'İlan kesme basın özgürlüğü ihlali'

'İlan kesme basın özgürlüğü ihlali'

10 Ağustos 2022 Çarşamba  |   iyi

Anayasa Mahkemesi (AYM), Cumhuriyet, Evrensel, Sözcü ve Birgün gazetelerine Basın İlan Kurumu’nun (BİK) verdiği ilan kesme cezalarına ilişkin pilot karar vererek, cezaların basın ve ifade özgürlüğünün ihlali olduğuna hükmetti. AYM, bu konuda düzenleme yapılması için kararının bir örneğini TBMM’ye gönderdi. 

AYM kararında, “Kuruma verilen yetkinin basının etik değerlerini düzenleme amacından öteye giderek artık kimi basın mensupları açısından caydırıcı etki yaratabilecek bir cezalandırma aracına dönüştüğü ve bu durumun sistematik bir soruna neden olduğu gözlemlenmiştir” denildi. 

Cumhuriyet gazetesi (Yeni Gün Haber Ajansı Basın ve Yayıncılık A.Ş.), Evrensel gazetesi (Bülten Basın Yayın Reklamcılık Ticaret Limitet Şirketi), Sözcü gazetesi (Estetik Yayıncılık A.Ş.) ve Birgün gazetesi (Birgün Yayıncılık ve İletişim Ticaret A.Ş.), BİK’in çeşitli tarihlerde yayımlanan haberler nedeniyle birden çok kez verdiği ilan kesme cezasını AYM’ye taşımıştı. Gazeteler, haberler nedeniyle verilen cezaların ifade ve basın özgürlüğünün ihlali olduğunu ileri sürmüştü. 

AYM, Resmi Gazete’de yayımlanan pilot kararında gazetelerin basın ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine oyçokluğu ile karar verdi. AYM Başkanvekili Kadir Özkaya, üyeler Recai Akyel, Yıldız Seferinoğlu, Selahaddin Menteş ve İrfan Fidan bu karara katılmayarak muhalefet şerhi yazdılar. 

AYM’nin oyçokluğu ile aldığı kararında, Basın İlan Kurumu Teşkiline Dair Kanun’un 49’uncu maddesinde kesmeyi gerektiren kriterlerin anlatıldığı ve derece mahkemelerinin bu kriterlerde dengeleme yapması için daha önceki kararlarında yol göstermeye çalıştığı kaydedildi. AYM, bu dengelemenin başkalarının şöhret veya haklarının korunmasına yönelik önlemler ve basın, ifade özgürlüğü arasında olduğuna dikkat çekti. 

AYM, mahkemelerin BİK’in kararlarının kanunda belirtilen kriterleri uygun olup olmadığının değerlendirilmesi ve mahkemelerin verdiği ceza ile haber arasında orantılılık ilişkisi kurulması gerektiğini belirtti. 

AYM tarafından, mahkemelerde BİK’in kararlarının doğrudan uygulandığı şöyle anlatıldı: 

“Somut olaya konu olan başvurularda BİK tarafından çatışan haklar arasında bir dengeleme yapılarak adil bir dengenin gözetildiği tespit edilememiştir. BİK kararlarına itirazı inceleyen asliye hukuk hakimliklerinin gerekçeli kararlarına bakıldığında kimi zaman BİK’in değerlendirmelerinin doğrudan esas alındığı ancak bu değerlendirmelerin yukarıda paragrafta belirtilen dengeleme kriterlerini karşılayıp karşılamadığının denetlenmediği, çoğunlukla BİK kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu belirtmesiyle yetinildiği ve daha ileri bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.” 

AYM, mahkemelerin daha önceki kararlarını dikkate almada karar vermeye devam ettiğini kaydederek, şunları belirtti: 

“Başvuru konusu olaylarda asliye hukuk hakimliklerince Anayasa Mahkemesi’nin işaret ettiği şekilde bir değerlendirme yapılmaksızın karar verildiği anlaşılmıştır. Bu bağlamda Anayasa Mahkemesi’nin önündeki mevcut başvurulara bakıldığında birbirini tekrarlayan bu tür kararların sistematik bir soruna işaret ettiği değerlendirilmiştir. Sistematik sorun derece mahkemelerinin Anayasa’ya uygun yorum yapmalarına imkan vermeyecek açıklıktaki bir kanun hükmünü uygulamalarının yanı sıra bu uygulama doğrultusunda gerçekleştirilen müdahalenin zorunlu bir toplumsal ihtiyaçtan kaynaklandığının da gösterilmemesi ile ilgilidir. 

Diğer bir anlatımla başvurucuların basın özgürlüğüne yönelik müdahalede kullanılan araç kanuni güvenceden yoksun olduğu gibi bu aracın kullanılmasının nedenleri de ilgili ve yeterli gerekçelerle ortaya konulmamıştır. Bunun yanı sıra ilgili ve yeterli gerekçe olmadan cezalandırma konusu olan bu tür kararların caydırıcı etki göstermesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerine yapılan müdahale orantılı olarak da değerlendirilemez.” 

AYM, BİK’in kendisine sunduğu ilan kesme cezalarına ilişkin istatistikleri de kararında açıklayarak, “BİK’in 2018 yılı istatistiklerinde gazetelerin basın ahlak esaslarını ihlal ettiği gerekçesiyle 39 gün, 2019 yılı istatistiklerinde 143 gün, 2020 yılı istatistiklerinde 572 gün resmi ilan ve reklam kesme cezası verdiği görülmüştür” denildi.

(Cumhuriyet)