgelik, yönetici sınıfa özgü erdemlerdir. Ölçülülük, ahlaklı ve adaletli olmak ise sosyal erdemlerdir ve herkeste bulunmalıdır. Platoncu kavrayış, kişinin mutlu olabilmek için iyiliğe ve iyi olana yönelmesinin bir zorunluluk olduğunu savunur. 

Aristoteles'e göre, "erdemler, bedensel hazlardan çok ruhla uygunluğu önde tutan, böylece iyiye ulaştıran etkinliklerdir." İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliğin akla dayanan yaşam olduğunu söyler. İnsan yaşamı, ruhun akla uygun ya da akıldan yoksun olmayan etkinliğidir.  

Erdemler, düşünce erdemi ve karakter erdemi olarak ele alınırsa anlam kazanır. Eğitim üzerinden edinilen bilgi, pratik yetkinleşmeyi destekler. Oysa aklı selimlik, akıl süzgeci üzerinden erdemleri bularak yetkinleşmektir.  

Zenon'a göre, erdemli olmak mutlu olmak için yeterli olsa da, evren ve yaşamın anlamı hakkında bilimsel bilgisi bulunmayan kimseler, erdemli bir eylemde bulunamaz. Ancak bilge kişiler erdemli olabilir. 

Thomas More'a göre, erdemler, mutlu olmakla bağlantılı eylemlerin akıl ile ilintisidir. More şöyle der: "İnsanlığın nihai amacı olan mutluluğu düzenleme sorumluluğu devlete ait olmalıdır çünkü insan ihtiyaçlarının giderilmesi oranında mutlu olacağına inanır."  

Buna göre; güvenlik, barınma ve yeme-içme gibi temel koşullar devlet tarafından sağlanırsa, insan aklını, bilgisini mutluluk için kullanacağından, erdemli davranmaması için neden kalmaz.  

Voltaire, erdemi kendi benzerine iyilik etmek olarak tanımlar. 

Nietzsche, erdemi insanın, insanüstüne ulaşmak için harcadığı çaba olarak tanımlar. 

İnsanın yaşlandıkça bilgeleştiği görüşü, tarih boyunca kabul gören bir inanış oldu. Yaygın eğitimin erişilebilir olması, bilgiye erişim sürecinin de kısalmasını, böylece de ibrenin yaşlı olandan genç olana doğru eğilmesine olanak sağladı.  

Erdemli kişilerin örnek alınması tıpkı bir ağacın doğal yoldan aşılanması gibidir. Verimli bir ağacın yeni sürgünü, başka bir ağaca aşılandığında hem genç hem verimli bir ağaç oluşturur. Ağaç olgunlaşınca da meyve verir.  

Akıl, bilgi ve ahlak temelli dünya görüşüne dayanan tutarlı davranışlar, erdemli olmak ve erdemleri korumakla ilişkilidir. Düşünsel ve kültürel yapıdaki gelişme ve zenginleşme, kişinin kendine hangi erdemle ne kadar yetkinleşme kazandırdığı hakkında fikir verebilir.    

İyi haber şu ki, günümüzde bilgiye daha kolay erişilebildiğinden bilgisel yetkinlik için yaşlanmayı beklemek gerekmeyebilir. 

Bilgiye ulaşma yolculuğunda her birimiz kendimize özgü biçimde ilerleriz. Erdemli olmak bilgili olmak anlamına geliyorsa, o zaman işe kendimizi tanımaya koyulmakla başlayabiliriz. 

Sokrates ne güzel demiş "Erdem, insanın kendini tanımasıdır" diye. Bilimsel bilginin yardımıyla, boş inançların karanlığından uzak, önyargısızca ve tüm çıplaklığıyla kendi benliğimizin gerçeğini irdelemeye başlayabiliriz. Ben gerçekte kimim?