İki başkanın hikâyesi

İki başkanın hikâyesi

1 Kasım 2021 Pazartesi  |   Mentor

Mentor

Sırça köşkte ağzında altın kaşıkla doğmuş, yaşamı tanımayan Fenerbahçe Başkanı, kurumsal kültürden futbolun feodal, ilkel, kirli doğasına geçememiş hatta anlayamamış bir Fenerbahçeli. 

Ali Koç'un bugüne kadar Fenerbahçe için yaptığı iki iyi şey var: Biri kulübe para vermesi, diğeri de borçları TL'ye dönmesi; onun dışında nereden tutarsan tut elinde kalıyor. 

Ali Koç öncesi neydi bu kulübün sorunu? Kulübe çöreklenmiş, Fenerbahçe'yi 20 yıl tutsak almış, her türlü değerini yok eden bir kültürün Fenerbahçe'den sökülüp atılması, yerine ise tamamen yeni ve iyi bir şey konulmasıydı. 

"Adamcılık" bitecek liyakat gelecekti. 5. yılın içindeyiz bunların hiçbiri olmadı. Hamasete dayalı duygusal kararlar aldı, eskiye dair her şeyi yıkıp temizlemek yerine liderlik gösteremeyen zayıf abi-kardeş hikâyelerine özendi, eskinin hatalarını örttü, bazılarına sahip çıktı yani Fenerbahçe'nin başına her türlü felaketi getiren 20 yıllık organizasyon bir iki yama dışında aynı kaldı. O kadar ki eskinin markası olmuş, geçmişi sahiplenen insanlar her gün FB TV'de boy gösteriyor. 

Futbolu ise çorbaya döndürdü, aynı hatalar orada da tekrar edildi. Cocu'ya Aykut Kocaman'ın yardımcılarını, Ersun Yanal ve Erol Bulut'a Volkan Demirel ve Emre Belezoğlu'nu bela etti. O "kahraman" Volkan şimdi yayıncıda Hande ile poz verip Fenerbahçe'yi doğruyor, diğer yorumcularla birlikte Fenerbahçe'yi nefret sofralarına meze yapıyor. 

Dahası var...

Futbolda Fenerbahçe'nin hükümranlığına karşı kurulmuş kirli bir düzen var ve Ali Koç o kirli sistemi kurucu ve kullanıcıları ile düzelteceğini sanacak kadar gerçeklerden uzak. 

Şimdi de Pereira.. Geçen yıl devre arası Mesut Özil ve İrfan Can alındı, zaten kadroda Gustavo, Pelkas, Sosa, MHY, Ozan gibi yıldızlar vardı. Oysa Pereira futbolculara ve onların yeteneğine değil, daha çok sisteme güvenen biri hatta böyle olduğu için yıldız oyuncuyla arası olmayan biri çünkü o her futbolcuya bir rol tanımlıyor ve o rolün dışına çıkmasını istemiyor. Oysa bu oyuncular yaratıcı oyucular ve oyun içinde karar vermeyi ve oyunu değiştirmeyi seviyorlar, onları yıldız yapan da bu zaten. Pereira'ya ne diyebiliriz ki, adamın felsefesi belli, uygulaması belli, bu yöntemle başarılı da dolmuş ama senin yıldız dolu kadrona daha yeni Mesut ve İrfan Can gibi iki yeni yıldız almışken neden yıldıza değil sisteme güvenen bir adamı hoca yaptın? Pereira'yı almayı kafaya koydun artık sistem hakim olsun istiyordun, devre arası İrfan ve Mesut'u niye aldın? Yani neresinden bakarsan bak kötü kararlar ve sorumlusu Ali Koç. 

"29 şampiyonluk" dedi, hiç bir gelişme olmadı, sessiz. 

"Yayıncı" dedi, yayıncı bu sene bildiğin anti-Fenerbahçe amigosu, ağzını açmıyor. 

"Şeffaflık" dedi, KAP'taki mali tablolar bile şeffaf değil. 

Hakemler canımıza okuyor ses yok, Konya maçında pisliğin biri Altay'ı bilerek sakatlıyor yok oğlu yok. 

Cornelius Szalai'nin omzuna basıp düşürüyor, aleyhimize penaltı veriyorlar "penaltı doğruydu" diyor. 

Yukarıdakileri okursanız her sezonda, her olayda Ali Koç'un verdiği yanlış kararlar var. 

Verdiği paradan çok fazla kayba neden oldu, daha kötüsü söz verdiği gibi büyük sponsorlar bulamadı, Fenerbahçe'yi Koç Grubu şirketlerine bağımlı yaptı. Şu anda eskiden çok daha kötü durumdayız, eskiden hiç olmazsa gelir çeşitliliği vardı, şimdi Koç gelirlerini çek, alt yapıyı bile çeviremeyiz. 

Aziz Yıldırım dönemini tasfiye etsin, bizi daha çağdaş, daha güçlü bir organizasyon yapsın diye seçtiğimiz Ali Koç Yıldırım'ın çırağı çıktı, onun bayrağını daha da yükseğe çıkardı. 

Kimse Aziz Yıldırım demesin, Fenerbahçe'ye ait her şeyi 20 yılda yok ettiler, ne kültürü kaldı ne de taraftarı. Taraftar "hainler", "keşler", "taklit forma giyenler", "stada alınmayacaklar", "statta dövülecekler" derken Fenerbahçe bin parçaya bölündü, şimdi de TFF'de Fenerbahçe'nin tabutuna son çiviyi çakmak için uğraşıyorlar. 

Al Ali Koç'u vur Aziz Yıldırım'a, ikisini karşılaştıracaksanız "en kötü hangisi" diye sormalısınız çünkü ikisi de çok kötü...  
 

Etiketler:  Futbol