İnsan boyundaki asırlık değişime dair

İnsan boyundaki asırlık değişime dair

11 Aralık 2021 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

Osman Akdemir

Aralarında kalp & damar hastalıkları, kanserler, şeker hastalığı, müzmin akciğer hastalıkları, felçlerin bulunduğu “bulaşıcı olmayan” hastalıklar günümüz dünyasında tüm ölümlerin %70’inden sorumlu.

Bu hastalıklara zemin hazırlayan risk faktörleri üzerinde iki yüze yakın dünya ülkesinde araştırmalar yapan bir çalışma grubu 2016 yılında erişkin insan boyunun dünyanın dört bir yanında sergilediği yüz yıllık değişimi konu alan bir makale yayınladı. 1896–1996 yılları arasında doğmuş 18,6 milyon erişkinin boy ölçümlerini çalışma gruplarına dâhil eden 1472 toplum tabanlı araştırmanın yeniden analiz edildiği bu çalışma ülkeler arasında erkeklerin ve kadınların boy ölçümlerinde büyük farklılıklar olduğunu gösterirken her bir ülkedeki yüz yıllık değişimi ortaya koyuyor.  

Bulgulara örnekler vermek gerekirse, 1896 yılında en kısa boylu insanlar Asya’da ve Orta ve Güney Amerika’da doğmuş olanlar. Bir Güneydoğu Asya ülkesi olan Laos’ta 1896’da doğan erkeklerin boy ortalaması 152,9 santimetre (cm) ölçülmüş ki bu, uluslar arası standartlara göre iyi beslenmiş 12,5 yaşında bir erkek çocuğun boyuna eş değer. Aynı yıl bir Orta Amerika ülkesi olan Guatemala’da doğan kadınların boy ortalaması 140,3 cm; bu da iyi beslenmiş 10 yaşında bir kız çocuğunun boyu. Kısa kadın boyu ortalamasında Guatemala’yı El Salvador, Peru, Bangladeş, Güney Kore ve Japonya izliyor. Bu dönemde İsveçli kadınlar 160,3 cm boy ortalamasıyla dünya lideriyken Norveç, İzlanda ve ABD’de kadın boy ortalamasının 158 cm’yi aşmış olduğu görülüyor.  

Bu yıllarda en uzun boylu erişkinlerin Orta ve Kuzey Avrupa, Kuzey Amerika ve bazı Pasifik adalarında yaşamış olduklarını, erkek boy ortalamasının İsveç, Norveç ve ABD’de 171 cm’yi aştığını görüyoruz ki Laos’ta doğan erkekler ortalama 18–19 cm daha kısalar.    

Aradan geçen yüz yılda görülen değişim Avrupalı erkeklerde çok belirgin olmakla birlikte bazı ülkelerde çarpıcı rakamlar söz konusu: İran’da 1996’da doğan erkekler 1896’da doğanlardan yaklaşık 16,5 cm, Güney Kore’de 1996’da doğan kadınlar 1896’da doğanlardan ortalama 20,2 cm daha uzun boylular. Güney Kore’de erkek boy ortalamasındaki artış da 15,2 cm’yi buluyor. Japonya, Grönland, Orta ve Güney Avrupa ülkelerinde erişkin boy ortalamalarında artış belirginken Sahra Altı Afrika ve Güney Asya’da artışlar sınırlı düzeylerde kalıyor; hatta Nijerya, Raunda, Uganda gibi bazı ülkelerde boy ortalamaları 50 yıl önce doğanlara göre hafifçe azalmış durumda.  

Erişkin boylarındaki artışın her zaman aynı hızda olduğunu söylemek mümkün değil. Örneğin Japonya’da 1960’ların başında, Güney Kore erkeklerinde 1980’lerde, kadınlarında daha yakın zamanlarda doğanlarla birlikte boyların uzaması durmuş görünüyor. Bunun sonucu olarak günümüzde Güney Koreli erkekler ve kadınlar Japonlardan uzunlar. Çin ve Tayland gibi Doğu ve Güneydoğu Asya ülkelerinde uzama süreci devam ediyor; Güney Kore’yi henüz yakalamamış olsalar da Japonları geçmiş durumdalar. Bangladeş ve Hindistan’da artış hız kesmiş durumda; bu ülkeler Japonya ya da Güney Kore’yi yakalayabilmiş değiller.  

Boyların uzaması süreci kalkınmış, zengin ülkelerde de değişkenlikler gösteriyor. 20–30 yıldır Finlandiya gibi Kuzey Avrupa ülkeleri, Birleşik Krallık ve nihayet Doğu Avrupa’da boy ortalamaları nispeten sabit seyrediyor. Bir asır önce en uzun boylu ülkelerden olan ABD, gelişmiş ülkeler arasında en az değişim gösteren durumunda ve günümüzde Avrupa ülkelerinin gerisinde kalmakta. Buna karşın Güney Avrupa ve Latin Amerika ülkelerinde boylar uzamaya devam ediyor. Türkiye toplumunda 1970 yılında ortalama kadın boyu 160 cm, erkek boyu 173 cm iken 1990'lı yıllarda bu rakamlar ortalama 3,5 santimetre artış göstermiş bulunuyor.   

Hollanda, Belçika, Estonya, Letonya, Danimarka’da 1996’da doğan erkeklerin boy ortalamaları 181 cm’yi aşıyor ki bu ülkelerde dünyanın en uzun boylu erkekleri yaşamaktalar. Avrupa kıtası dışında olup erkek boyları itibarıyla ilk 25 ülke içerisinde yer alan sadece Avustralya var. Ortalamaları 168 cm’yi geçen en uzun boylu kadınlar ise Letonya, Hollanda, Estonya ve Çek Cumhuriyeti’nde yaşıyorlar. Kadın ve erkek boy ortalamaları arasındaki fark 1896’da doğanlarda 11 cm iken 1996 doğumlularda 12 cm düzeyinde.  

İnsan türünde boy, kalıtımla geçen özelliklerden birisi olsa da toplumlar arasındaki farkları belirleyen diğer etmenler genetiğin önünde geliyor. Anne karnındaki gelişme, çocukluk dönemindeki beslenme durumu, geçirilen enfeksiyonlar, sosyoekonomik çevre boy üzerinde etkili başlıca çevre faktörleri olarak sayılabilir. Ülkeler arasındaki yukarıda bahsi geçen boy ortalama farklarından tahmin edilebileceği gibi uzun boylu insan topluluklarında gelir, eğitim düzeyi daha yüksek, sosyal konum daha iyi ve ömür ortalaması daha uzun.  

Ne var ki boylarımızın sağlığımızla ilişkisi bundan daha karmaşık bir konu. Tıp literatüründe insan boyunun çeşitli hastalıklara yakalanma riskiyle, bazı hastalıkların seyriyle ilişkili olup olmadığını inceleyen pek çok araştırma mevcut. Boylar uzadıkça gebelik sorunlarına daha az rastlandığı, koroner kalp hastalığı ve solunum sistemi hastalıkları sonucu ölüm olasılığının daha düşük olduğu, buna karşın bazı kanser türleriyle, kalp ritmi hastalıklarıyla ve pıhtıyla ilişkili sorunlarla daha sık karşılaşıldığı bildiriliyor. 2018’de yapılan, 420 bine yakın kişinin çalışma grubuna alındığı büyük bir araştırmada insan boyunun 50 farklı hastalıkla ilişkisi genetik ve genetik olmayan çevre faktörleriyle birlikte analiz edildi. Çalışmada erişkin insan boyunun 32 hastalıkla, kalıtımın belirlediği boyun 12 hastalıkla ilişkili olduğu tespit edildi.  

Önceki araştırmalarda saptandığı gibi, boylar uzadıkça bazı kalp ritmi hastalıkları ve pıhtı oluşumunun olumsuz sonuçlarına daha fazla rastlanırken koroner kalp hastalığı, hipertansiyon ve kalp yetersizliği riskleri bir miktar düşüyor. Bel fıtığı ve kalça kırıklarına uzun boylularda belirgin biçimde daha sık rastlanıyor. Siroz, ülser, reflü ve bağırsak hastalıkları kısa boylularda daha sık görülenlerden bazıları. Kalıtımla ilişki zayıf bulunmakla birlikte demans, epilepsi, depresyon ve kaygı bozukluğu olasılığı boy uzadıkça bir miktar düşüyor. Lenf bezleri, meme, cilt ve böbrek kanserlerine yakalanma riskleri boylar kısaldıkça artmakta. Tüm bu ilişkilerin içinde kalıtıma ve çevreye dair etmenler farklı oranlarda yer almaktalar.  

Görülüyor ki insan türünde beden sağlığıyla erişkin boyu birbirleriyle ilişkililer; dünya ülkelerinde yaşayanların boylarındaki bir asırlık değişimin bireylerin sağlık durumlarına ve yaşam sürelerine–ne ölçüde olduğunu tam bilemesek de–etkisi yok değil. Kadınların, erkeklerin boylarının dünya ülkelerinde neden bu ölçüde farklı değişim gösterdiklerini, boylarımızın hangi biyolojik süreçlerle sağlığımıza etki etmekte olduğunu daha iyi anlayabilmemiz için yeni bilimsel araştırmalara ihtiyacımız var.      

KAYNAKLAR 

• NCD Risk Factor Collaboration (NCD-RisC): A century of trends in adult human height. eLife. 2016; 5: e13410 

 https://www.who.int/health-topics/noncommunicable-diseases#tab=tab_1 

• Lai FY ve ark: Adult height and risk of 50 diseases: a combined epidemiological and genetic analysis. BMC Med. 2018; 16: 187 

https://www.sonhaberler.com/turkiye-boy-ortalamasi-kac-turkiye-kadin-boy-ortalamasi-turkiye-erkek-boy-ortalamasi-kactir-haber-601034