Hande Sarıoğlu vakası

Hande Sarıoğlu vakası

14 Şubat 2021 Pazar  |   Günlük

Habertürk sunucusu Hande Sarığlu'nun kişisel Instagram hesabından dans videosu paylaşmasının ardından başlayan polemik sonucu kanalla yollarını ayırmak zorunda kalması medyada destek de buldu, tepki de çekti.

Kararı destekleyenlerin başında, Sarıoğlu ile katıldığı bir programı kızarak terk eden Habertürk yazarı Fatih Altaylı geliyordu.

Gazeteci Zafer Arapkirli de kararı Twitter'da paylaştığı şu mesajıyla destekledi:

"TV sunucusu, özel hayatında istediğini yapmakta özgürdür. Dans, raks, oryantal filan da ayıp değildir. Ama bir haber kanalının da 'Ekran yüzlerinin verdiği görüntü ile, kurum kimliği arasındaki bağı gözeterek bir tasarrufta bulunma' hakkı vardır. Habertürk sunucusu Hande Sarıoğlu kardeşimiz, dans ederek ve arkadaşları arasında eğlenerek bir suç işlemiş sayılmaz. Ancak bu görüntüyü kamuya açık biçimde paylaşırken 'Ben iyi kötü ciddi bir haber kanalının ekran yüzüyüm. Markayı bir şekilde temsil eden biriyim... Acaba paylaşmam doğru olur mu?' diye düşünmeliydi. Kurumun kararını onaylıyorum. Ben de yönetici olsam aynı şeyi yapardım."

Hürriyet'te Ahmet Hakan'ın görüşü şöyleydi:

"Dans ettiği için işinden kovuldu” denilen spor spikerinin meşhur dansını seyrettim. Seyrettim dediğime bakmayın... Sadece ilk 15 saniyesine tahammül ettim. Kimse kusura bakmasın ama... Ben o videoda... Kafasına göre dans edip hayatın tadını çıkaran bir hercaiden ziyade... Şebeklik yapıp dikkat çekmeye çalışan bir “story şebeği” gördüm."

Aynı gazetenin yazarı Ertuğrul Özkök ise, “Renkli kişiliğinden vazgeçmemek, Allah hepimize bunu nasip etsin” yazarak Sarıoğlu'na destek verenlerin arasındaydı.

Yeniçağ yazarı Orhan Uğuroğlu da, "Hande Sarıoğlu, yalnız değilsin. Hande kızım Türkiye’nin özgür kanalı Yeniçağ TV’ye gel Hem kurumsal hem özgür. Özel hayatına da karışmaz, özgürlüğünü de sınırlamaz Fatih Altaylı gibi oryantal kimse de yok. Yeniçağ TV’de beraber program da yaparız..." diyerek polemiğe dahil oldu.

"İnsanlığınıza tüküreyim"

Tüm bunlara Sarıoğlu'nun yanıtı şöyle oldu:

"Akçaova’dan 2008 yılında çıkıp İstanbul’da üniversite okumaya gelip, 6 yaşından beri spiker sunucu olmak hayali olan bir kız olarak, 6 yaşımdan beri de oryantal oynamaktan kırar geçirirdim ortalığı. Çatır çatır okulumu da okudum, çatır çatır sunucu da oldum spiker de. Oryantal da yaparım kariyer de. Hiçbir zaman, hiçbir yerde, değerlerimden ve doğrularımdan vazgeçmedim, her zaman özümü korudum, geldiğim noktada kişiliğimden ve karakterimden bir günden bir güne ödün vermedim, bunun aksini beni tanıyan bir Allah’ın kulu da inkar edemez. Renkli kişiliğimden sizin siyahınız için vazgeçmeyeceğim, size fazla gelen neşemden de, deli dolu yanımdan da ödün vermeyeceğim.

Evet her kurumun kendine göre kuralları olabilir; başta ‘kanalın disiplinine fazla gelmiş olabilirim, neticesinde bir haber kanalıdır. Hiç uzatmadan ‘İstifamı edeyim kimse beni kovmak için uğraşmasın’ dedim. Ama durup düşününce, ‘Bir benim dansımdan mı rahatsız oldular?’ diye düşündüm. Ne kıyametler koptu kanalda, ama bizim dansımızı idare edemediler. Ben de daha fazla rahatsızlık vermemek adına istifa ettim. 10 gündür kanalda değilim zaten. O magazin sitelerinde yapılan ‘dans etti kovuldu’ haberlerinin altında, ‘oh olsun’ diyenler yarın ölsem ya da bir cinayete kurban gitsem yalandan ah vah edecekler. İnsanlığınıza tüküreyim.”

Sarıoğlu, Ahmet Hakan'ın "story şebeği" sözlerine ise şu yanıtı verdi:

"İzlemeyen, konuşmayan, yazmayan kalmasın lütfen, alınırım. O her şeyi çok bildiklerini sanan, benim oryantalimden daha kıvrak dilleri ve kalemleri olan dayılara seri oryantal getirin. Elden ele gönderin, paylaşın. Ülkede oryantal açığı varmış! İnsanların gözünün içine baka baka siyaset şebekliği yapan biri benim oryantalime 'story şebekliği' demiş; bak şu şebeğe."

***

Tüm bu yaşananlar bir bardak suda fırtına koparmaya benziyor. Sonuçta ortada bir "suç" yok, Sarıoğlu tepki çeken videoyu çalıştığı kurumun değil kendi kişisel hesabından paylaşmış.

Buradaki asıl sorun, Sarıoğlu'nun özel hayatıyla meslek hayatının karıştırılması; bu çizgi aşıldığı zaman kamuoyu önündeki gazeteci, siyasetçi, sanatçı ya da sporcuları yaptıkları işle değil özel hayatıyla yargılamaya başlarız.

Habertürk ve "ciddiyet" demişken...

Hani, "Bizim askerlerin eşleri ve sevgilileri de Güneydoğu'daki gaziler için Maarif Takvimi'ne soyunsun!" diyen biri vardı, hem de 33 askerin şehit olduğu gün Habertürk yayınına çıkarılmıştı da kanalın ciddiyetine halel gelmemişti!