Hayalleri çalınan gençler

Hayalleri çalınan gençler

7 Temmuz 2021 Çarşamba  |   Köşe Yazıları

Erdal Çolak

Dünyanın neresinde olursa olsun çoğunlukla genç, öğrenim gören, hayatını kazanmak için çalışmaya başlamamış, henüz üretmeyen, birilerinin yardımına ihtiyacı olan ve ayrı barınacağı, kalabileceği yeri bulunmayan kişidir. 

Gençlik toplumdaki olumsuz davranış ve tepkilerin yoğun olduğu dönemdir. O nedenle de son derece hassas ve toplumun geleceği açısından kontrol ve yönlendirilmesi en çok önem taşıyan sosyal kategoridir. 

İnsan hayatının önemli bir dönemi olan gençlik kişinin biyolojik, psikolojik ve sosyolojik yönden tecrübesiz olduğu bir dönemi kapsar. Elbette ki insan hayatında önemli değişimlerin bedensel, ruhsal-sosyal gelişmesinin ve kişiliğinin oluşmasında çok ince hassas bir dönemi ifade etmektedir. Gençlik, bilinen her dönemde yaşadığı toplumun en enerjik, en hareketli ve en hayalci yaratıcı grubudur. Bundan dolayı çocuklar ve gençler geleceğin güvencesidir. Birçok düşünür, sosyal bilimci gençlerin, tutkulu ama aynı zamanda geçimsiz, huysuz, ve öfkeli olduğunu dile getirir. Bu aşamada iç dünyalarından gelen mesajları ve tepkileri daha ciddiye alıp, bazen tutkuların kölesi olurlar. Hepsinin gerçekleşebilecek ya da gerçekleşemeyecek amaçları ve hayalleri vardır; çünkü henüz yaşamın darbesini yemedikleri için koşulların kısıtlılığı ya da sınırlayıcı hakkında bir fikre sahip değillerdir.

Günümüzde her dönemde olduğu gibi bunalımlar, çatışmalar, yanılgılar, çelişkiler, buhranlar ve kararsızlıkları yaşayan bir gençlik… Genç kişi gerek kendisiyle hesaplaşması kendi iç dünyasında verdiği mücadelenin yanı sıra ve gerek çevresiyle ailesiyle, üyesi olduğu toplumla ya da genel olarak herkes ile çatışma halindedir. 

Ama diğer yandan da iç dünyasında tatlı hayallerin, tutkuların ve idealizmin filizlendiği, kendini ispat ve kimliğini bulma çabalarının yoğunlaştığı bir dönemdir. Kesinlikle yaşadıkları toplumun her zaman ilerisinde olan toplumsal, ekonomik, siyasi ve hatta teknolojik değişim ve gelişmelerde de en önemli rolü üstlenen, son derece hareketli, dinamik bir yapıya sahip oldukları görülebilir. Bence gençlik toplumun eğilimlerinin, duygu, tutum davranışlarının aynasıdır. 

Öte  yandan, dünyayı değiştirme çabası içine giren, hayat ile ilgili tatlı hayalleri, tutkuları, hedef amaçları olan idealist bir kişiliği benimsemeye çalıştığı dönemdir bu. Kendi kimliğini bulma, oluşturma, bunu yanı sıra başkalarına da kimlik verme çabasındadır. İnsanları, dünyayı değiştirme çabası içerisindeyken kendisini değiştirmek aklına bile gelmez. Gençlik, yaşamın en önemli ham maddesidir. Bu yüzdendir ki toplumun dinamiği olan gençlere devletler, siyasi, dini ve sosyal grupların hepsi onlara yönelik çeşitli faaliyetlerde bulunarak kendi hedef ve düşüncelerinin bir üyesi, neferi yapmak için çaba sarf ederler. Çünkü genç, bedeni canlı, ruhu diri; hayattan beklentisi yüksek insan demektir. Bu gençlik döneminde insan, güç ve enerjisinin zirve yaptığı en uç noktadır. Gençlik kişinin bedenen ve ruhen hızlı geliştiği en parlak zamandır. Devletler, siyasiler, örgütler, gruplar, cemaatler ve benzeri sosyal, kültürel gruplar gençlerin canlılık, heyecanlılık, delikanlılık, yiğitlik, mertlik, duygusallık, hızlılık, acelecilik, saflık, temizlik gibi özelliklerinden istifade ederek kendi saflarına çekmeye çalışırlar ya da buna yönelik politik çalışmalar yaparlar. Toplumun en hareketli ve dinamik grubunu oluşturan gençlik, hedef kitle oluşu ve kolay şartlandırılması ile her türlü olumlu ve olumsuz motivasyona ve manipülasyona da en açık kesimidir. 

Gençlerin topluma, dünyaya sosyalizasyonunun en iyi şekilde gerçekleşebilmesi için onlara evrensel idealleri, kültürel değerlerin benimsetmeliyiz. Onları iyi eğitilmiş, sağlıklı, bireyler yapmak için akılcı, mantıklı, katılımcı, idealleri arkasında koşan bireyler haline getirmeliyiz. Günümüzde gençlik artık bir diz üstü bilgisayar, tablet veya en azından bir cep telefonuna bağımlı olan medya endüstrisinin en çok sömürdüğü en önemli hedefi haline gelmiştir. 

Belki de gençlerin hayatı sorgulamalarını engelleyen en önemli olgular bunlardır. Çünkü günümüz dünyasında sadece tüketen, üretme anlayışından uzak bir gençliğin oluşması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Bilimsel ve eleştirel düşünebilen, farklı bakış açıları edinen, hayal gücünü geliştiren, yenilikçi düşünebilen, yaratıcı yetkinliklerini geliştirecek gençler yetiştirmek zorundayız.