G.Saray gol oldu yağdı

G.Saray gol oldu yağdı

10 Ocak 2021 Pazar  |   Köşe Yazıları

Bülent Kaan Köse

Galatasaray, geçen hafta aldığı Konyaspor mağlubiyetinin ardından oynayacağı kritik Beşiktaş maçı öncesinde bu haftayı kayıpsız geçirmek zorundaydı. Eksiklerin de dönmesiyle çok farklı bir takım izleyeceğimizi maçtan önce tahmin ediyordum. Maç önü yaptığım analizler neticesinde Terim’in köşeye dönmesi ile birlikte hamleler yapacağı çok açıktı ama dürüst olmalıyım ki bu kadarını da beklemiyordum. Transfer dönemine girildiği için Fatih Hoca elinden çıkaracağı ya da çıkarmayı düşündüğü isimleri de oynatıyor. Bunu bu maçta da gördük. Beni en çok şaşırtan olayları sıralayacağım, enine boyuna maçı ve gözüme çarpan birkaç ismi değerlendireceğimiz bir değerlendirme olacak.

Hazırsak, maçın nasıl geçtiğine dair bir giriş yapalım…

Başlama düdüğü ile beraber Galatasaray’ın önde oynayacağı çok net belliydi. Takımın hatta belki de sezonun en erken golüne imza atan Mbaye Diagne ise, yavaş yavaş ritmini oturtuyor. Gole bakacak olursak, takımın aynı taktik üzerine defalarca çalıştığını görebiliriz. Bu kadar kısa sürede takımda neler değişti inanın ben de maçı izlerken hayretler içerisinde kaldım. Golü bulan Galatasaray, kafası daha rahat bir şekilde oynamaya başlayınca ortaya takım adına çok farklı bir oyun çıktı. Yarı boyunca hemen hemen her atağını Emre Taşdemir’in kanadından yapan sarı-kırmızılılar, pas oyununda beklerin katılımının ne denli önemli olduğunu, hücumu nasıl şekillendirdiğini bize gösterircesine bir maç çıkardı. Geçen hafta yokları oynayan, maç boyunca adı dahi zikredilmeyen Emre Akbaba bu formatta klasik on numara gibi oynayınca ortaya bir Younes Belhanda çıktı… Bütün yazılarımda, röportajlarımda söyledim, yine söylüyorum: Bu adam ya kenar ya da merkez orta saha oyuncusu. Kafası futbolda olan, oynamayı isteyen ve doğru mevkide oynayan bir Belhanda’dan her zaman verim alırsınız. Bugün listeye konulmuş olsa, Avrupa’da çok rahat oynar ve iyi bir performans gösterir. Dönüp bakıldığında bu adam neden böyle oynuyor dememek için, doğru zamanda verim alınmalı. Oyuncuyu tabii ki bir maçla değerlendirmek doğru olmaz. Bunu söyleyen, doğru olduğunu savunanların futbolu gerçekten analiz ettiğini sanmıyorum. Galatasaray, yarı boyunca kendini çok yormadan, ayağına aldığı her pozisyonu gol ile sonuçlandırdı diyebiliriz. Ekleme yapacağım bir başka konu ise takımın Marcao ile başka, Marcao olmadan başka bir futbol anlayışına bürünmesi. Bu tamamen benim görüşüm. Geçen hafta üçüncü bölgeye topyekûn gitmekten korkan Galatasaray, bu maç arkasına bile bakmadan aldığı her topu kaleye götürdü. Takımın onsuz kaldığı zaman da aynı oyunu oynaması gerekiyor. Yarı için Gençlerbirliği adına yazılacak çizilecek bir şey yok. Golleri erken görünce, oyun konsantrasyonu konusunda sorun yaşadılar.

İkinci yarı, ilk yarıya oranla daha tutuk, daha sakin başladı. Skorun çok farklı olması, iki takımın da oyunu daha sakin oynamasına sebep oldu. İlk çeyrekte klasik bir orta alan mücadelesi izledik diyebiliriz. Her şeye rağmen Gençlerbirliği’nin oyunu çirkinleştirmemesi, bulduğu her fırsatta oyununu oynamaya çalıştığı için Mustafa Kaplan ve ekibini tebrik etmek gerekiyor. Karşılaşmanın başında kalelerinde golü görmemiş olsalardı, belki çok farklı bir maç analizi yapıyor olacaktık. Sağlık olsun diyelim. Lig çok uzun, her takım her an her yere ulaşabilir. Sıkıntılı durumlar daha rahat aşılabilir. Bu sene müthiş bir heyecana sahne olacak. Kaldı ki, kırmızı-kara gayet iyi bir futbol oynuyor. Bu skorla, bu hafta oynanan oyun ile değerlendirmek hem takıma hem de teknik ekibe büyük haksızlık olur. Bu analizimin önümüzdeki haftalarda nereye geleceğini hep beraber göreceğiz.  Gençlerbirliği için maç adına çok da söylenecek bir şey yok.

Kerem Aktürkoğlu…. Türk futboluna yeni bir Ribery geliyor…. Bu konuda gayet ciddiyim. Kerem oyuna girdiği her maç sonuca doğrudan etki yapıyor. Sürenin kısıtlı olmasına rağmen topla mükemmel oynuyor. Oyun görüşü konusunda muazzam. Tecrübe eksiği yok denecek kadar az. Her şeyi ile futbolu bekleyen, futbol oynamak isteyen gencecik bir yetenek. Sahaya ilk 11 çıkmış olsa takımda sırıtmayacak kadar da aidiyet duygusuna sahip. Türk futboluna yeni bir isim geliyor. Olur da Galatasaray, Kerem’i Avrupa sahnesine çıkarırsa çok farklı şeyler konuşacağımıza ben eminim. Ülkemizde Kerem gibi binlercesi var. Güç her zaman bizim içimizde. Yabancı sınırı, yıldız isimler… Bunlar hikâyeden ibaret şeyler. Hak eden formayı her zaman alır. Umuyorum ki, Kerem gibi binlerce genç potansiyelli yıldız her sene ligimizde süre alır.

Etiketler:  Futbol