HDP'ye oy veren Türkler

HDP'ye oy veren Türkler

25 Eylül 2021 Cumartesi  |   Köşe Yazıları

İlhan İlmenöz

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, geçen günlerde yaptığı bir açıklamada, Kürt sorununun çözümü için meşru bir organa ihtiyaç duyulduğunu ve bu organın Meclis'te temsil edilen HDP olduğunu açıklaması sonrası pek çok siyasi lider konuya dair fikirlerini dile getirmişti. 

Kılıçdaroğlu'nun açıklamasına karşılık HDP'nin eski eş başkanlarından Van Milletvekili Sezai Temelli'nin  Kürt sorunu ile ilgili olarak, "Asıl muhatap İmralı" söylemi doğal olarak ortalığı karıştırdı.  

Selahattin Demirtaş ise Twitter hesabından yayınladığı mesajında, "Benim bildiğim HDP, Kürt sorunu dahil olmak üzere, Türkiye'nin tüm sorunlarının çözümüne taliptir, irade sahibi siyasi bir aktördür ve elbette muhataptır. Çözümün adresi de doğal olarak TBMM'dir" diyerek S. Temelli'den farklı bir bakış açısı sergiledi. 

Bu yaklaşımlara Cumhur ittifakından da sert tepkiler geldi. Önce Devlet Bahçeli, "HDP'yi meşru organ görmek demek PKK'yı muhatap almak demektir. HDP meşru bir organ değil, terör örgütü PKK'nın mazbata almış maskeli halidir" sözleriyle tepki gösterdi. 

Son olarak New York'ta  gazetecilerin sorularını yanıtlayan ve "Türkiye"de böyle bir sorun yok" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu konuyla eğer biz meşgul olursak yazık olur. Yani İmralı mıdır, değil midir, onların sorunu. Varsın onlar bu şekilde yola devam etsinler; yani HDP midir, şu mudur, bu mudur… Biz diyoruz ki bu ülkede şu anda Cumhur İttifakı bu işin tek çözüm noktasıdır ve Cumhur İttifakı olarak da biz bu çözümün mücadelesini sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 

Görünen o ki HDP önümüzdeki seçimlerde anahtar parti rolünü oynamaya devam edecek. Bir yanda Cumhur ittifakının HDP'yi etkisizleştirme ve yok sayma çabaları, öte yanda Millet ittifakı içinde bu partiye karşı soğuk olanların yaklaşımı ve HDP içindeki farklı sesler, gözlerin bu parti üzerine odaklanmasına yol açıyor. 

Geçmişte uzun süre tartışılan konular şimdi yeniden gündeme gelecek görünüyor. HDP  sistem dışında olması gereken bir Kürt partisi midir, yoksa her kesimden oy alan sistemdeki siyasal partilerden biri midir? 

Özellikle İstanbul seçim sonuçlarına olan etkisi nedeniyle önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP'nin önemli bir rol oynayacağı kesin. Seçimlerde nasıl  bir politika izleyecekleri, ittifak yapıp yapmayacakları, yapacaklarsa kimlerle birlikte olacakları, hangi adayı destekleyecekleri  şimdiden merak konusu.  

Oy oranının yüksekliği nedeniyle de seçmen tabanı siyasi açıdan iştah kabartıyor. Doğal olarak bu partiye oy verenleri/verecek olanları yanına çekme ya da etkisizleştirme çabaları aynı oranda yüksek oluyor. 

Çoğunlukla Kürtlerden oy aldığı bilinen HDP'nin Kürt olmayan seçmenlerden de azımsanmayacak derecede oy aldığı  bir gerçek. İşte bu seçimde bence HDP'nin de, seçimin de kaderini HDP'ye oy veren Kürt olmayan seçmenler belirleyebilir. 

Bir başka deyimle, HDP'nin bu seçmen kitlesini sandığa götürüp götüremeyeceği seçim sonucu üzerinde büyük etki yapabilir. Çünkü HDP'ye oy veren Türklerin büyük bir bölümü kendilerine yakın bir parti göremedikleri için ister protesto deyin, ister alternatif parti arayışı ya da sadece iktidara muhalif olma düşüncesi nedeniyle çözümü HDP'de arayabiliyor. Eğer HDP bu kitleyi sandığa götüremez veya desteklediği adaya yönlendiremezse kendi oy oranında ciddi anlamda düşüş yaşayabilir.  

HDP'ye oy veren Türk seçmenler, hem sağ kesimden hem de Kürtler tarafından aslında pek destek görmezler. HDP karşıtı olanlar bunları "vatan haini, terörist, PKK'nın iş birlikçileri" olarak tanımlarken, Kürtlerin bir kesimi de bu seçmenlere şüphe ile yaklaşırlar. Çünkü HDP'ye oy veren Türklerin çok büyük bir bölümü Kürtçe bilmez, sosyal ve kültürel açıdan farklı değerler taşır. Özellikle Güneydoğu HDP seçmeni bunları kendine uzak ve yabancı görür. 

Her iki kesimden zaman zaman tepki çeken bu seçmenlerin çoğu oyunu HDP'ye verdiğini açık açık söyleyemez. Kürt kesimin çoğu bunlara sempati duysa da Türk oldukları ve az önce sıraladığım nedenlerden dolayı tam olarak güvenemez. Hatta ajan olduklarını düşünenler bile vardır. 

Aslında bunların HDP'ye oy verme nedenleri de birbirlerinden farklıdır. Kimisi AKP ve RTE karşıtlığından dolayı oy verirken kimi de sol görüşlerine yakın buldukları için HDP'ye oy vermiştir. Ayrıca Selahattin Demirtaş'a duyduğu sempati nedeniyle oy verenler olduğu gibi diğer partileri kendisine yakın görmedikleri için "bir de bunları deneyelim" diyenler de vardır. 

Gerçek olan şudur ki, HDP'ye oy veren Türkler her iki taraftan da fazla yakınlık görmez hatta aşırı sağcılar tarafından "vatan haini/terörist" olarak adlandırılır.  

Bakın Ekşi sözlükte HDP'ye oy veren Türkler için neler demişler, işte size birkaç örnek; 

"Bunların en  büyük savunmaları da "sayemizde başkan yaptırmadıktır." Ee başkan yaptırmadın da o kadar şehit verdik onu napacaz kardeş!! illa bir şeyleri anlayabilmen için senin de mi yakınındaki bir insanı veya bir malını kaybetmen gerekiyor. (ha bi de bunlar ileri görüşlü olduklarını ifade ediyorlar sen daha burnunun ucunu göremiyorsun farkında değilsin, çok bildiğini sanan boş insan seni) 

Irkı, dini, kendisi nedir hiç ilgilendirmez, bu partiye oy verdiyse kafası yoktur sadece farkı budur. 

HDP'nin PKK'nın sözünden çıkamayan tatlı su demokratlarından oluştuğunu unutarak oy veren salaklardır. 

Tarafı her daim mazlumlardan, ezilenlerden yana olan güzel insanlardır... 

Kimse öldürülmesin ülkeye barış gelsin diyen Türk"tür... 

Barışa inanmış, umutlanmış, bu düzeni değiştirebileceğini, saraydakini frenleyebileceğini düşünmüş seçmendir. İyi de yapmıştır, pişman değildir. 

Gerçekleri göremeyecek kadar çamura batmış, bataklığa saplanmıştır, konuşurken nefes harcamaya değmez. 

Vatan haini terörist sevicidir, yeri cezaevidir." 

Bunlara benzer daha birçok yorum... 

Bence HDP'ye oy veren Türkler ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranabilmiş, her iki kesim tarafından şüpheyle yaklaşılan seçmen kitlesi olmuştur. 

Sonuç olarak, bekleyip göreceğiz. Bakalım seçimlere kimler hangi taktikleri kullanarak girecek, kimler hangi adaylara/ittifaklara oy verecek? HDP yine anahtar parti olacak mı?  

Hepsinden de önemlisi seçimi kim kazanacak? Şimdilik görünen o ki köprülerin altından daha çok sular akacak.