Hangisi kazanırsa ne olur?

Hangisi kazanırsa ne olur?

2 Kasım 2020 Pazartesi  |   Köşe Yazıları

Aylardır beklenen gün geldi çattı: Donald Trump’ın dört yıl daha ABD’nin başkanlık koltuğunda oturup oturmayacağı bu hafta belli olacak. 

Muhtemelen çarşamba günü öğle saatlerinde seçim sonucu genel renkleriyle belli olduktan sonra tüm dünyada görsel ve yazılı basın sonuç üzerine yorumlar yaparken Trump’lı dört yılın mirası ve Biden’lı ya da Trump’lı gelecek dört yılın getirip götüreceği üzerine değerlendirme ve tahminlerle dolup taşacak.

Biz bu konuda erken davranıp, Trump veya Biden'ın kazanması durumunda nelerin değişip değişmeyeceği üzerine tahminleri üç ana başlık altında toplayalım dedik: ABD’de, uluslararası dengelerde ve Türkiye açısından. 

1) ABD’de:

a) Biden kazanırsa

i) Değişecek: Vergiler artırılacak; ekonomiye destek amaçlı mali politikalar  güçlendirilecek; Covid-19 önlemleri bir standarda bağlanacak; başta finans sektörü olmak üzere ekonomide devlet denetimi görünürde artırılacak; küresel ısınma ve iklim değişikliği duyarlılığı artacak ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırımlar artırılacak; Trump büyük bir olasılıkla vergi kaçakçılığı ve para aklama gibi suçlardan yargı karşısına çıkacak ve mahkum olacak; 

ii) Değişmeyecek: Yoksullaşma ve gelir dağılımındaki bozulma sürecek; finans ekonomisi ülkenin kaynaklarını kontrol etmeye devam edecek; ülkenin giderek çökmekte olan alt yapısı ihmal edilmiş kalacak.

b) Trump kazanırsa 

i) Değişecek: ABD Yüksek Mahkemesi’ne yerleştirdiği muhafazakâr çoğunluğa dayanarak Trump ABD yargı sistemiyle ve Kongre’yle çatışmayı tırmandıracak; ülkenin dünyadan soyutlanmasını artırmaya çalışacak; 

ii) Değişmeyecek: Finans sektörü ekonomide daha da etkili hale gelecek; hidrokarbon bazlı, doğayı tahrip edici enerji kaynaklarına destek devam edecek; Covid-19’la mücadelede başıbozuk düzen sürecek; ülkede vaka ve ölü sayısı artmaya devam edecek; 

2)  Uluslarararası ilişkilerde:

a) Biden kazanırsa 

i) Değişecek: ABD’nin NATO ile olan bağları güçlendirilecek, Trump öncesi statüye dönülmesi için çaba gösterilecek ancak NATO’nun Avrupa kanadı ABD’ye olan güveni yeniden tesis etmekte zorluk çekecek; Trump döneminin dış ticaret uygulamalarına son verilecek, küreselleşme çabaları gösterilecek ancak istenen sonuçlar elde edilemeyecek; uluslararası düzeydeki iklim değişikliğini önleme çabaları desteklenecek; Orta Doğu’da İran’ın nükleer silahlanmasını önlemeyi amaçlayan düzenlemeye dönülmesi için çaba gösterilecek ancak Tahran'ın öne süreceği muhtemel yeni koşullar nedeniyle bu girişim sürüncemede kalabilecek; 

ii) Değişmeyecek: Çin ve Rusya’yla jeopolitik gerilim tırmandırılacak; özellikle Çin’in teknolojik alanda ele geçirmeye çalıştığı üstünlüğü engelleyebilmek için ABD tüm kurumlarını seferber ederek Pekin’i baskı altına almaya çalışacak; Güney Çin Denizi’nde Tayvan ve deniz yollarının kontrolü üzerindeki rekabet nedeniyle sular ısınacak; Rusya’ya karşı uygulanan yaptırımlar sertleşerek devam edecek; Orta Doğu’da Filistin sorununun çözümü dondurulmuş kalmaya devam ederken ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıma kararı korunacak; ABD’nin Afganistan, Suriye ve Irak’taki askeri varlığı çeşitli biçim ve adlar altında sürecek. 

3) Türkiye açısından: 

a) Biden kazanırsa: 

i) Değişecek: Karanlık bir durum... Washington’da siyaset kurumunda geçirdiği 47 yıl boyunca Türkiye karşıtı, Rum ve Ermeni yanlısı bir çizgi izlemiş olan Biden, Kongre’den geçmesi muhtemel bir sözde Ermeni soykırımı tasarısını ilk imzalayan ABD Başkanı olabilir; halen Doğu Akdeniz’de, Ege’de, Suriye’de Libya’da ve Kafkaslar’da doğrudan ya da dolaylı olarak taraf olduğu tüm ihtilaflarda ABD’yi karşısında bulması muhtemel olan Türkiye’nin bu süreç içinde çaresizlikten Rusya ve daha geniş ölçekte Avrasya’ya dayanmak zorunda kalması ciddi bir olasılık olarak ortaya çıkıyor. 

ii) Değişmeyecek: Türkiye’ye S-400 vs üzerinden yapılan baskılar, özellikle Demokratlar Senato’da çoğunluğu ele geçirirse artarak sürecek. 

b) Trump kazanırsa: 

i) Değişecek: ?????? 

ii) Değişmeyecek: ??????

iii) Sevdiği “güçlü adamlar” kontenjanında yer aldığı için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la olan ilişkisinden olumlu bir tonda söz eden Trump’ın, öngörülmesi zor bir kişilik olduğundan, yeniden seçilmesi halinde, Beyaz Saray’daki ilk dört yılının tersine, Türkiye ile ilişkilerin yürütülmesini ABD Dışişleri Bakanlığına devredip devretmeyeceği dikkatle izlenmeli. Eğer bu olasılılık gerçekleşirse, gelecek dört yıl Türkiye için Biden’ın başkanlığı olasılığından daha iyi olmayabilir.