Gurbet, hasret ve zorunluluklar

Gurbet, hasret ve zorunluluklar

22 Ekim 2022 Cumartesi  |   Günlük

Kendisini “kalbi acı yaşamından süzgeçlenmiş, hisleri depresif ama yüreği umut, coşku ve cesaret yüklü, yazarların en delisi” diye tanımlayan Gökhan Yavuzel'in son kitabı “Sürgün Notları” yakında raflardaki yerini alacak.

Meltem Arıkan kitabın arka kapağında, “Sürgünde olmak anlatılmaz çünkü herkesin yüreği farklı yaşar sürgünü. Sürgün her yürekte farklı yaralar açar” diye yazmış.

Yavuzel Sidar Yayınları'ndan çıkacak kitabıyla ilgili sorularımızı şöyle yanıtladı:

-Son yıllarda ülkenin geleceğinden karamsarlığa kapılanlar, özellikle gençler yurt dışına gidiyor. Siz uzun süredir “sürgün”de yaşayan bir yazarsınız. Yurt dışında yaşamak nasıl bir duygu, dönmek istiyor musunuz?

-Yurt dışında ne amaçla yaşanıldığına bağlı. Keyfi sebeplerle yaşamak öyle ciddi bir duygusal bunalım veya değişim dönüşüm yaratmıyor. Asıl olan sürgün yaşamına itilmeye karşı ve bu zorunlu şartlara karşı duyguları kontrol edebilmek, iç açıcı olmayan durumlar ile baş edebilmektir.

-Medya Günlüğü'nde yayınlanan bir yazınızda, “İhanetçiler sadece zindan koşullarında ortaya çıkmaz, ihanetçiliğin belki daha büyüğü sürgünde de kendini gösterir” diyorsunuz. Ne demek istiyorsunuz?

-Evet, aslına bakılırsa biraz betimleme biraz da metafor ile ilgili bir tespit. Örneğin cezaevine girenlerin bir çoğu itirafçı olur veya ihanet etme eğilimindedir. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Benzer durum, yurt dışında veya sürgünde de kendini gösteriyor. Dürüst insanların sayısı gittikçe azalıyor, kaypaklık ve çıkar öncelikli vaziyet haline gelmiş. Benim yazılarıma hemen bütün çevre ambargo uyguladı, o belirlemenin açılımı buna denk geliyor.

-Okurlar “Sürgün Notları”nı neden okumalı?

-"Sürgün Notları" diğer iki kitabıma göre en çok olgunlaşan kitabımdır. Belki de ölmeden önce yayınlanacak olan son kitabımdır, bilemiyorum. Duygular yoğun olarak kendini gösterir bu kitapta; deneme türünde gurbet, hasret ve zorunluluklar üzerine yoğunlaşmalar var. Daha sonra kültür sanat konularındaki makalelere sisteme bir eleştiri niteliği taşıyor. Kitabın son bölümlerinde öykü, şiir ve çeşitli röportajlar var. Kitabin okuyuculara bilindik konularda farklı bir perspektif sunacağını düşünüyorum.  
 

Etiketler:  Gökhan Yavuzel