IMF’nin Ekonomik Görünüm Raporu’ndan notlar

IMF’nin Ekonomik Görünüm Raporu’ndan notlar

22 Ekim 2021 Cuma  |   Köşe Yazıları

Samih Güven

1. Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) Ekim ayında yayımlanan Dünya Ekonomik Görünümü Raporu'na göre 2020 yılındaki yüzde 3,1 daralmanın ardından küresel ekonominin 2021'de yüzde 5,9 ve 2022'de yüzde 4,7 oranında büyümesi bekleniyor.

2. Rapora göre 2021 yılında ABD’nin yüzde 6, Çin’in yüzde 8, Avro Bölgesinin yüzde 5, Rusya’nın yüzde 4,9, Türkiye’nin ise yüzde 9 oranında büyümesi bekleniyor. Türkiye’nin 2020 yılında yüzde 4,9 olan cari açığı 2021 yılında yüzde 2,4 olarak tahmin edilmiş. 

3. Aylık bazda yıllık enflasyon oranı 2021 sonu itibarıyla ABD için yüzde 5,1, Avro Bölgesi için 2,9, Türkiye için 16,7, Rusya için 5,8 öngörülmüş. 

4. Yine söz konusu rapor eki tablolara göre 2020 yılında yüzde 8,2 oranında daralan dünya mal ve hizmet ticaret hacminin 2021 yılında yüzde 9,7 oranında artması bekleniyor. 

5. Genel olarak arz talep dengesizliği, salgına ilişkin Delta varyantı ve diğer varyantların yarattığı belirsizlik, düşük gelirli ülkelerde salgının etkilerinin daha güçlü sürüyor olması, enerji, emtia ve gıda fiyatlarındaki artışlar, enflasyon baskısı, kamu bütçelerindeki daralan imkanlar öne çıkan olumsuzluklar. 

6. Rapora göre 2020'de talepteki keskin daralma, birçok işletmenin ara mal siparişlerini kesmesine neden olmuştu. 2021'de ise toparlanma ivme kazanırken, bazı üreticiler arzı hızlı bir şekilde artıramadı. Örneğin, talebe göre mikroçip üretimi yetersiz kalmaya devam ediyor. Ayrıca, nakliye konteynırlarının dünya dağılımı, pandemi sırasında büyük ölçüde bozuldu. Bütün bunlar arz, tedarik ve dağıtım zincirlerinde bozulmalara ve değişime neden oldu. 

7. Rapora göre politika seçimleri daha zor hale gelmiş durumda. İstihdam artışına ilişkin baskı, gıda güvensizliği, insan sermayesi birikimindeki gerileme ve iklim değişikliği gibi konular nedeniyle çok boyutlu zorluklarla ve sınırlı manevra alanıyla karşı karşıya kalındı. 

8. Söz konusu rapora göre fiyat baskılarının 2022'de azalması bekleniyor. Gelişmekte olan ekonomilerde ise, artan gıda fiyatları, yüksek petrol fiyatlarının gecikmeli etkileri nedeniyle fiyat baskılarının sürmesi bekleniyor.  

9. Pandeminin gidişatından, arz kesintilerinin süresinden ve bu ortamda beklentilerin nasıl gelişebileceğinden kaynaklanan belirsizlik sürüyor. 

10. Bununla birlikte Rapora göre, enflasyonun hâlâ düşük istihdam oranlarıyla yükseldiği ve beklentilere ilişkin risklerinin somutlaştığı ortamda, istihdamdaki toparlanmayı geciktirse bile, fiyat baskılarının önüne geçmek için para politikasının sıkılaştırılması gerekebilir. 

11. Rapora göre, metal ve gıda fiyatlarındaki güçlü artışları yansıtan petrol dışı emtia fiyatlarının 2020 seviyelerinin yüzde 30 üzerine çıkması bekleniyor. Diğer taraftan, gıda fiyatlarındaki artışlar, gıda güvensizliğinin yüksek olduğu yerlerde yoğunlaşma eğiliminde ve yoksul kesimleri daha fazla stres altına sokarak toplumsal huzursuzluk işaretleri veriyor. 

12. Ayrıca raporda, pandemi sonrasında ve uzun dönemde ekonomilerin, zorluklarla başa çıkmak için pandemi kaynaklı insan sermayesi birikimindeki gerilemeyi tersine çevirmek, yeşil teknoloji ve dijitalleşmeye ilişkin fırsatları kolaylaştırmak, eşitsizliği azaltmak ve sürdürülebilir kamu finansmanını sağlamak durumunda oldukları ifade ediliyor.

Yazının orijinali ve diğer yazılar için tıklayın

Etiketler:  Ekonomi